Enbiya 33. ayette bildirilen yörüngeler, İslamiyet'ten önce de biliniyor muydu?

Tarih: 25.11.2013 - 10:32 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kur’an’ın Enbiya suresi 33. ayetinde güneşin ve ayın yörüngeleri olduğu bildiriliyor ve bunun Kur’an mucizesi olduğu söyleniyor. Ama güneşin ve ayın yörüngeleri İslamiyet'ten çok önce biliniyordu. Bu ayette mucize nerede diyor, ateistler. Bu doğru mudur?

- Bu ayet kuran mucizesi değil midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Ateistlerin bu iddiası, koca bir yalandır.

- Güneş sistemi, Yunanlı matematikçi ve gökbilimci Batlamyus’tan beri (m.s. 85-165) Yer Merkezli (Geocentric) Sistem olarak kabul edilmiştir. 

- İlk defa Kopernik (m.s.1473-1543), Batlamyus’un geosentrik / yer merkezli sistemi yerine, “heliosentrik / güneş merkezli” sistemin olduğunu söylemiştir.

- Kur’an’da ise, yaklaşık on beş asır önce, meal olarak,

 “Güneş, kendisi için belirlenen yerde / yörüngede akar / döner. İşte bu, azîz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.” (Yasin, 36/38)

ifade etmek suretiyle, heliosentrik / güneş merkezli sistemin olduğuna işaret etmiştir.

Yörüngeye bilimsel bir açıklama getiren Alman matematikçisi ve astronomu Johannes Kepler’in (m.s.1572-1630) ölüm tarihi XVII. yüzyılın ilk yarısıdır. Kepler'in gezegensel hareket yasaları denilen üç yasa şöyledir:

Birinci Yasa: Her gezegen, güneşin merkezlerinden birinde bulunduğu bir elips üzerinde hareket eder.

İkinci Yasa: Bir gezegeni güneşe bağlayan çizgi, eşit zaman aralıklarında eşit alanlar tarar.

Üçüncü Yasa: Bir gezegenin yörüngesel periyodunun karesi, dolandığı elipsin ana eksen uzunluğunun küpü ile doğru orantılıdır.

Demek ki yörüngenin bilimsel açıklaması ancak XVII. yüzyılda yapılmıştır.

Halbuki, Kur’an-ı Kerimde yaklaşık on beş asır önce, değişik ayetlerle beraber, özellikle Rahman suresinin 5. ayetinde “Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte)dir.” denilmiştir. Fakat ilginçtir “hesaba göre” diye meal verdiğimiz kelimesi “husban”dır. "Husban" kelimesinin nekre olarak kullanılması ise, hesabın inceliğine, insan aklının kavramayacağı kadar dakik olduğuna işarettir. 

Mücahid'in belirttiğine göre, değirmen taşının hareketini sağlayan mile "husbanü'r-reha" denilir. Günümüzün ilmî anlayışı içerisinde ifade edilirse "husban" kelimesi “eksen ve yörünge” anlamındadır. Bu görüşe göre, kelimenin başında bulunan "ba" cer harfi, "fi" anlamında olup zarfiyeti ifade eder. (bk. Taberi, XIII/116, Alusî, XXVII/99). 

Bu mana, bugünkü astronomi bilgimiz açısından önemlidir. Kur'an'ın, "hesap" kelimesi yerine bu kelimeyi tercih etmesinin bir hikmeti, bu her iki anlamı da ifade etmesi için olsa gerektir.

"Ne Güneş Ay’a yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir; her biri bir yörüngede yüzerler." (Yasin, 36/40)

ayeti, Güneş Sistemi içerisinde yer alan Güneş, Ay ve diğer gezegenlerden hiçbirinin, kendisine tahsis edilen yörüngeden dışarı çıkmasının mümkün olmadığını ifade etmektedir. (bk. Niyazi Beki, Rahman Suresinin Tefsiri, ilgili yer)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun