Bir fabrikanın her şeyinin plânlanmış olması neyi gösterir?

Tarih: 05.05.2020 - 15:01 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

O zâtın böyle bir fabrikanın modelini, plân ve programını belirledikten sonra, fabrikada faaliyet müddetince kullanılacak umum malzeme ve eşyayı önceden düşünüp tedarik etmesi ve her şeyi en ince teferruatına kadar plânlaması, onun ilim ve tedbirinin ihatasına açık bir delil değil midir? Hem bu takdir ve tanzim onun gayet geniş fikir ve hafızasını ve fabrikadaki her şeyi dikkate alan küllî nazarını ve tedbirli olduğunu gayet açık şekilde göstermez mi? Hem bu vaziyet, o zâtın mükemmel bir mizan ve intizamla iş gördüğünü ve hiçbir şeyi unutmadan ve şaşırmadan hikmetle idare ve tertip ettiğini ortaya koymaz mı? Hem her şeyi bütün incelikleriyle hat altına alan bir ilim ve hiçbir şeyi yokluğa ve israfa atmayan bir adalet sahibi olduğunu göstermez mi?

Aynen bu misâl gibi, Cenab-ı Hakk (CC), şu kâinat fabrikasının icadını arzu etti. Kâinatın esaslarını Ezelî ilmi ile takdir edip ezel ve ebede nazaran altı gün sayılacak bir vakitte bütün mahlûkatı, bütün atom ve kısımları ile yoktan ve hiçten yarattı, yâni ibda-ı mahz ile halk etti. Sonsuz kemal ve cemal sahibi olan O Zât-ı Akdes, kudretinin mû'cizeleriyle, rahmetinin harikalarıyla ve hikmetinin incelikleriyle bu fabrikada bin bir isminin güzelliklerini gösteren çok çeşitli tezgâhlar kurdu.


Evet, her şeye bir sınır koyup, hudut tayin eden ve her şeyi ölçü ve tartı ile dengeleyen, bütün kâinatı bütün şuunâtıyla ve keyfiyetiyle kabza-i Rubûbiyetinde tutan, kemâl-i mizan ile tedbir, tedvir, idare ve terbiye eden ve hiçbir şey hiçbir hâl irâdesinden hariç olmayan ve ezelden ebede kadar bütün mülk ve melekût, kâinat ve mekân, bütün ahval ve harekât ilminde ve nazarında bulunan Allahü Zülcelâl Hazretleri, bu kâinat tezgâhlarından kıyamete kadar alacağı mahsuller ve yaratacağı masnûata, yani san’atlı yapılan şeylere yetecek kadar atomu hazırlamıştır.

O Hâkim-i Ezelî ibda-ı mahz ile yarattığı atomları muhafaza ederek, bu tezgâhlarda bir vazifeden diğer bir vazifeye sırayla sevk etmektedir. Yâni, bir atoma veya elemente nihayetsiz vazifeler gördürerek hadsiz neticeler almaktadır. Bütün elementleri halk ettikten sonra ibda-i mahz kapısını kapatan Kadir-i Hakîm, sonsuz hikmetini göstermek için, atomları bir vazifeden diğer bir vazifeye koşturmakta ve defalarca kullanmaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 39
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun