Hz. Ömer, Hz. Ebu Hüreyre’ye Allah düşmanı demiş mi?

Tarih: 22.10.2021 - 20:03 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Ebu Hüreyre dedi: Ömer (b. Hattab) bana böyle dedi; "Allah’ın malını mı çalmışsın?" Ben dedim: "Ben Allah’ın ve İslam’ın düşmanı değilim, ama Allah’ın ve İslam’ın düşmanlarının düşmanıyım." (Hakim Müstedrek, 2/378, hadis: 3327)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, bir konuyu bütün yönleriyle ve o konuyla ilgili bütün rivayetleri beraber nakletmezsek, hem yanlış anlamaya hem de Hz. Peygamber (asm) Efendimizin güzide arkadaşlarına iftiraya neden olabiliriz.

Konu özetle şöyledir:

Halife Hz. Ömer, Hz. Kudame b. Mazun’u zekat ve vergi amili olarak Bahreyn’e gönderirken, Hz. Ebu Hüreyre’yi de orada namaz kıldırıp kaza işlerine bakmakla görevlendirdi.(1)

Daha sonra onu görev yaptığı Bahreyn’e iki defa vali olarak tayin etti. Ebu Hüreyre valilikten ayrılıp Medine’ye döndüğü zaman, Halife, bütün valilerine uyguladığı yöntemi ona da uygulamış ve Bahreyn’den ne getirdiğini sormuştur. Hz. Ebu Hüreyre 20.000 dirhem getirdiğini, bunu da yaptığı ticaretten veya üreyen atlarından, biriken maaşlarından ve kölesinin kazancından elde ettiğini söyledi.

Fakat Hz. Ömer, sermayesini ve görev esnasında harcadığı parayı aldıktan sonra geri kalanı beytülmale iade etmesini emretti. Soruda da geçtiği üzere, bazı rivayetlerde ise Hz. Ömer’in Ebu Hüreyre’ye, “Allah’ın ve kitabının düşmanı! Allah’a ait olan malı mı çaldın?” diye çıkıştığı, fakat onun bu ithamı şiddetle reddederek, Allah’a ve kitabına asla düşman olmadığını, aksine onlara düşmanlık edenlere düşman olduğunu belirttiği, beytülmale ait hiçbir malı zimmetine geçirmediğini söylediği, buna rağmen Halifenin onun malının yarısına veya tamamına el koyduğu ileri sürülmektedir.

Ancak bütün rivayetlerde özellikle belirtildiği gibi, yapılan tahkikat sonunda Hz. Ebu Hüreyre’nin dürüstlüğü ortaya çıkınca Hz. Ömer ısrarla onu tekrar vali tayin etmek istemiş, fakat Ebu Hüreyre, zan altında kalıp rencide edilmek istenmediğini belirterek, bir daha görev kabul etmemiştir.(2)

Hz. Ömer gibi adil bir halifenin Ebu Hüreyre’yi görevine iade etmek istemesi, onun dürüstlüğü hususunda herhangi bir şüphesinin bulunmadığını göstermektedir.

Ayrıca bu olaydan hemen sonra Hz. Ebu Hüreyre öğle namazı kılarken şöyle söylediğini belirtir:

فقمت في صلاة الغداة فقلت : اللهم اغفر لأمير المؤمنين

“Namaza kalktım ve şöyle dedim: 'Allah'ım, Emirü’l-Müminini (Ömer’i) bağışla.'” diye dua etmiştir.(3)

Hz. Ömer’in şüpheye düşerek kızgınlıkla söylediği sözlere karşılık Hz. Ebu Hüreyre’nin namazda onun için “Allah'ım müminlerin emirini bağışla.” diye dua etmesi, son derece manidardır ve bu tür konularda nasıl davranmamız gerektiği konusunda güzel bir örnektir.

Demek ki Hz. Ömer, Müminlerin Emiri olarak vali makamında bulunan bir kimseden önce şüphe eder ve sorgular, ancak gerçek anlaşılınca onu tekrar vali yapmak isterse de bu sefer de Hz. Ebu Hüreyre kabul etmez ve makamı reddeder.

Allah onlardan razı olsun. Amin.

Kaynaklar:

1) İbn Hacer, el-İṣabe, 5/425.
2) Abdürrezzâk es-Sanani, 11/323; Ebu Ubeyd, el-Emval, s. 250; İbn Sad, Tabakat, 4/335; İbn Kesir, el-Bidaye, 8/113.
3) Hakim Müstedrek, 2/378, hadis: 3327.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun