Hadis ilminde geçen Silsiletü’z-zeheb / Altın silsile neden farklıdır?

Soru Detayı

- Bazı sitelerde silsile-i zeheb diye yazıldığını ve bu altın silsilenin Peygamber (asm)’la başlayarak Hz Ebu Bekir, Selamani Farisi, Kasım İbn-i Muhammed ibn-i Ebubekir Es-siddik (Radıyallahu anh), Cafer ibni Muhammed Es-Sadık (Radıyallahu anh)
- Benim anlamadığım niye Hz. Ebu Bekir’den ve Selmani Farisi’den sonra mesela Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz Ali değil de bir başkasının veya tarikat aliminin ismi geliyor?
- Niye bizim için bir başkaları sıra ile geliyor onlar için de sıra ile bir başkaları geliyor?
- Bu doğru mudur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Silsiletü’z-zeheb", "en güvenilir isnad" anlamında kullanılan bir hadis tabiridir.

Soruda geçen "silsile" ise bir tarikatın silsilesi olabilir. Her tarikat, kendine farklı bir silsile kabul ettiği için, elbette kendilerine göre bu altın silsile de değişecektir.

“Bir hadisi veya bir sözü ilk söyleyene nisbet etmek için senedinde yer alan râvilerin adlarını zikretmek.” anlamındaki isnad hadis uydurma faaliyetlerine karşı geliştirilmiş en önemli tedbirdir.

Hadis âlimleri isnadda bulunan her râviyi araştırdıkları gibi isnadları da bir bütün olarak incelemişler, onları râvi sayısına göre “âlî” ve “nâzil”, güvenilir veya zayıf râvilerden meydana gelmesine göre “esahhu’l-esânîd” (isnadların en sahihi) ve “ehve’l-esânîd” (isnadların en zayıfı) şeklinde kısımlara ayırmışlardır.

Tamamı güvenilir râvilerden meydana gelen isnad “silsiletü’z-zeheb” (altın zincir), “esahhu’l-esânîd”, “ecellü’l-esânîd” (isnadların en üstünü), “ecvedü’l-esânîd” (isnadların en güzeli), “esbetü’l-esânîd” (isnadların en sağlamı), “akve’l-esânîd” (isnadların en güçlüsü), “ercahu’l-esânîd” (isnadların en çok tercih edileni), “ahfezü’l-esânîd” (isnadların en sahihi), “ahsenü’l-esânîd” (isnadların en güzeli) tabirleriyle ifade edilmiştir.

Ancak hadis âlimlerinin en sahih isnad olduğunda icmâ etmeleri ve isnadında Ahmed b. Hanbel, Şâfiî ile Mâlik olmak üzere üç imamın bulunması sebebiyle Abdülkahir el-Bağdâdî’ye göre: Ahmed b. Hanbel > İmam Şâfiî > İmam Mâlik > Nâfi‘ > Abdullah b. Ömer isnadı en sahih isnadlar arasında silsiletü’z-zeheb sayılmıştır. (Şemseddin es-Sehâvî, I, 20-21)

Hadis âlimlerinin râviler hakkındaki farklı değerlendirmeleri sebebiyle en sahih isnadın hangisi olduğu hususunda değişik görüşler ileri sürülmüştür. Ali b. Medînî, Yahyâ b. Maîn, Ebû Bekir b. Ebû Şeybe, İshak b. Râhûye, Ahmed b. Hanbel, Fellâs, Buhârî ve diğer hadis âlimleri tarafından tesbit edilen en sahih isnadlardan bir kısmı şunlardır:

- İbn Şihâb ez-Zührî > Sâlim b. Abdullah > Abdullah b. Ömer;

- Muhammed b. Sîrîn > Abîde es-Selmânî > Ali b. Ebû Tâlib (bazı âlimler Muhammed b. Sîrîn yerine Eyyûb es-Sahtiyânî veya Abdullah b. Avn’ı kabul ederler);

- A‘meş > İbrâhim en-Nehaî > Alkame b. Kays > Abdullah b. Mes‘ûd;

- İbn Şihâb ez-Zührî > Ali b. Hüseyin > babası Hüseyin b. Ali > Ali b. Ebû Tâlib; İmam Mâlik > Nâfi‘ > Abdullah b. Ömer; İmam Şâfiî > İmam Mâlik > Nâfi‘ > Abdullah b. Ömer;

- Abdurrahman b. Kāsım > babası Kāsım b. Muhammed > Hz. Âişe;

- Ebü’z-Zinâd > Abdurrahman b. Hürmüz el-A‘rec > Ebû Hüreyre.

Hâkim en-Nîsâbûrî’nin bir isnad hakkında mutlak olarak en sahih veya en zayıf hükmünün verilemeyeceği, sahâbî râviyi veya bölgeleri esas alarak yapılacak tesbitin daha isabetli olacağı şeklindeki kanaati genelde kabul görmüştür.

Dolayısıyla söz konusu isnadların sahâbe râvileri esas alınarak belirlendiği ve sözü edilen sahâbînin en sahih ve en zayıf isnadının zikredildiği kabul edilmiştir. Kaynaklarda Ehl-i beyt’in, en çok hadis rivayetiyle tanınan sahâbîlerin, Hz. Ebû Bekir ve Ömer’in, Abdullah b. Mes‘ûd gibi diğer sahâbîlerin, ayrıca Mekke, Medine, Kûfe, Yemen, Mısır, Şam, Horasan gibi bölgelerin en sahih ve en zayıf isnadları tesbit edilmiştir. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Silsiletü’z-zeheb md.)

İlave bilgi için tıklayınız:

Nakşi tarikatının silsilesi Hz. Ebu Bekir (ra)'e mi dayanıyor?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR