Peygamber Efendimizin müezzinlerinden olan Sa'dü'l-Karaz hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Peygamber (asm)’in Medine’deki resmî görevli müezzinlerinin sadece Hz. Bilâl ile İbn Ümmi Mektûm’dan ibaret olduğu, Medine’deki diğer mescitlerde resmî bir müezzinin olmadığı, bu mescitlerde Mescid-i Nebevî'den okunan Ezân’a göre namaz kılındığı, o dönemde "Merkezî Ezân" uygulamasının var olduğu anlaşılmaktadır. Fakat Mescid-i Nebevî’den okunan Ezân’ın ulaşması mümkün olmayan Kuba Mescidi’inde Sa’d el-Karaz’ın resmî bir müezzin olarak Ezân okuduğu da bilinmektedir.(1)

Sa’d el-Kuraz / Karaz (2) Hz. Peygamber (asm)’in müezzinlerindendir. Hz. Peygamber Kuba’ya geldiğinde yanında daima Hz. Bilâl’i de getirir, ona orada Ezân okutur, orada bulunan Müslümanlar da Ezân’ı duyunca mescide toplanırlardı. Bir defasında Kuba’ya yanında Bilâl olmaksızın gelmişti. Orada bulunan Sa’d el-Kurâz hemen hurma ağacına çıkarak Ezân okumaya başladı. Hz. Peygamber (asm) ona bunu neden yaptığını sorduğunda Sa’d; “Ey Allah’ın elçisi, sen gelince zencilerin sana baktığını ve sana bir şeyler yapacaklarından korktum. Halkın hemen buraya toplanmasını sağlamak amacıyla Ezân okudum.” dedi. Hz. Peygamber de buna karşılık ona; “İyi yaptın. Bilâl’i yanımda görmediğin zaman sen Ezân oku!” buyurarak ona tenbihte bulunmuştur. Hz. Peygamber ona özellikle Kubâ mescidinde Ezân okuması için müsaade etmiştir.(3)

O, Hz. Peygamber (asm) hayatta iken üç kez Ezân okumuştur.(4) Hz. Bilâl Şam’a gidince, Kuba’da Ezân okumakta olan Sa’d, daha sonra Mescid-i Nebevî’de de Ezân okumuştur.(5)

Hz. Ebû Bekir halife olunca Sa’d onun kapısı önünde durur; “Allah’ın selam, rahmet ve bereketi üzerine olsun ey Allah’ın Resûlü’nün halifesi, haydi namaza, haydi felâha.” derdi.(6)

Sa’du’l-Karaz Medine okuyuşunun kurucusu kabul edilmektedir.(7) 

Sa’du’l Karaz’ın, Haccâc’ın (ö.94/714) (8) zamanına kadar yaşadığı belirtilmektedir. 

Sa’du’l-Karaz’ın vefatından sonra Mescid-i Nebevî’de Ezân okuma görevi oğulları tarafından da sürdürülmüştür.(9)

Dipnotlar:

1. Muhammed  Abdülhay el-Kettânî, et-Terâtibu’l-İdâriyye, thk. Ahmet Özel,  İz Yayıncılık,  İstanbul 1990-1993. I, 162; Kettâni, I, 156-157.
2. Sa’d el-Kuraz'ın adı Sa’d b. Âid veya Sa’d b. Aiz olarak da verilmiştir. Bkz: Zeynuddîn Ahmed b. Ahmed b. Abdillatif ez-Zebîdi, Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, çev. ve şerh: Ahmed Naim, Diyanet işleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 1988, II, 560.
3. Şihâbuddîn Ahmed b. Alî  ibn  Hacer el-Askalânî,  el-İsâbe fî Temyîzi’s-Sahâbe, Dâru’l-Cîl, Beyrût 1412/1991, III, 65.
4. Muhammed Yusuf Kandehlevî, Hayatü’s-Sahabe, terc. Sıtkı Gülle, istanbul 1990, III, 384.
5. ibn hacer, el-İsâbe, III,65; Kettânî, I, 157.
6. Kettânî, I, 158.
7. Küçükaşçı, Mustafa Sabri, “Müezzin” DİA, XXXI, 491-495.
8. Ahmet Lütfi Kazancı, “Haccâc b. Yusuf es-Sakafî”, UÜİFD, IV/IV, Bursa 1992.
9. İbn hacer, el-İsâbe, III, 65.

(bk. Fatih Koca, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 52:2 (2011), ss. 291-310)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun