Fussilet suresi 9-12 ayetler ile Naziat suresi 27-33 ayetleri arasında çelişki var mıdır? Gökler ve yerlerin yaratılış sırasında farklılıklar var?

Tarih: 13.08.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur'an'da, hiçbir ayetin, diğer bir ayet veya ayetlerle bir çelişkisi yoktur.

Söz konusu ayetlerin meali:

“De ki: Siz yeryüzünü iki günde yaratan Allah’ın tek ilâh olduğunu inkâr edip, O’na bir takım eşler, ortaklar mı uyduruyorsunuz? Halbuki  bütün bunları yapan O, âlemlerin Rabbidir."

"O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı, orayı bereketli kıldı. Orada  arayıp soranlar için gıdalarını, bitkilerini ve ağaçlarını tam dört günde takdir edip düzene koydu."

"Sonra iradesi bir gaz halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yere şöyle buyurdu: 'İsteyerek de olsa  istemeyerek de olsa emrime gelin!' Onlar da: 'İsteyerek geldik.' dediler."

"Böylece iki gün içinde gökleri yedi kat olarak şekillendirdi. Her bir göğe, kendisine ait işi vahyetti. Biz, dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk. İşte bu, her şeye gâlip olan, her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.” (Fussilet, 41/9-12).

“Ey haşri inkâr edenler! Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa gök alemini mi? Şimdi bakın; Allah onu nasıl sağlam bina etti. Allah onu direksiz yükseltti ve kusursuz işleyen bir sisteme bağladı. Gecesini karanlık, gündüzünü parlak şekilde açığa çıkarttı."

"Sonra da yeri  döşeyip yerleşmeye hazırladı. Ondan sularını, otlaklarını çıkardı."

"Oraya dağları oturttu. Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın yaşamı için yaptı." (Naziat, 79/27-33).

Öyle anlaşılıyor ki, soruda dikkat çekilen husus, göklerle yerin yaratılma sırasının farklı şekilde ifade edilmiş olmasıdır.

Kur’an-ı Kerim’deki değişik âyetlerin ifadeleri, gök ile yerin yaratılış sırasının farklı anlaşılmasına müsait bir şekildedir. Bu sebeple eskiden beri müfessirler bu konuyu Bakara Sûresi'nin 29. âyetinin tefsiri çerçevesinde incelemeye tabi tutmuşlar. Taberî, kendi görüşünü belirtmeksizin farklı görüşler yansıtan düşüncelere yer verirken(Taberî, I/192-195), Kurtubî, değişik görüşleri belirtmekle beraber, “Katade’nin dediği gibi, Allah önce göğü duhan (gazlar) halinde; arkasından yeri yarattı. Daha sonra göğü düzenleyip, ardından da yeri düzene koydu.”(Kurtubî, I/256) demek suretiyle kendi görüşünü de ortaya koymuştur.

Bediüzzaman da adı geçen Bakara Sûresi'nin 29. âyetinin tefsirinde aynı konuyu ele almıştır. O’na göre, “O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra semâya yöneldi. Onu yedi kat olarak yaratıp düzenledi. O, her şeyi hakkıyla bilendir.” mealindeki âyet, yerin önce yaratıldığını; “Ondan sonra da yeri döşedi.” Mealindeki Naziat Sûresi'nin 30. âyeti, göğün önce yaratıldığını; “İnkar edenler, göklerle yer bitişik bir halde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi? Yine de inanmazlar mı?” mealindeki Enbiya Sûresi'nin 30. âyeti ise, gök ile yerin birlikte yaratıldığını göstermektedir.

Bediüzzaman, ayrıca konuyu müspet ilimlerin ortaya koyduğu yeni keşifler doğrultusunda değerlendirmiş ve yer ile göğün birlikte aynı maddeden yaratıldığını, ancak yerin soğuyup kabuk bağlaması, göklerden önce olmakla beraber, insanoğlunun hayat şartlarına uygun bir duruma gelip, bir döşek şeklinde düzenlenip son şeklini alması, göklerin düzeninden sonra olduğunu belirtmiştir.(bk İşârâtu’l-İ’caz,  s. 286-287).

Buna göre konuyla ilgili ayetler, bu üç durumdan her birini ayrı ayrı açıklamaktadır.

İlave bilgi için tıklayınız:

Kur'an'da, önce yer, sonra gök yaratıldı deniyor;..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun