İftiraya susmamak, doğruyu söylemek fitne sayılır mı?
Bana iftira atıldı. Ben de bu durumun doğrusunu anlattım. Ancak bana "fitne çıkarıyorsun" denildi. Ben sadece gerçeği söyledim. Kötü bir şey mi yaptım?
Değerli kardeşimiz,
İftiraya uğrayan bir kişinin, kendisine atılan iftirayı gidermek ve gerçeği ortaya koymak için doğruyu söylemesi tek başına fitne olarak değerlendirilmez. Aksine, haksız bir suçlamaya karşı kendini savunması dinen ve ahlaken meşru bir haktır. Doğruyu söylemek, fitne çıkarmak değil; hakkın ve adaletin ortaya çıkmasına vesile olmaktır.
Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf'un (a.s.) kıssası, iftiraya karşı gerçeği söylemenin meşru olduğuna güzel bir örnektir. Aziz'in eşi Hz. Yusuf'a iftira attığında, Hz. Yusuf susmamış ve gerçeği ifade ederek kendisini savunmuştur. Yusuf Suresi 26-28. ayetlerde, gömleğinin arkadan yırtılmasıyla Hz. Yusuf'un doğru söylediği ve kendisine yöneltilen suçlamanın iftira olduğu ortaya çıkmıştır.
Hz. Yusuf, yıllar sonra hapisten çıkmadan önce de hakkında yapılan suçlamaların tamamen açıklığa kavuşmasını istemiştir. (Yusuf, 12:50-51) Onun amacı bir kimseyi kötülemek veya zarar vermek değil; gerçeğin ortaya çıkması ve kendi masumiyetinin anlaşılmasıydı. Nitekim şöyle buyurmuştur:
"Bu, Aziz'in; benim kendisine, yokluğunda ihanet etmediğimi bilmesi ve Allah'ın hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını göstermesi içindi." (Yusuf, 12:52)
Bu ayet, iftiraya uğrayan kişinin gerçeği açıklamasının maksadının; karşı tarafa zarar vermek, onu aşağılamak veya intikam almak değil, hakkı ortaya koymak olması gerektiğini göstermektedir.
Elbette kişi kendisini savunurken ölçülü davranmalı; hakaret etmemeli, yalan söylememeli, karşı tarafa iftira atmamalı ve meseleyi gereksiz yere büyütmemelidir. Asıl amaç, intikam almak değil; haksızlığı gidermek ve gerçeği ifade etmektir.
Bazı kimseler gerçeğin ortaya çıkmasından rahatsız oldukları için buna "fitne" diyebilir. Ancak bir davranışın fitne olup olmadığı, başkalarının söylemiyle değil; niyet, amaç ve kullanılan yöntemle değerlendirilir.
Sonuç olarak, kendisine iftira atılan bir kişinin yalnızca iftirayı düzeltmek, hakkını korumak ve gerçeği ortaya koymak amacıyla konuşması kötü bir davranış değildir. Hz. Yusuf'un (a.s.) kıssası da göstermektedir ki, ölçülü, dürüst ve adaletli bir şekilde yapılan haklı savunma fitne değil; hakkın ve hakikatin ifade edilmesidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet