Hz. Havva, Hz. Âdem'in kaburga kemiğinden yaratıldıysa, biyolojik olarak aslında Hz. Havva'nın da erkek olması gerekmez miydi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah, kâinattaki varlıkları ilk olarak yarattıktan sonra, atomdan galaksilere kadar, canlı olsun cansız olsun, her birisinin işleyişi ile ilgili bir takım kanun ve prensipler koymuş, bütün âlemi belirli bir sisteme bağlamıştır. İlimlerin görevi, bu varlıklar arasındaki işleyişleri, kanun ve prensipleri tespit ve tayindir. Ancak, her varlığın ilk yaratılışında ve yeryüzüne gönderilmesinde, günümüzde geçerli olan kanun ve prensipleri aramamak gerekir.

İşte insanın ilk yaratılışı da böyledir. O ilk insanın meydana gelmesinde anne ve baba yok ki, günümüzdeki gibi anne ve babadan meydana gelmiş olsun. Bununla beraber, Hz. Havva’nın Hz. Âdem’in vücudundan meydana gelmesi, günümüzde canlılarda görülen biyoloji kanunlarına da uygundur.

Günümüzde insan dâhil, bütün canlıların yaratılışında Allah bir takım üreme kanunları koymuştur. Bunlardan birisi, eşeyli üremedir. Bunda bir anne ve bir baba, yani bir erkek bir de dişi ferdin kromozomları birleşir.

Bir de eşeysiz üreme vardır. Bunda erkek ve dişinin birleşmesine gerek olmadan, sadece bir fertten yeni yavrular meydana gelir. Bunun bitkiler âleminde çok çeşitleri vardır. Mesela, sporlarla üreme, ikiye bölünerek üreme, tomurcuklanma ile üreme, çelikleme ile üreme, soğan ve yumru ile üreme gibi... 

Bitkilerin, hayvanların ve insanların her bir hücresindeki kromozomların yarısı anneden ve yarısı da babadan gelmiştir. Mesela insanda 46 kromozom vardır. Bunların 23’ü anneden ve 23’ü de babadan gelir. Annedeki, yani dişideki kromozomlar XX ile babadaki, yani erkekteki kromozomlar da XY ile gösterilir. Üreme hücrelerinin kromozomları, üremeden önce yarıya iner. Yani, erkekteki sperm hücrelerinin kromozomları X ve Y, dişinin yumurta hücresi kromozomları da X ve X olarak teşekkül eder. Yani, erkekte bir anda bir milyon sperm meydana gelmişse, bunun yarısının kromozomu X, diğer yarısının kromozomu Y karakterlidir.

Dişide genelde bir anda bir ve bazen iki yumurta meydana gelebilir. O yumurtaların kromozomları X tipindedir. Döllenme anında X karakterli spermle yumurta birleşirse, genetik yapısı XX olan zigot teşekkül eder. Bu da dişi karakterli bir fert demektir. Şayet yumurta hücresiyle Y karakterli bir spermle birleşirse, o zaman da XY karakterli zigot hâsıl olur. Bu da erkek bir fert demektir. Bu üreme kanunu insanda böyle olduğu gibi, bitkilerde de hayvanlarda da böyledir.  

Günümüzde genel üreme böyle olmakla beraber, tek ferdin gamet hücrelerinden de herhangi bir çiftleşme olmadan yeni fertler teşekkül etmektedir. Hayvanlar âleminden bunun misali arılardır. Dişi arılardan birisi olan bey arı belirli bir devrede erkek arılarla çiftleşme uçuşuna çıkar. Çiftleşme sonunda spermler, bey arının sperm kesesinde toplanır. Kovana dönüp yumurtlamaya başlayınca, X kromozomlu olan yumurtalar dışarı çıkarken sperm kesesinin önünden geçer. Sperm kesesinin kapağı açılmışsa, yumurta Y karakterli spermlerle birleşerek peteğe döllenmiş yumurta olarak iner ve bunlardan dişi arılar meydana gelir. Şayet yumurtalar yumurta kanalında ilerlerken sperm kesesinin önüne geldiği zaman sperm kesesinin kapağı açılmamışsa, peteğe X kromozomlu döllenmemiş yumurtalar iner ve bu yumurtaların gelişmesinden de erkek arılar meydana gelir. Demek ki, arılarda tek eşeyli döllenmemiş n kromozomlu yumurtalardan erkek arılar meydana gelmektedir. 

Arılarda görülen bu üreme şekli insanlık âleminde de meydana gelmiştir. Hz. İsa’yı da Allah, anne karnındaki döllenmemiş X karakterli yumurtadan yaratmıştır. Demek ki, X karakterli döllenmemiş yumurtadan yaratılan sadece Hz. Havva değil, Hz. İsa da aynı tarzda yaratılmıştır ve bunun milyonlarca misali arılar âleminde görülmektedir ve dolayısıyla Hz. Havva’nın da Hz. İsa’nın da yaratılışı biyoloji kanunları çerçevesinde olmuştur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR