Hz. İsa’nın öğrettiği beş zikrin günde 100 defa okunması, sahih midir?

Soru Detayı

- Rivayetler doğru mudur?
- Sahihlik dereceleri nedir?
- Bu tür rivayetleri nasıl anlamalıyız?

a) İsa Aleyhisselam’ın havârilerine öğrettiği her biri birbirinden kıymetli, bütün ümmetler için geçerli beş zikrin günde 100 defa okunması tavsiye ediliyor. Havariler Hz. İsa’ya (a.s.): “Bu duaları okuyanın sevabı nedir?” diye sorduklarında şöyle buyurdular:
Birinci Zikir: Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh. Lehul mulku ve lehul hamdu yuhyî ve yumît. Bi yedihil hayru ve huve alâ kulli şey’in Kadîr. “Birincisini 100 kere okuyan kimsenin ameli gibi bir amel, o gün yer halkından hiçbirine yazılmaz. O kul kıyamet günü en fazla hasenâtın sahibi olur.”
İkinci Zikir: Eşhedu en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh. İlâhen, Vâhiden, Sameden lem yettehiz, sâhibeten ve lâ veledâ. “İkincisini 100 kere okuyana, Cenab-ı Hak bir milyon hasene (iyilik) yazar, bir o kadar da günahını siler ve cennetteki derecesi, on bin derece yükseltilir."
b) Hz. Enes Radiyu Anh’tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
“Bir adam Allah yolunda kendine bir kardeş edinirse Cennette bin derece alır.” (İbni Ebiddünya)
c) Bir kimse müezzinin okuduğu ezanı işittiğinde, Doğru söyleyenlere merhaba, merhaba ve hoş geldin namaz.” derse, Allah ona iki milyon hasene yazar, iki milyon günahı ondan siler ve onu iki milyon derece yükseltir. Ravi: Hz. Musa İbni Cafer (r.a)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

a) Bu hadis rivayetinin asıl kaynağı Taberanî görünüyor.

Taberanî’nin rivayetine göre, Zilhicce ayının ilk on gününde okunması çok faziletli olduğu bildirilen söz konusu “beş zikir” duası, önce Allah tarafından Hz. Musa’ya vahy edilmiştir. Hz. İsa bu hususu anlatırken, Havarileri bunun neler olduğunu ve sevaplarının ne olduğunu sormuş, Hz. İsa da bunu (sorudaki şekliyle) onlara açıklamıştır. (bk. Taberanî, ed-Dua, 1/272)

- Ne hikmetse, gerek Türkçe gerek Arapça web sitelerinde Hz. Musa ile ilgili bölüm zikredilmeden, doğrudan Hz. İsa’ın öğretileri olarak zikredilmiştir.

- Şia kaynaklı bazı eserlerde de Hz. Musa’ya yer verilmeden anlatılmıştır. (bk. es-Seyyid ibn Tavus, İkbalu’l-A’mal, 2/45-47)

Hadisin en son ravisi “Bize ulaştığına göre...” ifadesini kullanması, senette inkıta/kopukluk olduğunu gösteriyor ki, bu da zayıflığın diğer bir unsurdur.

b) “Bir adam Allah yolunda kendine bir kardeş edinirse cennette bin derece alır.” manasındaki hadisin aynısını İbn Ebi’d-Dünya'da bulamadık.

Orada, Hz. Enes’ten nakledilen benzer bir hadis rivayeti şöyledir:

“Kim Allah için kendine bir kardeş edinirse, Allah da ona cennette bir ev inşa eder/diğer bir rivayette... ona bir köşk inşa edilir.” (İbn Ebi’d-Dünya, el-İhvan, 1/74, 76)

- Ancak, Kenzu’l-Ummal’da (h.no:24645) İbn Ebi’d-Dünya’dan naklen sorudaki şekliyle ilgili rivayete yer verilmiştir.

- İbn Hacer de el-Metalibu’l-Âliye’de (h.no:2757) ilgili hadisi sorudaki şekliyle rivayet etmiştir.

- Hadisin tashihine rastlayamadık. Fakat İbn Hacer’in de buna yer vermesi rivayetin çürük olmadığını göstermektedir.

- Bu bir teşvik ve irşad üslubudur. Allah için bir dost, bir kardeş edinen ve bu muhabbetini devam ettiren kimsenin böyle bir mükafâta layık görüleceğine dair sahih hadis rivayetleri de vardır. Yeter ki samimiyet olsun.

c) “Bir kimse müezzinin okuduğu ezanı işittiğinde, “Doğru söyleyenlere merhaba, merhaba ve hoş geldin namaz” derse…” şeklindeki bir hadis rivayetine rastlayamadık.

“Ravi: Hz. Musa İbni Cafer (r.a)” şeklindeki açıklama, bu sözün İmam Musa Kazım’a ait olduğu ve o kanalla geldiğini göstermektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR