Günümüzde yerin binlerce metre altından su çıkarılabilmektedir. Buna göre “Bir de şunu sor: Suyunuz çekiliverse size yerden kaynayan suyu kim getirebilir?" (Mülk, 67/30) ayetini nasıl anlamalıyız?

Tarih: 27.12.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu ayetin sevk edilmesinin gayesi, insanlara Allah’ın nimetlerinin büyüklüğünü hatırlatmak, sürekli birlikte olmaktan kaynaklanan ülfetle unutulan nimetlerin en başında gelen suyun ne kadar değerli olduğuna dikkat çekmektir. Hiç kimsenin uzak duramayacağı su gibi bir nimetin kaybından doğan zararı nazara verirken, her kesimden insanları tatmin edecek bir ifadenin kullanılması irşat üslubunun bir gereğidir.

Soruda söz konusu edilen “De ki: “Söyleyin bana: şayet suyunuz çekilir, yerin dibine giderse, o akan tatlı suyu, kim getirebilir size?” (Mülk, 67/30) mealindeki ayetin üslubu, Kur’an’ın i’caz parıltılarından biri olan ve bütün muhatapları tatmin eden geniş kapsamlı bir ifadenin yansımasıdır. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Bu ayette suyun kaybolmasını ifade eden anahtar kelime “Ğavr” dır. Lügat bakımından gitmek anlamına gelen bu kelime bir mastar olup, ism-i fail manasında kullanılmıştır. Buna göre kelime “Ğair = Zahib = giden” manasına gelir.

İşte Kur’an’da bu kelimenin kullanılmasıyla her asırdaki insanların bütün katmanlarına seslenilmiştir. Zaman ve mekânlara göre;

a. Bazıları bu ayetten “yeryüzünde bulunan mevcut suyun toprak altına çekilmesini” anlar ve bu kaybı telafi edecek imkânlardan mahrum olduklarından, bu kaybın dehşetini idrak etmekle onun ne büyük bir nimet olduğunu yeniden kavramaya başlar.

b. Diğer bazıları, ayetten “suyun sadece toprağın belli derinlikteki bir yere kadar çekilip kaybolmasını" anlar. Bunlara göre, faraza kuyular açarak böyle bir suyu elde etme imkanı olsa bile, bunun ne kadar zor ve sıkıntılı bir iş  olduğunu düşünerek, böyle bir kaybın önemini  ve dolayısıyla suyun kıymetini fark etmeye başlar.

c. Daha başka bir grup insanlar bu ayetten “suyun hiçbir sondajla elde edilemeyecek kadar derin bir yere gömülüp gitmesini” anlar ve böyle bir durumda ölümü beklemekten başka bir çarenin olamayacağını düşünüp, suyun ne büyük bir nimet olduğunu idrak etmeye başlar.

d. Başka bir grup insan, ayetten: “Suyun yeryüzünden yer altına çekilip kaybolmasını değil, yeryüzünden ve yer altından tamamen yok olup gitmesini...” anlar ve suyun kadru kıymetini daha fazla idrak eder ve Rahman olan Rabbinin nimetlerine karşı medyun-u şükran olduğunu bütün benliğiyle hissetmeye başlar.

Ayette suyun nerden, nereye gideceğine dair bir kayıtla sınırlandırılmaması, bu arz edilen farklı mana katmanlarının oluşmasına katkı sağlamıştır ve manaların hepsi doğrudur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun