Efendimizin ruhu ile Hazreti Ali'nin ruhu aynı nurdan mı yaratıldı?

Soru Detayı

Efendimizin ruhu ile beraber Hazreti Ali'nin ruhu da aynı nurdan mı yaratıldı? Yani Aşağıdaki Hadislere göre o nur ikiye mi bölündü?
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:
“Ben ve Ali, şanı yüce olan Allah'ın kudret elinde O’na itaat edip O’nu tesbih ve takdis eden bir nur idik. Bu durum Allah, Adem’i (a) yaratmadan on dört bin yıl önce idi. Sonra Allah, Adem’i yarattığında, bu nuru , O’nun sulbüne yerleştirdi. O nur, sulbden sulbe intikal edip Abdülmüttalib’e kadar vardı. Abdülmüttalib’de bu nur ikiye ayrıldı: O nurun bir kısmı ben ve öbür kısmı ise Ali’dir.” (İbn-i Hacer el-Askalani “Lisan’ül Mizan” c.2, s.229 / ed-Deylemi “el-Firdevs” c.3, s.332 / Cemalettin Muhammed bin Mekrem el-Ansari “Muhatasar Tarih-i Dimaşk” c.17, s.123 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.88 / el-Künci eş-Şafii “Kifayet’üt Talib” s.176 / et-Tüsteri “Şerh-i İhkâk’ul Hak” c.5, s.243-244)
Diğer Hadis;
Bir gün Ashabdan Abdullah bin Câbir (r.a.), "Yâ Resûlallah," dedi, "bana, Allah'ın her şeyden evvel yarattığı şey nedir, söyler misin?" Şu cevabı verdiler: "Her şeyden evvel senin Peygamberinin ve imamın Ali'nin nûrunu, kendi nurundan yarattı. Nur, Allah'ın kudreti ile dilediği gibi gezerdi. O zaman ne Levh-i Mahfuz, ne kalem, ne Cennet, ne Cehennem, ne melek, ne semâ, ne arz, ne güneş, ne ay, ne insan ve ne de cin vardı." (Kastalanî, Mevahibü'l-Ledünniye: 1/6-7)
Diğer Hadis
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e sordular: - Allah'u Teâlâ en evvel neyi yarattı? Buyurdular ki: - Allah'u Teâlâ sizin Nebi'nizin ve kardeşim Ali'nin nûr'unu yarattı.” Siyer-i Nebi, Cild 1, s. 31; Mevahib-i Ledünniyye, Cild1, s. 26-27; Delâil-i Hayrat Şerhi «Kara Davud», s.117)
Efendimizin nurunun, Hazreti Adem'in yaratılışından dahi eski olduğunu biliyorum. Hatta bununla alakalı kaynaklarımızda hadis de var ama böyle bir hadis-i şerife rastladım. Buradaki bilgiler sizce ne kadar doğru?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu konuda verilen kaynaklarda sahih rivayetler yanında zayıf rivayetlerin de olduğu bilinmektedir. Bu sebeple, bunlara kesin olarak sahih nazarıyla bakamayız.

- Bu konuyu daha çok Şia alimleri rivayet etmiş ve bunu Hz. Ali’nin hilafete en layık olduğuna delil getirmişlerdir. (bk. Seyyid Ali el-Huseyni, el-Mîlani, Nefehatu’l-Ezhar, fi Hulasati Abekati’l-envar, 5/13)

- İlginçtir, -soruda gösterildiği gibi- Sünni kaynaklarda da yer alan bu rivayetlerin tahliline dair fazla bir bilgiye rastlayamadık.

- Ahmed b. Hanbel de örneğin “Ben ve Ali  Adem’in yaratılmasından  on dört bin yıl önce Allah’ın kudret elinin önünde bir nur idik….” (İbn Hanbel, Fedail, 2/662) şeklindeki hadisi rivayet etmiştir. Fakat buna da yapılan bir tahlile rastlayamadık.

- Şia kaynakları bu rivayetlerin sahih olduğunu savunmuşlardır.

- Dihlevi, ehl-i sünnetin ittifakıyla bu (nur konusundaki) rivayetin uydurma olduğunu, senedinde yer alan bazı ravilerin yaramaz olduğunu bildirmiştir. Örneğin bu rivayetlerden birinin senedinde yer alan Muhammed b. Halef el-Mervezi, İbn Main ve Darekutni tarafından yalancılıkla itham edilmiş ve metruku’l-hadis olduğu bildirilmiştir. Diğer  bir rivayetin senedinde yer alan Cafer b. Ahmed ise aşırı rafizi, yalancının biri olduğu ve (ehl-i beytle ilgili) hadis uydurduğu belirtilmiştir. (bk. Seyyid Ali el-Huseyni, el-Mîlani, Nefehatu’l-Ezhar, fi Hulasati Abekati’l-Envar, 5/14)

- Keza, “Nur” hadisiyle ilgili rivayetlerin hemen hemen hepsinde yer alan Ebu Said Hasan b. Ali b. Zekeriya b. Salih el-Adevi el-Basri adındaki ravi çok zayıf kabul edilmiştir. Darekutni, onun “metruku’l-hadis” olduğunu; İbn Adi ise, onun hadis uydurduğunu bildirmiştir. (bk. Zehebi, Mizanu’l-İ’tidal, 1/506; İbn Hacer, Lisanu’l-Mizan, 2/229)

İlginçtir, kaynaklarda bu adam, bazen “Eb u Said el-Adevi” bazen “Ebu Salih el-Basri” gibi adlarla da anılmıştır. (bk. a.g.eserler)

Öyle anlaşılıyor ki, bazı raviler hadis rivayetine zarar gelmesin diye bu adamın ismini meşhur olmayan unvanlarla zikretmişlerdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun