Ayette neden "kulak, gözler, kalpler verdik" denilmiş de "kulaklar, gözler, kalp verdik" buyurulmuyor? Her insanın iki kulağı iki gözü bir kalbi yok mudur?

Tarih: 06.06.2011 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Kalpler” kelimesinin çoğul olarak kullanılması, muhatabın çokluğundan dolayıdır. Söz konusu ayetlerde “her birinize kalpler verdik” denilmiyor, “sizlere kalpler verdik” deniliyor. Bunun manası: “ her biriniz için bir kalp verdik” demektir. Mesela, yalnız birer çocuğu okulda olan velilere hitap eden bir öğretmen “çocuklarınıza sahip çıkın” dediği zaman, her bir velinin birkaç çocuğunun okulda olduğunu düşünerek “çocuklarınız” ifadesini kullanmıyor.

Bununla beraber, bu gibi ayetlerle ilgili olarak, şöyle bir soru sorulabilir: "Niçin Ebsar = gözler, Kulub  / Ef’ide = kalpler” kelimeleri çoğul, “Sem’ = kulak” kelimesi tekil olarak kullanılmıştır?” Bu sorunun cevabı şöyle verilebilir:

Kur’an-ı Hakim, bu kelimeleri, üstlendikleri misyonlarına göre ayırmıştır. Şöyle ki;

a. Kulaklar, her hangi bir yöne bağlı kalmadan, bütün yönlerin üstünde bir konumdadır. Seslerin yalnız sağdan veya soldan geldikleri doğrultusunda, sağ veya sol kulak işitmek için ayrı, ayrı devreye girmiyor. Hatta bir kulak sağır da olsa, diğer kulak -genel olarak- o yönden gelen sesi de almaktadır. İşte iki kulağın bir tek kulak gibi çalıştığının harikalığına işaret etmek üzere ayetlerde “kulak” kelimesi tekil olarak kullanılmıştır.

Gözler ise, değişik yönlere bağlı olmak zorundadır. Tek yönlü olarak çalışır, sağını-solunu arkasını görmek için o yönlere çevrilmek zorundadır. Bir göz görmediği zaman, diğer göz –kulak gibi- pozisyonunu değiştirmeden onun görevini de yerine getiremez, bilakis o yöne çevrilmek durumunda kalır. İşte gözlerin bu çok yönlü pozisyon alma zorunluluğu, onların çoğul olarak kullanılmasına daha uygundur.

Kalplerin sahası aklî ve manevî şeyleri görmektir. Pratikte bizzat görüldüğü üzere, kalplerin kullandığı malzemeler, bağlandığı hususlar, çok çeşitlidir. Bu çeşitlilik, bu çoğulcu yapıları, onların çoğul olarak kullanılmasına daha uygundur.

b. Ayrıca “Ebsar = gözler, Kulub / Ef’ide = kalpler” kelimeleri, birer isimdir. İsimlerin geniş alanlarını göstermek için onları çoğul olarak kullanmak gerekir. “Sem’ = kulak” kelimesi  ise, mastardır. Mastar müştak bir kelime olduğundan, anlamı ne kadar geniş olursa olsun, tekil kullanılarak aynı anlamı ifade edebilir.

c. Bilindiği üzere, kesin bilgi kaynağı ya aklî veya naklîdir. Kur’an’da; göz-kulak-kalpten söz edildiği yerlerde, genellikle,  bunların aklî ve naklî olan İslam’ın mesajını hakkıyla alıp kavrayamadıklarından dolayı eleştiri oklarına hedef olmaktadır.

Kalp, manevî-aklî sahada basiret gözünü kullanmaktadır. Basiret gözüne görünenler ise, aklî delillerdir. Aklî deliller ise, çok çeşitlidir, adamına göre farklılık arz etmektedir.

Gözün sahası da, maddî- aklîdir. İnsanlar, eserden müessire, sanattan sanatkâra, güzel terbiyeden, terbiye eden mesajın güzelliğine intikal etmek için çeşitli -malzemelere sahip- istidlal metodunu kullanmaktadır. Bu misyonlarıyla, göz ve kalp, basar ve basiret olarak birer aklî delillerin taşıyıcı organlarıdır. Herkese göre, bu deliller çok farklı olabildiğinden, onların bu çoğulcu yapılarına uygun olarak çoğul halde gelmişlerdir.

Kulak ise, naklî delillerin penceresidir. Kur’an’ın mesajında, naklî delil, vahiy kaynaklı olduğundan çıkış yeri birdir. Dış görünüşü itibariyle, çeşitlilik arz etse de, hizmet ettiği maksada göre aynı neticeye bakar. İşte neticenin ayniliği, kaynağın ayniliği, hedefin ayniliği, kulağın -bu sahada- aktardığı hakikatlerin birliğine işaret etmek üzere sem' = kulak, tekil olarak kullanılmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun