Dahhak ve Fakih kimlerdir?

Tarih: 14.08.2018 - 20:33 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bazı dini kitaplarda (Mesela Tenbihü’l-gafilin gibi) konu anlatımı devam ederken Fakih diyor ki veya Dahhak dedi ki diye başlayan açıklamalar geliyor.
- Bu Fakih ve Dahhak denen kişiler kimdir?
- Bir sahabe ismi midir?
- Fıkıh bilgini Ebu Hanife midir?
- İslam tarihinde takip edilen bir mezhep midir?
- Açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Dahhak ve Hakim diye bilinen birçok alim vardır. Ancak, "Tenbihü’l-Gafilin" isimli eserde geçen Dahhak, Dahhak b. Müzahimdir, Hakim ve Fakih ise, Ebü’l-Leys es-Semerkandî, yani ilgili eserin müellifidir.

Dahhâk b. Müzahim

Ebü'l-Kāsım (Ebû Muhammed) Dahhâk b. Müzâhim el-Hilâlî el-Horasânî el-Belhî (ö. 105/723), Müfessirdir.

Doğum yeri ve tarihi, gençliği ve tahsil hayatı hakkında kaynaklarda bilgi bulunmamakla birlikte Kûfe, Rey, Horasan, Semerkant ve Belh gibi önemli ilim merkezlerinde yaşadığı anlaşılmaktadır. Ana rahminde iki yıl kaldığı, iki dişi çıkmış olarak doğduğu, doğarken güldüğü için kendisine “çok gülen” anlamında Dahhak ismi verildiği ve kendisinin de bir çocuğun ana rahminde iki yıl kalabileceğine dair bir kanaate sahip olduğu rivayet edilmiştir.

İbn Abbas, Ebû Saîd el-Hudrî, İbn Ömer, Enes b. Mâlik, Zeyd b. Erkam, Saîd b. Cübeyr ve daha birçoklarından hadis rivayet etmiş, kendisinden de Abdülazîz b. Ebû Revvâd, Kurre b. Hâlid, İsmâil b. Ebû Hâlid, Mukātil b. Süleyman ve diğerleri rivayette bulunmuşlardır.

Ahmed b. Hanbel, Yahyâ b. Maîn, Ebû Zür‘a er-Râzî, İbn Hibbân ve Dârekutnî gibi muhaddislerin sika kabul ettikleri Dahhâk’i Yahyâ b. Saîd el-Kattân zayıf olarak nitelendirmiştir. İclî de onun sika olduğunu söylerken tâbiî olmadığına da dikkat çekmiştir.

Kaynaklarda verilen bilgilere göre Dahhak’in kendilerinden rivayette bulunduğu ashaptan bizzat hadis öğrenmediği, hatta onlarla karşılaşmadığı ve kendilerinden rivayet ederken asıl hocasının adını zikretmediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple çok mürsel hadis rivayet ettiği söylenmiştir. Meselâ İbn Abbas’la karşılaşmadığı halde, bizzat kendisinden pekçok tefsir rivayet etmiş, ancak bu bilgileri kendisiyle Rey’de karşılaştığı Saîd b. Cübeyr’den öğrenmiştir.

Dahhak vaaz ve nasihatları, özellikle de tefsir ilmindeki üstünlüğü ile tanınmıştır. Süfyân es-Sevrî, “Tefsiri dört kişiden öğrenin. Bunlar Mücâhid, İkrime, Saîd b. Cübeyr ve Dahhâk’tir” demiştir.

Onun Taberî, İbn Ebû Hâtim, Sa‘lebî gibi müfessirler tarafından rivayet edilen bir tefsiri olduğu bilinmektedir.

Dahhak’e göre ”يَاأَيُّهَا النَّاسُ“ ile başlayan ayetler Mekke’de, ”يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا“ ile başlayan ayetler ise Medine’de nazil olmuştur. Âl-i İmrân suresinin 41. ayetinde geçen “remz” ile Rahman suresinin 12. ayetindeki “asf” kelimelerinin mânalarına dair görüşlerine Ṣaḥîḥ-i Buḫârî’de yer verilmiş (bk. Ṭalâḳ, 25, Tefsîr, 55), rivayetleri de Kütüb-i Sitte içindeki sünenlerde zikredilmiştir. 

Eğitim ve öğretime çok önem veren ve bu hususta maddî ve manevî hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan Dahhak, 3.000 civarında çocuğun okuduğu büyük bir mektep yaptırdı. Kendisinin de fahrî olarak hocalık yaptığı bu mektepte Kur'an-ı Kerîm’in öğretilmesi üzerinde çok durur, Kur'an öğrenen herkesin onu başkalarına da öğretmesi gerektiğini söyler ve buna delil olarak

“...öğretmekte ve okuyup okutmakta olduğunuz kitap sayesinde Allah’a kul olunuz.” (Âl-i İmrân 3/79)

mealindeki ayeti gösterirdi.

Abid ve zahid bir kişi olan Dahhak takatten kesilmeden önce amel-i salih işlemeyi tavsiye eder, kendisinin de istediği halde bu sebeple amel-i salih işleyemediğini söylerdi. Akşam olunca ağlar, sebebi sorulduğunda, “Bugün amellerimden Allah’ın huzuruna ne götürüldüğünü bilmiyorum.” derdi.

Vefatından az önce kardeşini yanına çağırarak cenaze namazını bizzat kendisinin kıldırmasını, bu iş için kesinlikle emiri davet etmemesini, sade ve mütevazi bir cenaze merasimi yapılarak alelâde bir kabre defnedilmesini, kabri başında dua etmesini ve kendisinden duyup öğrendiklerini başkalarına nakletmesini istedi.

Seksen yaşının üzerinde 105 (723) yılında Belh’te vefat eden Dahhak’in ölüm tarihi 102 ve 106 olarak da zikredilmiştir. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Dahhak b. Müzahim md.)

Ebü’l-Leys Semerkandî

Ebü’l-Leys İmâmü’l-hüdâ Nasr b. Muhammed b. Ahmed b. İbrâhîm es-Semerkandî (ö. 373/983), Fakih, müfessir ve sufîdir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Ebu'l-leys es-Semerkandi güvenilir midir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun