Ayette geçen, mutlu olmaları ve üzülmemeleri ne demek?

Tarih: 07.07.2023 - 09:50 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Ahzab Suresi 51. ayette Peygamberimizin yatma sırasını eşleri arasında eşit olarak paylaştırmak zorunda olmadığına dair ayeti açıklar mısınız?
“Onlardan dilediğinin beraberliğini erteler, dilediğini yanına alırsın. Uzaklaştırdıklarından birini tekrar istemende senin için bir sakınca yoktur. Bu hüküm onların mutlu olmaları, üzülmemeleri ve hepsinin senin verdiğine razı olmaları için en uygun olanıdır. Allah gönüllerinizdekini bilir, Allah ilim ve hilim sahibidir. "
- İbni Kesir tefsirini okudum ama "Üzülme ve rahatlama (mutlu olma)" noktasını anlamadım:
- Ayette geçen "kadınların üzülmesi ve rahatlaması" kelimesi ne anlama geliyor?
- Müminlerin annesinin, özellikle başka bir eş için bir başkasının hakkını elinden almak zorunda kalabileceği endişesinden mi bahsediyor ve bu ayet onlar için gerginliği hafifletiyor mu?
- Ve eşler için nasıl bir rahatlıktır? Mesela sıra ikinci eşte olduğu halde ilk eşe gitse ve izin almasa bu kural ilk eş için rahatlatıcı olabilir ama ikinci eş için olmayabilir mi?
- Ama ben bu gösterdiğim örnekten farklı bir anlamı olduğuna inanıyorum, diğer kısımları anlıyorum ve ayrıca bu vahye rağmen Peygamberimiz Muhammed (asm)'in sırası olan eşten izin aldığına dair hadisi de okudum. Bu onun büyüklüklerinden biridir!

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetin meali şöyledir:

“Onlardan dilediğinin beraberliğini erteler, dilediğini yanına alırsın. Uzaklaştırdıklarından birini tekrar istemende senin için bir sakınca yoktur. Bu hüküm onların mutlu olmaları, üzülmemeleri ve hepsinin senin verdiğine razı olmaları için en uygun olanıdır. Allah gönüllerinizdekini bilir, Allah ilim ve hilim sahibidir.” (Ahzab, 33/51)

Ayette Efendimizin (asm) eşlerinin gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve razı olmalarının ortak paydası; Hz. Peygamber (asm) Efendimizin onlarla muamelesinde serbest bırakılmış ve -diğer müminlerde olduğu gibi- belli bir kurala göre hareket etmeye mecbur tutulmamıştır. İşte Efendimiz (asm) buna mecbur olmadığı hâlde, gönülden hepsine eşit davranması onların göz aydınlığına, memnun olmalarına ve gönüllerini razı olmasına neden olmuştur. (Razi, ilgili ayetin tefsiri)

Bu özet bilgiden sonra detaya gelince:

Göz aydınlığı: Efendimiz (asm) dilediği eşinin evinde kalma sırasını tehir etme salahiyeti olmasına rağmen, böyle bir şey yapmamış olması, -onun kendi istek ve arzusuyla- hepsini kendi sıralarında eşit tutması, eşlerinin göz aydınlığı olmuştur.

Üzülmemeleri: Allah’ın eşleri hakkındaki muamelesinde onu serbest bırakmasına rağmen, kendisinin onların hoşuna gidecek şekilde eşit bir muamelede bulunması, eşlerinin önceden tedirgin oldukları bir muameleye tabi tutulmamış olmaları onların üzüntülerini gidermiştir.

Hepsinin razı olmaları: Eğer belli bir taksimat Allah tarafından emredilseydi, “Hz. Peygamberin (asm) bizim sıramızı ertelememesi, bizimle eşit muamele görmesi, Allah’ın emri olduğu için yapıyor.” diyeceklerdi. Ama bu konuda seçim hakkının kendisine bırakmış olmakla beraber, böyle davranması karşısında hanımları: “Hz. Peygamber (asm) Allah’ın emri olduğu için değil, gönülden bizi sevdiği için birimizin sırasını / gününü ertelemiyor, birimizin gününü de öne almıyor.” deyip hepsi de bu durumdan memnun ve hoşnut oluyorlardı. (bk. Razi, Taberi, Maverdi, Kurtubi, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).

Özetle, Hz. Peygamber (asm) hanımlarına günlerin taksiminde Allah tarafından serbest bırakılması ve onun da hanımlarının hoşlarına giden bir muamele tarzını tercih etmesi, onların hepsini (her birisini ayrı ayrı) razı, hoşnut ve memnun kılmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun