Balıkların üremesi hakkında bilgi verir misiniz?
Değerli kardeşimiz,
BALIKLARIN ÜREMESİNDEKİ HARİKALIK ANCAK BİR YARATICININ VARLIĞIYLA MÜMKÜNDÜR
Su, yeryüzünde hayatın devamlılığı için, canlılara lütfedilen en temel maddelerden birisidir. Bütün canlılar hayatlarını sürdürebilmek için çeşitli oranda suya ihtiyaç duyarlar. Bazı tropikal balıkların dışında, bütün balıklar suda yaşayan soğukkanlı canlılar olarak yaratılmıştır.1
Bu sebeple balıkların büyüme ve üreme gibi hayatî faaliyetleri sudaki sıcaklık (temperatür) değişimlerine tabidir ve bundan etkilenir. Temperatür, çözünmüş oksijen, pH, ve iletkenlik temel su kalite parametrelerinden bazılarıdır. Balıkların üremesinde en önemli faktör su kalitesidir.
Balıklar büyük çoğunlukla dış döllenme ile ürerler. Herhangi bir balık yumur-tasının olgunlaşabilmesi için belli bir sıcaklığa ihtiyaç vardır.2
İlahî kanunlara göre balıklarda üreme periyodunda vücut sıcaklığı ve hormonal faaliyetler gibi iç etkenlerin yanı sıra, beslenme, oksijen, tuzluluk (salinite) ve temperatür gibi dış faktörler de gereklidir.
Su kütlesinin sıcaklığı, gün uzunluğu ile yakından alâkalıdır (fotoperiyodizm). İlkbahardan itibaren günler uzar. Bu durumda su kütleleri giderek daha fazla ısınmağa başlar. Böylece balıkların üreme aktiviteleri hızlanır, gonadlar (yumurtalıklar ve testisler) sudaki temperatür artışına paralel olarak gelişir. Yumurtalar belli bir büyüklüğe ulaşınca döllenmenin gerçekleşmesi ve zigotun gelişimi için ihtiyaç duyulan su sıcaklığında balıklar yumurtlarlar. Arzu edilen söz konusu su sıcaklığı her balık türü için farklıdır. Dişi balıklar uygun zeminlere binlerce ve hatta yüzbinlerce yumurta bırakır ve eş zamanlı olarak erkekler de spermlerini aynı yere bırakırlar. Dişi ve erkek balıklar yumurta–sperm buluşmasını üst düzeye çıkarmaları gerekir. Yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre yumurta ve spermlerin suya bırakılmasından hemen sonra balıkların birçoğu hızla daire çizip, girdap ve dalga hareketi meydana getirerek suyu çalkalarlar. Sevk-i ilahî ile yapılan bu davranışla su içinde yumurtaların döllenmesi hem hızlı hem de en az kayıpla gerçekleştirilir.
Balıklar suda yaşayan, vücutları çoğunlukla sudaki sürtünmeyi en aza indirecek şekilde (fusiform şekil) yaratılmış omurgalı hayvanlardır. Bu hayvanlar hayatlarını sürdürebilmek için sudaki çözünmüş oksijeni kullanırlar. Balıklar ağızlarından aldıkları suyu solungaçlar arasından sirküle ederek dışarıya veririler. Bu esnada balığın ihtiyaç duyduğu çözünmüş oksijen, balığın dolaşım sistemine kazandırılır. Balıklar hayatlarını su içinde idame ettirdikleri için balıkların metabolizması ve üreme faaliyetleri su kalitesinde meydana gelen değişimlerden etkilenir. Mesela kirli sularda çözünmüş oksijen konsantrasyonu düşüktür. Bu sebeple bir çok balığın çözünmüş oksijen konsantrasyonu 5mg/l’den daha düşük olan sularda yaşaması oldukça zordur.
Balıklarda Üreme Tipleri
Her balık türü yaşadığı habitatın (canlıların tabîî olarak yaşayıp, üreyebildiği mekan) ekolojik özelliklerine göre kendilerine verilen genetik yapılarına özgü üreme stratejisine sahiptir.3
Çeşitli balık türlerinde üç farklı üreme stratejisi mevcuttur. Bunlar Ovipar, Ovovivipar ve Vivipar olarak isimlendirilmiştir. Birçok balık türünde yumurtanın döllenmesi balık vücudu dışında dış döllenme ile gerçekleştirilir. Bazı balık türleri ise hermofrodit (aynı bireyde hem dişi hem erkek gonadların bulunması) olarak yara-tılmıştır. Hayatları süresince bir cinsiyetten diğer cinsiyete dönüşebilir.
Kemikli balıkların %90’ı ovipar olarak üreyecek şekilde yaratılmıştır. Ovipar balıklarda üreme, dış döllenme ile gerçekleştirilir. Dişi bir balığın üreme sezonunda bıraktığı yumurta sayısı fekondite olarak isimlendirilir. Fekondite aynı zamanda balığın boyu ve ağırlığı ile de alâkalıdır. Mesela, Meksika’nın Sargasso denizinde yaşayan 1.5 m boyundaki bir pervane balığı (Mola mola) üreme mevsiminde 300 milyon yumurta bırakabilecek şekilde yaratılmıştır.4
Gümüş aravana (Osteoglossum bicirrhosum) isimli balık ise bir sezonda 50-250 yumurta bırakır.5
Oviparlık (Dış Döllenme)
Dış döllenme için suya bırakılacak yumurtalar ya da döllenmeden sonra oluşan larvalar sudaki temparatür, salinite (tuzluluk), çözünmüş oksijen, pH, vb. parametrelerin anlık değişimlerinden menfi olarak etkilenebilir ya da predatörler (avlanarak beslenen canlı) tarafından besin maddesi olarak tüketilebilir. Bunun için eşeysel olgunluğa ulaşmış her bir dişi balık, bir yıl içinde çok sayıda yumurta üretebilecek kabiliyette yaratılmıştır. Teleost (kemikli balık) yumurtaları genellikle 1-2 mm ça-pındadır. Balıkların üremesi suyun temperatürü ideal seviyeye ulaştığında, yumurta bırakacak şekilde, Mesela yapılan araştırmalara göre gölge balıklarında yumurta bı-rakabilmesi için su sıcaklığının 4–18°C arasında, alabalıklarda ise 7–22°C arasında olması gerekmektedir.6. Çünkü bırakılan yumurtaların döllenmesi ve inkübasyonu (kuluçkalanma) için ihtiyaç duyulan su sıcaklığı istenen aralıklarda olmazsa yumurtaların telef olması söz konusudur. Ayrıca, bu sıcaklık aralıklarında suya bırakılan yumurtaların döllenmesi sonucu oluşan larvaların ihtiyaç duyduğu canlı mikroskobik besinler de ancak bu sıcaklık aralıklarında mevcuttur.
Serseri tesadüfe ve kör tabiata havalesi mümkün olmayan böylesine mükemmel ve hassas zamanlama, ancak kâinata sonsuz ilim ve iradesi ile hükmeden zatın tasarrufuyla mümkün olabilir.
Yumurtanın döllenmesi ve döllenmiş yumurtadan gelişecek larvaların besin ihtiyaçlarını üremeyi gerçekleştiren balıklar düşünebilir mi? Bu hassas dengeler ancak onları yaratan zatın ilim ve iradesi ile mümkün olabilir. Bu sebeple Yaratıcı, balığı sıcaklık ölçümlerini algılayabilecek reseptörler ile donatmıştır. Ayrıca yumurtanın üretilmesi, olgunlaşması ve üreme mevsimi geldiğinde yumurtlamanın gerçekleşme-sinde vazifelendirilen hormonlar, ilgili iç salgı bezlerinden hassas ölçülerde salgılanarak döllenmeye hazır haldeki yumurtaların suya bırakılması gerçekleştirilir.
Yumurta suya bırakıldıktan sonra eş zamanlı olarak erkek balık da spermleri-ni suya bırakır ve yumurta–sperm buluşmasını üst düzeye çıkarabilmek için suyun girdap ve dalga hareketi için zamanla yarışırcasına süratle daire çizerek suyu çal-kalarlar. Böylece su içinde yumurtaların döllenmesi hem hızlı hem de en az kayıpla gerçekleşir. Diğer taraftan Akdeniz’de yaşayan Kardinal balığında (Apogonim bersis) üreme esnasında hem erkek ve hem de dişi balık bir arada yan yana yüzer, bu esnada dişinin eşeysel açıklığı erkek balığın anal yüzgeci ile örtülür ve bu esnada spermlerin dişiye akması sağlanır. Böylece döllenen yumurtalar su ortamına bırakılır. Erkek balık ise yumurtaları ağzına alarak kuluçkaya yatırır.5
Bu davranışı söz konusu balıkların kendiliklerinden idrak etmesi mümkün müdür?
Suda döllenmiş yumurtaların inkübasyonu ile ancak birkaç milimetre uzunluğunda olan larvalar gelişir ve bu larvaların beslenmesi için besin kesesinde çok az bir besin söz konusudur. Bu besin ilk etapta larva için yeterlidir. Ancak daha sonraki basamaklarda larva dışarıdan beslenmek zorundadır. Bu larvaların beslenmeleri onların ihtiyaçlarını bilen bir zat tarafından bu besinler su içinde mikrozooplankton adı verilen mikroskobik canlılar yaratılmıştır. Larvalar bu besleyicilik değeri çok yüksek olan bu mikroskobik yapılı canlı besinler ile beslenerek hızla büyürler.
Balık türüne ve temperatüre bağlı olarak günler ve aylar süren periyot sonunda larvalar metamorfoz (başkalaşım) geçirerek jüvenil formlara dönüştürülürler. Bu formlar henüz cinsî olgunluğa ulaşmamış bireyler olup, morfolojik olarak yetişkin bireylere benzerler. Aşağıdaki grafikte farklı türlerin temperatüre bağlı olarak döllenmeden itibaren larvaların yaratılmasına kadar geçen zaman dilimleri verilmiştir.7
Şekil 1. Farklı balık türlerinin temperatüre bağlı olarak döllenmeden itibaren larvaların yaratılmasına kadar geçen zaman dilimleri.
Ovovivipar Olarak Üreme
Ovovivipar üreme stratejisi ile üreyen balıklarda ise döllenmiş yumurtanın embriyolojik basamakları dişi balığın vücudu içinde gerçekleşir, ancak embriyonun ihtiyacı olan besin maddesi, onun ihtiyaçlarını bilen bir zat tarafından yumurta içinde yeterince depo edilmiştir. Bu sebeple embriyo gelişimi esnasında anneden besin temin etmesine gerek yoktur. Ovovivipar üreme biçiminde çiftleşme için erkek fertte kopulasyon (çiftleşme) organı yaratılmıştır. Poeciliidae familyasına dâhil olan balıklarda mesela sivrisinek balıklarının (Gambussia affinis) erkek fertlerinde cin-
sel olgunlaşma ile 3- 4 ve 5. anal yüzgeç ışınları kopulasyon aygıtına dönüştürülür. Bu organ vasıtasıyla Nisan-Ağustos aylarında dişi vücuduna bırakılan spermler ile yumurtaların döllenmesi sağlanır. Dişi vücudu içinde döllenen yumurtaların 30 gün süren gelişimi ile yaklaşık 50 civarında yavru doğurulur. Aynı durum akvaryumlarda da yetiştirdiğimiz lepistes balıklarında da görülür. Lepistes balıklarının (Lepistes re-ticularus) dişilerinde döllenmiş yumurtaların 21 günlük gelişimi sonucu 20-80 yavru doğurulurken, kılıçkuyruklar (Xiphophorus helleri) 31 günde 100-120 yavru doğura-cak şekilde yaratılmışlardır.
|
Vivipar Olarak Üreme
Vivipar olarak üreyecek şekilde yaratılan balıklarda ise yumurtanın döllenmesi ve gelişi-mi dişi vücudu içinde gerçekleşir. Yumurtanın döllenmesi için gerekli olan spermler erkek ferdin karın yüzgecinin değişimi ile yaratılan kopulasyon organı vasıtasıyla çiftleşme esnasında dişi üreme sistemine aktarılır. Yumurtaların döllenmesi ve gelişimi dişi üreme sistemi içinde gerçekleşir. Kıkırdaklı balıklarda mesela köpek balıkları ve vatozlarda vivipar üreme biçimi görülür. Döllenmiş yumurtadan gelişen embriyonun beslenmesi için gerekli gıdalar anneden temin edilir. Gelişim tamamlandıktan sonra yavrular dişi tarafından doğurulur.
SONUÇ
Balıklarda üreme, üreme davranışları, balık göçleri ve osmoregülasyon mekanizmalarını da ihtiva eden çok geniş ve kapsamlı bir konudur. Burada balıklardaki üremenin belli bir bölümü ele alınabilmiştir.
Balıkların üremesi Ovipar, Ovovivipar ve Vivipar olarak isimlendirilen üç farklı strateji ile gerçekleşmektedir. Balıkların üreme periyodu, vücut sıcaklığı ve hormonal faaliyetler gibi iç etkenlerin yanı sıra, beslenme, içinde yaşadıkları suyun fiziksel ve kimyasal kalitesinden de etkilenir. Bilhassa temperatür, çözünmüş oksijen, pH gibi faktörler, beslenme ve diğer çevre şartları balıkların fekonditesi ve üremesinde etkilidir. Mesela, Turna balığında (Esoxlucius) döllenmiş yumurtaların inkübasyonu su sıcaklığı 6°C olduğunda 23–29 günde gerçekleşirken, 18°C olduğunda 4–5 günde mümkün olabilir.8
Bu örnek, temperatürün balıkların üremesi üzerindeki etkisini gösteren oldukça önemli bir misaldir.
Balıkların üremesinde temperatür belirleyici bir faktör olmakla birlikte, üreme hadisesinin tesadüfler zinciri ya da tabiat tarafından yapılması da mümkün olmadığı gibi sebep olarak görülen faktörlerin işi de değildir. Çünkü tabiatın ve sebeplerin de bir yaratıcısı vardır. Bu yaratıcı ise, her şeye gücü yeten, sonsuz bir kudreti ve ilim sahibi bir zattan başkası olamaz.
Balıklarda üreme davranışlarının en ilgi çekenlerinden biri de sazangiller familyasına dâhil gördek balığı olarak ta bilinen acı balıkta (Rhodeus sp.) görülür. Acı balığın üreme olgunluğuna ulaşmış dişi fertleri yumurtalarını ovipositor (hortum benzeri bir organ) vasıtasıyla tatlısu midyesinin (Anadonta sp.) solungaçları arasına bırakır.9
|
Bu işlem için acı balık, midyenin kabuğunu aralayıp, anestezik etkili bir sıvı yardımıyla onu uyuşturur. Midyenin kabuklarını hafifçe araladıktan sonra ovipositor vasıtasıyla yumurtalarını midyenin solungaçları arasına bırakır. Daha sonra erkek fert de spermlerini midyenin solunum açıklığı yakınlarına bırakır.
Yumurtaların döllenmesi, midyenin vücudunda gerçekleşir. Döllenmiş yumurtalara inkübasyonları esnasında gerekli olan çözünmüş oksijen, solungaçların arasındaki su sirkülasyonu ile temin edilir. Burada acı balık midyenin vücudunu bir kuluçkahane gibi kullanmaktadır. Yaklaşık 28 gün süren inkübasyon süresinden sonra döllenmiş yumurtalardan meydana gelen yaklaşık 10 mm boyundaki yavrular midyeyi terk edip, suda beslenerek büyürler.10
Üreme faaliyeti esnasında acı balığın midyeye verdiği narkoz maddesinin terkibi ve dozu ile midyenin şoka sokulması, midyede vücut sıcaklığının regülasyonu, döllenmiş yumurtalara kuluçkalanma esnasında düzenli olarak çözünmüş oksijen temini gibi birçok faktörün kusursuzca ve ideal seviyede olması, ancak ilahî bir düzen ile mümkün olabilir.
Balıklarda üreme davranışlarına çarpıcı bir başka örnek ise turna balığının dış-kısında tespit edilmiştir. Turna balığının dışkı muhtevası içinde yaratılan ve alarm feromonu denilen özel bir kimyevî madde, diğer balıkların döllenmiş yumurtalara yaklaşıp, zarar vermesini önleyecek özelliğe sahiptir.11
Döllenmiş yumurtaların düşman unsurlardan korunma stratejisini akıl ve şuur sahibi olmayan bir canlının planlaması mümkün olabilir mi?
Bilim insanları günümüzde balıkların üreme stratejileri, beslenmeleri ve davranışları ile ilgili olan sırların bir kısmını çözmüştür. Çözülen sırlardan elde edilen bilgileri kullanarak balık çiftliklerinde ekonomik değere sahip olan balık türlerinin üretimini yapabilmekte ve artan dünya nüfusunun protein ihtiyacı karşılanabilmektedir. Zira adetullah kanunları olarak ta bilinen bu sırlara riayet edildiği takdirde, insanlığın açlık problemine daha kolay çözümler bulunabilecektir.
KAYNAKLAR
- Regan, P. The animal book. Avisual encyclopedia of life on Earth. Edited by
- Daniel Mills. Dorling Kindersley Limited, London, U.K.; 2013. 304pp.
- Geldiay R, Balık S. Türkiye Tatlısu balıkları. Ege Üniv. Su Ürünleri Fak. Yayınları no:46 İzmir-Türkiye; 1999. 346s.
- Karataş M. Balık Biyolojisi Araştırma Yöntemleri 1. baskı. Nobel yayın dağıtım, Ankara; 2005. 498s.
- Tortonese, E.,Molidae. In P.J.P. Whitehead, M.-L. Bauchot, J.-C. Hureau, J. Nielsen and E. Tortonese (eds.) Fishes of the North-eastern Atlantic and the Mediterranean. UNES-CO, Paris. Vol. 3. 1986. pp. 1348-1350.
- Demirsoy, A. Yaşamın Temel Kuralları Omurgalılar/Anamniota Cil-III/Kısım-I. Hacettepe Üniversitesi Yayınları: A/55, Ankara; 1988. 684s.
- Basic, T.,Britton, JR, Cove, RJ, Ibbotson, AT, Gregory, SD, Roles of discharge and temperature in recruitment of a cold-waterfish, the European grayling Thymallusthy mal-lus, nearits southern range limit. Ecology of Freshwater Fish. 2018.;27(4):940-951. DOI: 10.1111/eff.12405.
- Bone Q, Marshall NB, Blaxter JHS, 1999. Biology of Fishes, 2nd edn. Cheltenham: Stanley Thornes; 1999.
- Morrow, JE, The freshwater fishes of Alaska. University of. B.C. Animal Resources Eco-logy Library; 1980. 248p.
- Welcomme, RL. International introductions of inland aquatic species. FAO Fish. Tech. Pap. 294; 1988. 318 p.
- Pinder, AC. Keys to larva land juvenile stages of coarsefishes from freshwaters in the British Isles. Freshwater Biological Association. The Ferry House, Far Sawrey, Amb-leside, Cumbria, UK. Scientific Publication No. 60; 2001. 136 p.
- Kottelat, M.,Freyhof, J. Handbook of European freshwater fishes. Publications Kottelat, Corno land Freyhof, Berlin; 2007. 646 pp.
http://www.fao.org/docrep/field/003/AC182E/AC182E01.htm (Erişim tarihi: 01.10.2018) https://www.ck12.org/biology/fish-reproduction/lesson/Fish-Reproduction-Advanced-BIO-ADV/(Erişim tarihi: 01.10.2018).
Prof. Dr. Ali ALAŞ
Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Konya/TÜRKİYE, [email protected]
Prof. Dr. Kemal SOLAK
Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara/TÜRKİYE [email protected]
Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Derneği
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Denizatının erkeği mi doğum yapar?
- BALIK YAĞINDA TEVHİD DELİLLERİ
- Milyonlarca yumurtadan çok azının balık olması, ölçülü yaratma ile nasıl açıklanır?
- Balıkların savunma sistemleri hakkında bilgi verir misiniz?
- Tiktaalik roseaenin gerçek olmadığına dair deliliniz var mı?
- Büyük balıklar küçük balıkları niçin yutar?
- Hz. Havva, Hz. Âdem'in kaburga kemiğinden yaratıldıysa, biyolojik olarak aslında Hz. Havva'nın da erkek olması gerekmez miydi?
- Mağara balıklardaki göz körelmesi planlı bir yaratılışın delili midir?
- Cinsiyet nasıl tanımlanır?
- Omurgasızlardan omurgalılara geçiş nasıl olmuştur?