Firaset ile suizan arasında nasıl bir fark vardır? Mümin firasetiyle sezdiklerinin suizanna girip girmediğini nasıl anlayacak?

Tarih: 04.05.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Firaset de bir zandır, bazen çıkar bazen çıkmaz; kişilere göre değişir... Takva sahiplerinde daha doğru olur. Müminin firaseti şerî bir hükmün önüne geçemez.

Madem Kur’an’da -zanların bazısı (yanlış olduğu için) günah getirir gerekçesiyle- suizan yasaklanmıştır, ve madem firaset de kesin bilgi yollarından biri olarak kabul edilmemektedir. Öyleyse şekli ne olursa olsun -ortada aksine bir tek ihtimal olsa bile- firasetle oluşan zannı göz önünde bulundurmamak gerekir. Aksi takdirde suizanna girmiş olur.

Değil firaset; prensip olarak ilham ve keşifler bile kesin bilgi yolları olarak kabul edilmediğine göre, firsatle de olsa, aksine bir ihtimal payı olduğu için suizan kapısına girme ihtimali vardır.

Tekrar edelim ki; “yüzde doksan dokuz ihtimalle doğru zannedilen bir şey hakkında, yüzde bir ihtimal de olsa aksine bir emare bulunduğu sürece, bu zanna göre hükmetmek suizanna girer.

Unutmayalım ki, firaset gibi “sübjektif” bakış açıları için “objektif” olan şer’î hükümler göz ardı edilemez.  Allah’ın verdiği firaseti güzel yerlerde kullanma ferasetini göstermek gerekir.

Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselam, mümini akıllı, zeki ve ince görüşlü olarak tavsif etmekle (Suyûtî, el-Câmiu's-Sağır, Şam(t) 2/571), iman ve takva sayesinde elde ettiği firâseti sayesinde her türlü hile, tuzak ve entrikaya da düşmemesi gerektiğini şu hadisleri ile işaret etmişlerdir:

"Mümin bir kovuktan iki defa ısırılmaz.” (Buhâri, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63)

İlave bilgiler için tıklayınız:

FİRASET

HÜSN-Ü ZANN 

ZANN

SÛİZAN (SÛ-İZAN)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun