İnsanlar dinleri hayatlarını anlamlandırmak için mi uydurdu?

Tarih: 14.05.2019 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

İnsanlar dinleri hayatlarını anlamlandırmak için uydurdu" iddiası
Bazı kişiler "İnsanlar varoluşundan beri hayattaki amacını çözmeye çalıştı/çalışıyor. Baktı ki düzgün bir amacı yok; yaşamlarını anlamlandırmak için dinleri, tanrıya tapınmayı ve ahiret inancını uydurdu." vb. 
Bunun yanında Hz. Muhammed (s.a.v.)’in dini uydurduğunu da iddia ediyorlar. Sebep olarak mal, güç, kadın, iktidar, kendini kurtarma vb. sebepleri ileri sürüyorlar ki bence bu iddialar saçma ve delilleriyle karşı görüşler sunulabilir.
Geriye onlara göre tek bir ihtimal kalıyor ve bu gayet kafa karıştırıcı o da yukarıda belirttiğim konu. Bu iddialara cevap verebilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hayatın anlamlandırılması için din uydurmak ya da açıkça yalan söylemek, üstelik bu yalanı bilerek insanların kendilerine söylemeleri ‘anlamlandırmak’ ifadesi ile söylenemez.

Hayatın anlamını insanlar ölüm karşısında ararlar ve bu noktada kendilerine yalan söyleyecek veya yalan olabilecek şeyleri de elerler.

Ölüm sonrası hayatın yok olduğu, yaşamın yalnızca bu kısa dünya hayatına ait olduğu düşüncesi de insanlar tarafından hayat gerçekliğinin kuşatıcılığı ve insan doğasında mevcut olan güçlü ebedilik arzusu ve bir kere açığa çıkan varlığın yok olması düşüncesinin akıldan uzak oluşu gibi faktörlerle elenmiştir.

Tam anlamıyla bir düzen ve harmoniye sahip Alemin tesadüfî ve sahipsiz olduğu düşüncesi de akıl tarafından anlamlandırma işlemi sırasında doğal yollardan elenmiştir. 

Peygamberler ise insan doğasının bu makul yapısı üzerine akla dayalı bir teklifle gelmişler ve elenmiş anlamsız tesadüf ya da pek çok ilahlar gibi saçmalıkların yerine aklın, duyguların ve evrensel gerçekliklerin birbiri ile uyum içinde olduğu tevhit hakikatinin hayatın gerçek anlamı olarak sunmuşlardır.

Bu, kişinin kabulü ile onun için hayatı boşluktan ve gerçeğe ait bilinçsizlikten kurtaracak bir süreç olduğu için de özgür iradeye ve akla dayalı bir teklif olmuştur.

Doğadan gittikçe ayrışarak sanal dünyalarda ve ego girdaplarında kaybolan kişilerin bu tür ateist kuruntuları hakikat karşıtı psikoz ve sanrılar olarak yaşamı değersizleştiren ve anlamsızlaştıran etkilere sahiptir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun