Hz. Peygamber nikahlanıp birleşemediği Kays kızı Kuteyle olayı doğru mu?

Soru Detayı

Ahzâb Suresi’nin 52. ayetinde şöyle deniyor: "(Ey peygamber) bundan sonra artık başka kadınlarla evlenmen ve bunlan herhangi kadınlarla değiştirmen, güzellikleri hoşuna gitse de, sana helal olmaz, elinin altındaki cariyeler müstesna (cariye almakta serbestsin, bunları almanda yasak yoktur). Allah her şeyi hakkıyla görüp gözetendir."- Ayşe’den şöyle bir örnek gösterelim; Muhammed 63 yaşında iken (vefat ettiği yıl), Kays kızı Kuteyle’yi kendine istemiş, kadının dini nikâhı da kıyılmıştı; ama Muhammed ölünce onların birleşmesi gerçekleşememişti. Bunu nasıl açıklayabiliriz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Peygamberin Kuteyle binti Kays ile evlendiğine dair rivayetin zayıf olduğu bildirilmiştir. (bk. Hafız Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, 9/254)

- Hâkim sıhhat derecesini belirtmediği bir rivayette, Hz. Peygamberin Kuteyle ile evlendiğine dair bir bilgi vermekle beraber, yer verdiği diğer bir rivayette, Urve b. Zubeyr’den aktardığına göre, Urve, bir soru üzerine: “Hz. Peygamberin Eşas b. Kays’ın kız kardeşi (Kuteyle binti Kays) ile asla evlenmediğini” söylemiştir. (bk. Hâkim, 4/39)

- İbnu’l-Esir de bu evlilikle ilgili değişik rivayetlere yer verdikten sonra: “Bu hususta çok ihtilaf olduğunu, faydasız bir şekilde bu konuda söz söylemenin isabetli olmadığını..” (Üsdü’l-ğabe, 7/234) seslendirmiştir.

Soruda geçen ayetlerle ilgili konuyu biraz detaylandırarak açıklamakta fayda olduğunu düşünüyoruz:

a)  Ahzab Suresinin 50. ayetinde “Hz. Peygamber evlenmek istediği takdirde, kendisine her türlü ruhsat ve imkânın tanındığı” ifade edilmek suretiyle, Hz. Zeyneb’le evlenmesinin nefsani bir istek sonucu değil, kötü bir adetin ortadan kaldırılmasına yönelik olduğuna işaret edilmiştir.

Aynı zamanda bu ayette:  “Hz. Zeynep’le evlenmesinin Allah’ın emri olduğu, eğer peygamber -nefsini tatmin etmek için- evlenmek isteseydi, bir sürü bakire, güzel kızlarla evlenebilirdi..” şeklinde bir mesaj da verilmiştir.

b) Surenin 51. ayetinde ise, Hz. Peygamberin, müminlerden farklı olarak arzu ettiği hanımının yanında daha fazla kalabileceği; diğer müminler için zorunlu olan “her bir eşinin yanında eşit kalma” prensibinin dışında olduğu vurgulanmak suretiyle, başka hikmetler yanında, bu menfi propagandaların etkisini azaltan 50. ayetin muhtevası pekiştirilmiştir.

c) Kuvvetli ihtimalle bu menfi propagandaların etkisi azaldıktan sonra, 52. ayet indirilmiş ve “Evlilik konusunda -diğer müminlerden farklı olarak- Hz. Peygamber için gösterilen bütün ruhsatlar iptal edilmiştir. Üstelik, diğer müminler için geçerli olduğu halde, onun bundan böyle evlenmesi tamamen yasaklanmıştır.”

Bu ilahi tedbir, bir yandan onun Hz. Zeyneb’le olan evliliğinin Allah tarafından gelen bir emirle olduğunu; diğer taraftan da onun ortaya koyduğu Kur’an’ın bir harfine bile müdahale etmediğini gözler önüne sermiştir.

İbn Aşur da bu propagandalar ile ilgili ayetler arasında çok kısa da olsa bir ilişki kurmuştur. (bk. İbn Aşur, ilgili yer)

d) Razi’nin İmam Şafi’den de aktararak yaptığı değerlendirmesini (Ahzab:52. ayetin tefsiri) şöyle açıklayabiliriz:

Hz. Aişe “Hz. Peygamber vefat etmeden önce Ahzab 52. ayette- kendisine haram kılınan kadınlar tekrar helal kılınmıştır.” demiş.

Buna göre, bu helal kılma hükmü şu iki şekilden biriyle yapılmıştır:

Birincisi: Allah kendisine Kur’an dışında bir şekilde bunu beyan etmiştir. Hz. Aişe ise bu hususu kısaca aktarmıştır. Hadis kriterlerine göre bu bir haber-i vahiddir. “Ahâd haberle de Kur’an’ın hükümleri nesh edilebilir” diyen alimlere göre bu hadis rivayeti, nesih hükmünün tahakkuku için yeterlidir.

İkincisi: “Ahâd haberle Kur’an’ın hükümleri nesh edilemez.” diyen alimlere göre, eğer bu konuda bir nesih varsa, mutlaka onu yine Kur’an’da aramak gerekir.

Buna göre, Surenin 52. ayetinde yer alan yasakları kaldıran en uygun ifade, surenin 50. ayetinde yer alan “Resulüm! Biz, sana mehirlerini verdiğin hanımlarını,... sana helal kıldık” mealindeki ifadedir.

Bu yoruma göre, tertip sırası daha önce olan 50. ayetin, daha sonra gelen 52. ayetten sonra indiğini kabul etmek gerekir. Yani 51. ayetteki yasaklar önce inmiş, ardından 50. ayetteki ifadelerle bu yasaklar kaldırılmıştır. Ayetlerin nüzul sıraları, onların tertip sıralarına göre olmak zorunda değildir. Öncelikli olarak dikkat çekilmesi gereken bir hususun varlığı veya bilmediğimiz başka bir hikmet sebebiyle bu iki tertip sıralaması farklı olabilir.

e) Bazı alimlere göre, “bundan sonra artık başka kadınlarla evlenmen sana helal olmaz” mealindeki ayetin ifadesinde yer alan “kadınlar”dan maksat, daha önce sıralanan ve Hz. Peygamberin kendileriyle evlenebileceğine izin verilen kadınların dışında kalanlardır. (bk. Taberi, ilgili yer)

Başta büyük sahabilerden Übey b. Kab olarak bazı alimlerin kabul ettiği bu yoruma göre, “nesih” konusuna da ihtiyaç yoktur. Taberi de bu görüşü benimsemiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
251 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun