Hadis kitaplarından "sünen" ne demek?

Hadis kitaplarından "sünen" ne demek?
Soru Detayı

- ​Sünen ne demektir?
- Veya "Sünen sahibi" ne manaya gelmektedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Sünen, ahkam hadislerini toplayan eserlerin ortak adıdır.

Hadisler, II. (VIII.) yüzyılın ilk yarısından itibaren bir araya getirilip tedvin edilmeye başlanmış, bu yüzyılın ikinci yarısından itibaren belli konularda eserler kaleme alınmış, ahkâma dair hadislerin fıkıh kitaplarındaki tertibe göre derlenmesiyle de sünenler ortaya çıkmıştır.

Mekhûl b. Ebû Müslim’in "Kitâbü’s-Sünen fi’l-fıķh"ı ile hadisleri ilk defa konularına göre tasnif eden İbn Ebû Arûbe’nin "es-Sünen"i bu türün ilk örnekleridir.

Sünenler genellikle iman, ibadet, muâmelât ve ukūbâta dair hadisleri ihtiva eder. Bu eserlerde Resûl-i Ekrem (asm)’in söz, fiil ve takrirleri yanında ashabın ve tâbiînin fetvaları da yer alır.

III. (IX.) yüzyılda kaleme alınan ve "Kütüb-i Sitte" diye anılan altı hadis kitabının ikisi Buhârî ile Müslim’in sahih hadisleri bir araya getirdikleri "Sahihayn"ı, geri kalan dördü de Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin Kütüb-i Erbaa veya "Sünen-i Erbaa" denilen dört sünenidir.

Bunlardan yaklaşık bir asır önce tasnif edilen ve sünen diye anılan başka eserler de mevcut olup en meşhurları Evzâî’nin Kitâbü’s-Sünen fi’l-fıķh (Sünenü’l-Evzâî), İbn Ebû Zi‘b ve İbn Ebû Zâide’nin Kitâbü’s-Sünen (İbnü’n-Nedîm, s. 281, 282) adlı eserleridir.

İmam Şâfiî’nin "es-Sünenü’l-me’sûre"si de bu türün önemli eserlerindendir.

İtikad konusuyla ilgili hadisler genellikle "Kitâbü’s-Sünne" adıyla müstakil çalışmalar halinde bir araya getirilmiş, sünen müelliflerinden sadece Ebû Dâvûd bu konuyu eserinin 39. kitabı olarak ele almıştır.

Ebû Dâvûd, kendi türü içinde daha çok ahkâma dair hadisleri ihtiva eden es-Sünen’ini tanıtmak üzere Mekkeliler’e yazdığı mektupta, kitabına sadece ahkâm hadislerini aldığını, zühde ve faziletli amellere dair rivayetlere yer vermediğini belirtmiştir. Eserde sahih hadislerin yanı sıra zayıf rivayetler de bulunmaktadır

İçerdiği hadislerin büyük bir kısmı sahih kabul edildiğinden "Kütüb-i Sitte" arasında önemli bir yere sahip olan Tirmizî’nin es-Sünen’i hem "Sünenü’t-Tirmiźî" hem de câmi‘lerde bulunan diğer konulara dair hadisleri ihtiva ettiği için "el-Câmiu’s-sahih" (el-Câmiu’t-Tirmiźî) adıyla da anılmaktadır.

Yaygın kanaate göre Ebû Dâvûd’un es-Sünen’inden sonra gelen eserde merfû hadisler değerlendirilirken mevkuf ve maktû rivayetler de zikredilmiştir.

Nesâî, "es-Sünenü’l-kübrâ" adlı hacimli eserinden daha sahih kabul ettiği hadisleri seçerek "el-Müctebâ" (es-Sünen) adını verdiği eserini meydana getirmiştir.

İbn Mâcenin es-Sünen’i bablarının fıkhî bakımdan sıralanışıyla farklı bir özelliğe sahiptir. Eser, içinde mükerrer rivayetlerin bulunmaması dolayısıyla daha kullanışlı kabul edilmiştir.

Bunların dışında kalan sünenlerden Saîd b. Mansûr’un "el-Musannef" diye de anılan eseri, ahkâma dair hadislerden başka sahâbe devrindeki çeşitli konular hakkında diğer kaynaklarda yer almayan bilgileri de ihtiva etmektedir.(nşr. Sa‘d b. Abdullah b. Abdülazîz Âl-i Humeyyid, I-V, Riyad 1414/1993)

Dârimî’nin es-Sünen’i (Müsnedü’d-Dârimî), bir hadisi ilgili bölümlerde tekrarlaması sebebiyle Buhârî’nin "el-Câmiu’a-sahih"ine benzemektedir.

Bazı hadis âlimleri, Dârimî’nin eserinde mürsel ve mevkuf rivayetler yer almakla beraber, zayıf râvilerle şâz ve münker rivayetlerin daha az bulunduğu, ayrıca eserde âlî rivayetlerin yer aldığı gerekçesiyle, onu Sünenü İbn Mâce’nin yerine Kütüb-i Sitte’nin altıncı kitabı olmaya daha lâyık görmüştür. Dârekutnî’nin es-Sünen’i ahkâmla ilgili sahih, hasen, zayıf, hatta mevzû sayılan rivayetleri de bir araya getirmiştir. Müellif bu rivayetlerin bir kısmının sağlamlık derecesini belirtmekle beraber çoğu hakkında görüş bildirmemiştir.

Beyhakī’nin "es-Sünenü’l-kebîr" diye de bilinen hacimli eseri es-Sünenü’l-kübrâ da burada anılmalıdır. Şâfiî fıkhı esas alınarak tertip edilen eser diğer hadis kitaplarında bulunmayan pek çok hadisi, sahâbe ve tâbiîn sözlerini ihtiva etmekte olup Hanefî fakihi ve muhaddis Alâeddin İbnü’t-Türkmânî’nin "el-Cevherü’n-naķī fi’r-reddi ale’l-Beyhaķī" adlı kitabıyla birlikte on cilt halinde neşredilmiştir.(Haydarâbâd, 1344-1357)

Hz. Peygamber (asm) Efendimizin söz, fiil ve takrirlerini bize kadar ulaştıran ve genellikle merfu hadisleri ihtiva eden Sünen’ler yalnız bunlardan ibaret değildir. Bunlardan başka telif edilmiş onlarca Sünen vardır.(bk. Kettânî, er-Risâletü'l-Mustatrefe, 32-37)

Ashabü’s-sünen, yani "sünen sahipleri" ifadesine gelince:

Ashabü’s-sünen genellikle Kütüb-i Sitte'den Sünen adıyla anılan hadis kitaplarının müellifleri hakkında kullanılan bir hadis usulü terimidir.

Bu hadis mecmuaları, taharet (temizlik)'ten vasiyete kadar olan bütün ibadet ve İslâm hukuku ile ilgili hadisleri ihtiva eden kitaplardır.

İşte bu tür kitapları tertip edip meydana getirenlere, sünen sahipleri anlamına Ashabü’s-sünen denilir.

Ashabü's-Sünen denilince ilk planda meşhur olan Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve İbn Mace kastedilir.

Ancak çoğu zaman bu sünen sahiplerine, Dört Sünen Sahibi anlamında, "Ashabü's-Süneni'l-Erbaa" adı verilir.

Bunların dışındaki sünen sahiplerine de "ashabü's-sünen" denilmektedir.

Her müellif, eserinde geçen terimlerin ve işaretlerin ne anlama geldiğini Mukaddime kısmında açıklar. Bu açıklamalara göre, o müellifin maksadı anlaşılacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
14.279 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun