Bilim, Allah yok mu diyor?

Soru Detayı

Bazı kimseler, Allah var ama bilim yok diyor.
Siz ne düşünüyorsunuz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir yaratıcının olup olmadığını tartışmak dahi akıl dışı; onun için artık günümüzde bir yaratıcının olup olmadığını tartışan âkil insan yok gibi.

Ne var ki tartışılan konu bu yaratıcının kim olduğu üzerine; 

Kimi madde, kimi tesadüf, kimi tabiat, kimi evrim, kimi ruhlar, kimi uzaylılar, kimi boyutlar, kimi Meryemoğlu İsa diyor, kimi tanrı, kimi ulu mimar, kimi putlar, kimi hayvanlar diyor kimi de ilahlığı kendine veriyor.

Bunların ve benzerlerinin tamamı en anlaşılır ifadesiyle Şirktir! Yani Allah’a ortak koşmaktır ve Kuran’ın bir çok ayetinin net ifadesiyle, böyle düşünenler, bunu ima edenler tövbe edip hallerini ıslah etmedikçe ebedî Cehennemliktirler!

Kimi insanlar da yaratıcı Allah’tır diyor. 

Bunları da ikiye ayıralım.

Allah diyen birinci grup insan; özellikle İslam toplumlarında yetişen, bahusus ülkemiz insanlarından bazıları yaratıcıya “örfî” olarak, tabiri caizse ağız alışkanlığı ile “yaratıcı Allah’tır!” diyor. 

Sonra da başlıyor Allah’ı, peygamberini, kitabını nefsinin istediği şekilde yorumlamaya; 

Kâh Allah’ın bazı hükümlerini kendine göre kaldırıyor, kâh bazılarını kendine göre tadil ediyor, bazılarını da yok sayıyor;  bu böyledir, bu şöyledir diyor. O söylenenler eskidendi, artık geçerli değil diyor, aynen Mekke müşrikleri gibi. Sonuçta onlar da “Allah yoktur!” demiyorlardı, ama aynen günümüz bazı insanları gibi kafalarında oluşturdukları mevhum bir Allah’a iman ediyorlardı.

Bu bahsettiğimiz kişiler, sonuçta bir şekilde bir yaratıcıya, ki ona örfen “Allah” diyorlar, hatta belki bazıları Müslüman dahi olduğunu söylüyor, bozuk imanları ve inanç sistemleri sebebiyle, bu hâlleri üzere tövbe edip hallerini ıslah etmedikleri sürece, gene Kuran’ın bir çok ayeti gereği müşrik olup onlar da ebedi Cehennemliktirler.

Allah diyen ikinci grup insan, ki bunlar müminlerdir; Allah’a ve bütün iman esaslarına “Allah’ın emrettiği şekilde” şeksiz şüphesiz ve tam bir teslimiyetle iman ederler. Böyle bir imana sahip olduktan sonra, bu imanla ruhlarını teslim ettiklerinde sonuçta muhakkak Cennete gireceklerdir;

- Ya direk gireceklerdir,

- Ya da kulluk vazifelerindeki ihmalleri, günahları sebebiyle Cehennemde azap çekip sonra Cennete gireceklerdir.

Bunu da takdir edecek olan Allah’tır; bizim idrak edemeyeceğimiz hassas mizanlarda tüm amellerimiz tartılacak ve nihai ve en adil kararı elbette O verecektir.

Şimdi gelelim sualinize:

Bilim; fiziği, kimyası, matematiği, biyolojisi, tababeti, gen mühendisliği, coğrafyası, tarihi, vs… atomları, molekülleri, gezegenleri, bitkileri, ağaçları, hayvanları, insanları, tabiatı, canlıları, cansızları adedince “Allah vardır ve o Allah aynen İslam’ın tarif ettiği gibidir!” diyor.

Sitelerimizde, gerek yazılar gerek videolar olarak bilimin Allah’ı ve Allah katında yegâne dinin İslam olduğunu ispat ettiğini gösteren sayısız çalışma bulabilirsiniz.

Allah ise adeta; Elbette ki bilim var, onu da Ben yarattım! O kaideleri ben koydum! Bilim adına her ne biliyorsanız, her ne keşfediyorsanız, hangi branşa bakarsanız bakın, tamamında veya her bir parçasında Beni göreceksiniz ki;

- Hem Beni delilleriyle görün ve emrettiğim şekilde kulluk vazifelerinizi yerine getirin,

- Hem de bunlarla dünyayı imar edip, hem helal dairede faydalanın hem de dinimi galip getirin ve üstün kılın diye kudret, ilim ve hikmetimle bu bilimleri vaz ettim, hizmetinize verdim! 

Çünkü ben Alîm’im!

Sakın ola ki nankörlük etmeyin hesabını veremezsiniz!...” 

mealinde Kuran’ın muhtelif yerlerinde bizi tefekküre, tezekküre, taakkula ve tedebbüre sevk edecek kevnî ayetleriyle bize hitap etmektedir.

Dolayısıyla biz müminlerin, günümüz tabiriyle “demagoji” sayılabilecek, niyeti bozuk bazı kişilerin sırf kafa karıştırmak amacıyla ortaya attıkları şeyleri takip edip bunlara cevap vermeye çalışmak yerine, Kuranî usul ile hakkı söylememiz evladır.

Çünkü hak bir tanedir; o da Allah’ın dediğidir!

Batıl ise geri kalan her şeydir!

Hakkı bilip söylemek, yani her bir müminin üzerine farz olan İslam dinini yaşayıp, tebliğ etmek için de;

- Kuran’ı ve Kuran’ın en mükemmel muallimi olan Hazret-i Peygamber Efendimizin (asm) hayatını,

- Ve Kuran’ın iman hakikatlerini tefsir eden, 

- İmanımızı geliştirmemize yardımcı olan, 

- Dünyada yaratılış amacımızdan uzaklaşmadan, her gün biraz daha yaklaştığımız ölümümüz ve hesap vaktimiz için bize ahiret azığı olacak, 

- Böylece belki de kendimiz ve başta sevdiklerimiz, ulaşabildiğimiz insanların kurtulmalarına bizi vesile kılacak, pek kıymetli alimlerinin eserlerini, tefsirlerini hiç aksatmadan her gün okumamız ve üzerinde tefekkür etmemiz pek faydalı olacaktır.

Bir müminin vazifesi Allah’a O’nun emrettiği şekilde iman edip, kulluk vazifelerini bihakkın yerine getirmek,

Şeytanın vazifesi de, farkında olarak veya olmayarak ona tabi olanlarla beraber müminleri olabildiğince hak yoldan çevirmek.

Bundan asla gafil kalmayalım! 

Hepimiz bu yazıyı okurken ölüme 5 dakika daha yaklaştık, bu işin şakası da telafisi de yok!

İlave bilgi ve bilimsel deliller için tıklayınız:

Yaratılış delilleri videolar

Allah'ın varlığına, bilimsel olarak somut örnekler verilebilir mi ...

Matematik bilimi, Allah'ın varlığını nasıl tanıtır? | Sorularla İslamiyet

İnanmayanlara Allah'ın varlığını nasıl anlatabiliriz? | Sorularla İslamiyet

Allah'ın varlığına kanıt göremiyorum? | Sorularla İslamiyet

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
215 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun