Allah'ın kelamı ses ve harflerden oluşmaz ne demektir?

Tarih: 20.12.2014 - 11:03 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Allah'ın kelamı sesten oluşmadığına göre duyulamaz mı?
- Miraçta Peygamberimizle nasıl konuşmuştur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah’ın Mütekellim ve Kur’an’ın da Allah’ın kelamı olduğunda tüm İslam mezhepleri görüş birliği içindedirler.

Ancak Kur’an’ın kelam sıfatı gibi kadim (ezeli) mi, yoksa mahlûk (yaratılmış) ve hâdis (sonradan olma) mi olduğu konusunda çok farklı görüşler öne sürülmüş, çok şiddetli tartışmalar yürütülmüştür. Bu konudaki belli başlı görüşler Selef, Mutezile ve Eş’ariye ile Mâturidiyye tarafından savunulmuştur.

Selef’e göre, Kur’an Allah’ın kelâmıdır ve mahlûk değildir. Allah’la kaimdir ve O’ndan ayrı değildir. Kur’an ne yalnız anlam, ne de yalnız harflerden ibarettir; her ikisinin toplamından oluşur. Allah harflerle konuşur; harfler de mahlûk değildir. Kulun okuyuşu, sesi ve okuma fiili yaratılmıştır; Allah ile kaim değildir. Fakat dinlenilen Kur’an mahlûk değildir, Allah ile kaimdir. Allah’ın kelâmı Cibril vasıtasıyla inzal olunan anlamın hikâyesi değil, ibaresidir.

Selef’in benimsediği anlayışın tam karşısında Mutezile’nin görüşleri yer alır. Mu’tezile’ye göre Kur’an ses, harf, âyet, sûre vb.’lerinden oluşmakta; telif, tanzim, tenzil, inzal gibi hudûs (sonradan olma) nitelikleri taşımaktadır. Bu nedenle kadim değil, mahlûktur. Allah’ın konuşması, Mütekellim olması, kelamı belli bir mahalde, örneğin Cebrail’de, peygamberlerde, Levh-i Mâhfuz’da, insanın okuyuşunda yaratmasıdır. Kur’an’ın kadim (ezeli) olması, Allah’ın zatı ile birlikte ikinci bir kadimin daha bulunması demektir. Bu da tevhide ters düşer.

(Ehl-i Sünnet) Eş’ari ve Maturidi kelamcılar Selef ile Mutezile arasında bir yol izlediler. Bunlar kelamı “nefsi” ve “lâfzî” olmak üzere ikiye ayırdılar.

Nefsi kelam (kelam-ı nefsi), Allah’ın zatı ile kaim, mahiyetini anlayamayacağımız ezeli bir sıfattır.

Lâfzî kelâm (kelâm-ı lâfzî) ise nefsi kelâma delalet eden ses ve harflerden oluşan Kur’an’ın lafzıdır. Bu lâfzî kelam hudûs (sonradan olma) nitelikleri taşıdığı için ezeli değildir, mahlûktur. (TDV İslam Ansiklopedisi, Kelam md.)

Kelâmullah'ın, lafzî ve nefsî olmak üzere ikiye ayrıldığı hususunda aynı görüşte olan Ehl-i sünnet kelâmcıları, Kelâmullah'ın işitilip işitilmeyeceği konusunda görüş ayrılığına düşmüşlerdir.

Eş'arilere göre, "Varolan her şeyin nasıl görülmesi mümkün ise, işitilmesi de mümkündür." Bu nedenle Allah'ın kelâmı da işitilebilir.

Matüridiler ise Allah kelâmının işitilemeyeceğini savunmuşlardır. Onlar, Allah kelâmının değil, bu kelâmın delâlet ettiği şeyin işitilebileceğini söylemişlerdir. (bk. Sâbunî, Matüridiyye Akaidi, Çev. Bekir Topaloğlu, İstanbul,1979, s. 85-89)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun