İslam kolaylık dini ise üniversite sınavı niye zor?

Tarih: 27.08.2019 - 20:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Mesela Kuran’ı bir okuyuşta anlarsın aklında da kalır, ama dersler öyle değil özellikle matematik...

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu şekilde yaklaşımları genellemek, bazen bizleri yanlış yorum yapmaya sevk ediyor. Önce tarifleri yapalım ki konu anlaşılsın.

İslam dininde zorluk olmadığı, insanlar için müşkülat çıkarmadığı Kur'an ve hadislerden kesin bir şer’i hüküm olarak çıkarılmıştır, uygulama da aynen böyledir.

İslam’ın her emri ve her nehyi bizim hem dünya hem de ahiret menfaatimizedir.

Dünyada gördüğümüz menfaatin ne olduğunu, arkasındaki hikmetini bazen bilemeyişimiz, yanlış değerlendirmemiz hep bizim eksikliğimizden, bizim konuyu ilmimizin yetmemesi sebebiyle, belki henüz anlayışımızdandır.

Nitekim, insan ilişkilerinden tutun, ticarete, eşlerin münasebetinden tutun devletler arasındaki münasebetlere kadar, İslam dini akla gelebilecek her konuda, en azından makro planda, diyeceğini demiştir. Bunların söylendiği devirlerde birçoğunun hikmeti anlaşılamamış, ama asırlar ilerledikçe bunların ne kadar mühim ve bizim menfaatimize olan tavsiyeler olduğu açıkça ortaya çıkmıştır.

Öte taraftan İslam dini dediğiniz gibi kolaylıklar dinidir; örneğin bir bedeni şikayetiniz yoksa namazı bildiğimiz gibi kılmamız emredilmiştir. Ama bir rahatsızlığımız varsa, oturarak, yatarak hatta ima ile dahi kılabilmemiz sağlanmıştır.

Oruç tutmamıza engel kalıcı bir sağlık problemimiz varsa, onun yerine fidye ödememiz sağlanmıştır.

Parası olmayandan zekat alınmaz.

Parası olmayanın üstüne hac farz değildir... vb.

Kur'an’ı okuyunca anlayıp akılda kalması konusuna gelince; ne büyük bir nimet ki bunu söyleyebiliyoruz. Aklımızda kalıyorsa kalbimiz Allah’a açık ve O da bunu bildiği için bize yardımcı oluyor diyedir.

Kur'an’ı ihlasla, Allah kelamı olduğunu bilerek, tam bir huşu içinde ve “Allah’ım bana ne diyor, benden ne istiyor?” şeklinde okuyunca, O’nun izniyle anlıyor ve gereğini yerine getirebiliyoruz.

Yaşadığımız devirde hemen yanı başımızda, etrafımızda öyle insanlar var ki sorsanız Allah’a iman ediyor, Kur'an’ı belki okuyor; ama namaz yok, zekat yok, oruç yok, hac zaten yok. Öte taraftan faiz gibi, içki gibi, zina gibi, tesettür gibi konularda Allah’ın dedikleri bir kulaklarından giriyor, diğerinden çıkıyor.

Bu nasıl olur?

Demek bu kişi Allah’a, Peygamber (asm)’e ve Kur'an’a iman ediyorum derken ihlasından bir şeyler eksik, samimi değil, belki kendine dahi dürüst değil ve mealini vereceğimiz şu ayete mazhar olmuş:

“Kendisine Rabbinin ayetleri zikredildiği halde onlardan yüz çeviren ve ellerinin takdim ettiği, işlemiş olduğu günah ve Allah'a isyanlarını unutandan daha zalim kim olabilir?

İşte şüphesiz ki biz böylelerinin inkarları sebebiyle, Kur'an'ı, İslam'ın hakikatlerini anlamasınlar diye;

- Kalplerinin üzerine perdeler çekeriz ve

- Kulaklarına da bir ağırlık koyarız!

Onları hidayete davet etsen de bu halleri üzere kaldıkları sürece ebediyen hidayete eremezler.” (Kehf, 18/57)

Dolayısıyla başta söylediğiniz Kur'an’ı herkes anlıyor lafı “müminler veya kalbini yaratıcısına açan potansiyel müminler” için geçerlidir diye anlamak lazım.

Yoksa “IQ”su veya “EQ”su çok yüksek olup, kürsü başkanı profesör veya çok mühim bir iş adamı olup, sizin çok kolay anlaşılıyor dediğiniz Kur'an için “eskilerin masalları” diyen nice nadan da var aramızda. Yüz sene de okusalar, yüz sene de dinleseler, kalbî durumlarını değiştirmedikçe Kur'an’ı anlayıp gereğini yapmalarına Allah, âdetullahı gereği müsaade etmeyeceğini yukarıdaki ayette açıkça beyan ediyor.

Üniversite derslerinin anlaşılmaması konusuna gelince, eğri oturup doğru konuşalım ve bunu da ikiye ayıralım.

Derslerini anlamayan birinci grup; gerektiği gibi dersini dinlemediği, çalışmadığı ve bunları yapmadığı halde, kendini dahi kandırarak dinlediğini ve çalıştığını sanıp sonucu görünce de hüsrana uğrayanlardır. Bunların komple yaklaşımlarını, bakış açılarını değiştirmeleri lazım.

İkinci gruptan bazılarına sorsanız belki “Benim matematik kafam yok! En basit işlemleri bile yapamıyorum!” diyecektir. Ama pazardan 27 liralık bir şey alınca, pazarcı 200 liranın para üstü olarak 123 lira verse, matematikten hiç anlamadığını söyleyen o kişi hemen “Bu para 50 lira eksik!” diyecek.

Evet, herkesin belki bazı konularda daha fazla kabiliyeti, becerisi olabilir, bazılarında da becerileri sınırlıdır. Herkes her dersten 100 alamayabilir ancak biraz gayretle, sıkıntılı olduğu derslerden geçer not alabilecektir; biraz gayret.

Ve tabi ki her konuda olduğu gibi dersler konusunda da yardım Allah’tandır. Ama önce dinle, çalış... sonra da dua et! Dersi dinleme ve çalışma kısmını es geçip direkt dua safhasına geçersek, boşuna müspet bir netice beklemeyelim.

En sonunda da samimiyetle bütün bunları yaptıktan sonra da netice ne olursa olsun onu tevekkülle karşılamamız gerektiğini de unutmayalım; bazen öyle olur ki bir dersten kalmak geçmekten daha hayırlı olabilir. Allah bilir biz bilmeyiz!

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun