Bir insanın günahı yapacakken başka bir insan için vazgeçmesi gizli şirk midir?

Tarih: 18.10.2018 - 20:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bir kadın sevgilisi ya da kocası kıskanıyor diye erkeklerle irtibatını kesiyor. Dekolte giyinecekken daha kapalı giyinmeye başlıyor. Bunları Allah rızası için yapmak zorunda değil mi?
- Başka bir insanın hoşuna gitmek için bunları yaparsa gizli şirk mi olur?
- Açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir başka deyişle sualinizi şöyle de okuyabiliriz;

“Ben, Allah emretmesine ve O’na inanmama rağmen, O’nun rızası için dekolte giyinmeye itina etmezken, eşim dünyalık bir sebepten istedi diye dekolteme dikkat etmem, yani kocam için tesettüre riayet etmem bir tür şirk midir?”

Peygamberimiz (asm)'in meşhur hadisidir:

“Ameller niyetlere göredir!”

Buradan hareketle şu iki yaklaşımı değerlendirelim.

Birincisi; tesettürü kabul etmiyorsak ve bunun İslam’da olmadığını söylüyorsak, işte o zaman iman konusunda çok ciddi bir problemimiz var demektir. Ayet-i kerimede buyurulur:

“Hevasını, nefsani arzularını kendisine ilah edinen kimseyi gördün mü? O halde onun üzerine sen mi vekil olacaksın? Yoksa gerçekten onların çoğunun söz dinleyeceklerini veya akıl erdireceklerini mi sanıyorsun? Onlar ancak hayvanlar gibidir; hatta onlar yolca daha sapıktırlar.” (Furkan, 25/43-44)

Yani tesettürü veya Allah’ın diğer herhangi bir hükmünü, şeriatını kabul etmeyip, cahilane bir şekilde kısır ve nakıs aklımıza göre hüküm verirsek, bu durumda açık bir şekilde naslara, yani ayet ve hadislere karşı gelerek -maazallah- iman dairesinden çıkmış olur ve tövbe edip halimizi ıslah etmediğimiz sürece de ebedi azaba müstehak oluruz... Çok şükür buradaki sualde böyle bir endişe yok.

İkincisi; tesettürü kabul ediyorsak, ancak bunu uhrevi gayeler için yapmakta zorlanıyor ve ancak dünyevi bazı mecburiyetlerle yapıyorsak, bu durumda ihlasımız eksik olduğundan Allah’ın rızasını beklemememiz gerekir ve belki bu samimiyetsizliğimiz sebebiyle de tövbe istiğfar etmemiz gerekir.

Peki bir Müslüman, hem Allah’a inanıyorum deyip, nasıl olur da bile bile günah işler? Bu nasıl çılgınca bir cesarettir, nasıl bir gaflettir? Esas bunu tefekkür etmemiz gerekir.

Ayet-i kerimede mealen buyurulur:

“Bedevilerden bir kısmı: ‘İman ettik!’ dediler. De ki: ‘Siz aslında gerçekten iman etmediniz; fakat ‘Teslim olduk!’ deyin; çünkü iman henüz kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah’a ve Resulüne itaat ederseniz, Allah amellerinizden hiçbir şey eksiltmez. Şüphesiz ki Allah, Gafûr, çok bağışlayandır, Rahîm, çok merhamet edendir.” (Hucurat,  49/14)

Yani “Müslümanım” demek, işin temel taşı, olmazsa olmazı, belki taklidi imanın dahi başı.

Biz buradan hareketle, her gün, her an imanımızı arttırmakla mükellefiz. Kur'an bize baştan sona bunu emrediyor; başta kendimizi, bütün kainat kitabını ve içindeki büyük küçük her şeyi ince ince tefekkür etmemizi istiyor.

İstiyor ki, buraların Sanatkârını, Ustasını, Yaratıcısını bulalım. Aradıkça daha fazla delille bulalım, buldukça bir gün kendisine geri döneceğimiz o Yaratıcımıza hesap vereceğimizden gafil olmayalım ve emirlerine zevkle, aşkla riayet edelim.

Evet.

İmanımızı tahkiki boyutuna çıkarmazsak, bu konuda gayret göstermezsek, olduğumuz yerde dahi kalmamız zor olacak ve sonunda belki toprağın üstüne inandığımız gibi yavaş yavaş altına inanmamaya başlayacak ve sonunda tamamen iman dairesinden -Allah korusun- çıkabileceğiz.

Dolayısıyla, ister avam olsun ister havas, ister cahil olsun ister alim, her Müslümanın birinci vazifesi imanını son nefesine kadar her an inkişaf ettirmeye gayret etmek, Kur'an okumak, tefsirler yardımıyla onun manalarının derinliklerine inmek ve Risale-i Nurlar gibi Ehl-i sünnet İslam alimlerinin yazdığı imanımızı arttıracak ve bize tefekkür ufukları açacak eserlere müracaat etmektir.

Sizin özel durumunuzda da bu suali sorduğunuza göre anlıyoruz ki vicdanınız sizi rahatsız etmiş ve dolayısıyla eşinizin sizi bir sebepten ihtar etmesi belki hayırlara vesile olmuştur.

Yani ortada bir şirk yoktur, belki fıtraten size yerleştirilmiş vicdanınız harekete geçmiş ve Allah’ın emirlerini sırf O’nun rızası için yapmanız gerektiği konusunda size şefkatli bir uyarı yapmıştır.

Olaylara âdetullah penceresinden bakmaya gayret edersek, çok net göreceğiz ki, hayatta bazen nice batıl yola çıkışlar dahi aslında bizlerin hak yoluna yönelmemize vesile olmaktadır…

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun