Anne baba hakkının tam olarak hükmü nedir?

Anne baba hakkının tam olarak hükmü nedir?
Tarih: 02.09.2022 - 20:03 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Annem ve babamla aram pekiyi değil ve annem küçük büyük her olayda, eğer onun istediği şeyi yapmıyorsam anne baba duası almadığımı ve bu yüzden hiçbir işimin rast gitmeyeceğini hiç mutlu olamayacağımı söylüyor, ben bu durumda ne yapmalıyım?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Annem ve babamla aram pek iyi değil, ifadesi yerine, helal isteklerini elimden geldiği kadar yerine getirmeye ve onların gönlünü almaya çalışıyorum, demeniz daha uygun olur.

Öncelikle siz ne yaptığınız, nasıl yaptığınız ve ne yapmanız gerektiği üzerine odaklanın. Anne babanızın yaptıklarına veya yapması gerekenlere ve görevlerine odaklanmayın. Buna göre:

- Helal isteklerini yerine getirin.

- Gönüllerini almaya ve kalplerini hoşnut etmeye çalışın.

- Şefkat, hürmet, saygı ve merhametle muamele edin.

- Hal, tavır ve söz olarak asla kırıcı olmayın, onların sığınağı olun, gönüllerinde yer edin.

- Yapamayacağınız bir şey isterlerse, nazikçe ve tatlı dille izah edin.

- İzahınız zarar verecekse sessiz kalın.

- Kötü bir şey isterlerse asla uymayın, ama cevap da vermeyin, sessiz kalın.

- Onlar için sık sık dua edin.

- Allah hakkına ve kul hakkına büyük özen gösterin.

- Soru sormak gibi durumlar hariç, anne babanızı asla şikayet etmeyin.

Bu ölçüleri sık sık hatırlayın ve vereceğimiz diğer bilgileri de zaman zaman okuyup uygulamaya çalışın:

Anne-Babanın Helal İsteklerine Uymak Farzdır

Kur'an-ı Kerim’de anne babaya saygı konusunun en geniş şekilde İsra suresinin 23, 24 ve 25. ayetlerinde yer aldığı görülür. Bu ayetlerde Allah’a ibadetin ardından ana babaya iyilik yapmanın farz olduğu belirtilir.

Tefsirlerde buradaki iyiliğin (ihsan) şarta bağlanmadığına dikkat çekilmekte ve bundan, anne babanın Müslüman veya gayri müslim, faziletli veya günahkâr (fasık) olup olmadığına bakılmaksızın onlara itaat etmenin gerekli olduğu sonucuna varılmaktadır.

Ancak gerek bu son ayetlerde gerekse Ankebut suresinin 8. ve Lokman suresinin 15. ayetlerinde anne babaya itaat hususunda bir istisna getirilmiştir ki bu da onların evlatlarını İslâm’dan uzaklaştırma ve Allah’a şirk koşmalarını sağlama yönündeki çaba ve istekleridir.

Ahlakçılar, hem bu ayetleri hem de Hz. Peygamber’in (asm), “Allah’a isyan sayılan bir konuda kula itaat edilemez” anlamındaki hadisini (Buhârî, Aḥkam, 4) esas alarak anne babanın haram olduğu kesinlikle bilinen konulardaki isteklerine uymanın caiz görülmediğini, bununla birlikte dinen haram kılınmayan başka isteklerine boyun eğmenin gerekli olduğunu belirtmişlerdir.

Anne Babaya Öf Bile Demek Günahtır

İsra suresinin 23. ayetinde, anne babaya karşı saygısızlığın en basit ifadesi olmak üzere, “Onlara öf bile demeyiniz.” buyurulmuştur. Tefsir ve ahlak âlimleri, iç sıkıntısını ifade eden bu kelimenin her türlü saygısızlık ve isyankârlığı içerdiğini belirtirler.

24. ayetle, merhamet duygusundan kaynaklanan bir tevazu anlayışıyla anne babanın himaye altına alınması istenmiş ve “De ki: Rabbim! Onlar bana küçükken nasıl şefkat ve merhamet gösterdilerse sen de onlara merhamet et.” buyurulmuştur.

Burada anne babaya saygının en temel sebebi olarak merhametten söz edilmesi ve böylece annne baba ile çocuklar arasındaki duygusal bağın öneminin vurgulanmış olması anlamlıdır. Zira merhamet duygusu çocuklarla ana baba arasında bulunan maddî ve manevî ilginin temelidir. Allah’ın nimet ve ikramları da onun merhametine bağlı bulunduğu için, Allah’tan ana babaya merhamet dilemek diğer bütün ilahî lütufları dilemek anlamına gelir.

Hadis mecmualarında ahlaka dair bölümlerde işlenen ilk konu anne babaya karşı ahlakî vazifelerdir. Bu hadislerde konu genellikle iki bakımdan ele alınır:

1) Anne Babaya İyilik Etmek ve İtaat Etmek

Bir kısım hadislerde “ihsan” ve “birrü’l-vâlideyn” kavramlarıyla anne babaya karşı iyilik ve itaatin önemi üzerinde durulur. Nitekim, bütün hadis kaynaklarında yer alan bir hadiste Hz. Peygamber (asm) en önemli amelleri, Allah katındaki değerine göre, “vaktinde kılınan namaz, ebeveyne iyilik (birrü’l-vâlideyn) ve Allah yolunda cihad” şeklinde sıralamıştır. (bk. Buhârî, “Edeb”, 1; Müslim, “Îmân”, 137)

Yine Buhârî ve daha başka muhaddislerin kaydettiği uzunca bir hadiste, insanların zor durumdayken yapacakları duanın kabul edilmesini sağlayan iyiliklerin başında anne babaya saygı ve ikramın geldiği görülmektedir (bk. Buhârî, Edeb, 5)

2) Anne Babaya İsyan Etmek Günahtır

Anne babaya karşı ahlâkî vazifelerle ilgili hadislerin bir bölümü de onlara âsi olmanın yasak kılındığına dairdir ve bu isyan genellikle “ukuk” kavramıyla ifade edilir.

Ukuk, bir hadis ve ahlâk terimi olarak özellikle ebeveynin gönlünü incitecek, ebeveyn ile evlât arasındaki sevgi ve gönül bağını koparacak olan isyan, eziyet, hakaret gibi olumsuz duygu ve davranışları ifade eder ve genellikle “birr”in zıddı olarak kullanılır. (bk. Aynî, XVIII, 121)

Hz. Peygamber (asm) bütün hadis kaynaklarında geçen bir sözünde “kebâir” (büyük günahlar) diye bilinen başlıca dinî-ahlâkî kötülüklerin en büyüklerini “Allah’a ortak koşmak, ebeveyne âsi olmak ve yalan şahitliği yapmak” şeklinde sıralamıştır. (Buhârî, Edeb, 6; Müslim, Îmân, 143, 144)

Hz. Peygamber Efendimiz (asm) şunları da saymıştır:

- Allah’ın dilediği birçok günahın cezasını kıyamet gününe kadar erteleyeceğini, ancak anne babalarına âsi olanların cezasını dünyada başlatacağını belirtmiş (bk. Zehebî, s. 44),
- ve Allah’a sunulup da geri çevrilmeyecek dilekler arasında anne babaların evlâtlarına yaptıkları bedduaları da saymıştır. (bk. Buhârî, “Edeb”, 5)

Anne Baba Hakları

İslam ahlakçıları, kaide olarak, diğer bütün insanların ve Müslümanların karşılıklı sahip oldukları haklara evlât karşısında ebeveynin de sahip olduğunu belirtmişler, bundan başka onlara karşı yerine getirilmesi gereken daha başka özel görevler de sıralamışlardır.

Anne baba haklarının başlıcaları;

- Ebeveynin maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya, huzurlu bir hayat yaşamalarını sağlamaya çalışmak,
- İstemeden vermek,
- Kendilerinden aşırı fedakârlıklar beklememek,
- Haklarında şikayetçi olmamak,
- Kusurlarını saklamak ve iyiliklerinden söz ederek itibarlarını korumak,
- Dinî bakımdan ciddi olmayan kusurlarını görmezlikten gelmek,
- Uyarılmaları dinî bir zaruret olan konularda bile uyarıları incitmeden yapmak,
- Hayatta iken ve öldükten sonra haklarında duacı olmak,
- Haram olmayan konularda isteklerini yerine getirmek,
- Hayır ve ibadetlerine yardımcı olmak

gibi, dinin ve örfün belirlediği ahlak kurallarıdır.

Bu konuda hadislerde yer alan önemli bir husus da ebeveynin ölümlerinden sonra hatıralarını yaşatmak üzere, onların dostlarıyla ilişkiyi devam ettirme gereğidir ki bu da evlada düşen bir vefa ve kadir bilirlik borcudur.

İlave bilgi için tıklayınız:

Anne ya da baba, haksız oldukları hâlde, bir konuda çocuklarına ...

Kızların kapanma isteğinin ailesi tarafından reddedilmesi ...

Anne baba fasık, günahkâr ise onlara itaat nasıl olmalıdır ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun