Allah'ın haricinde mahlukatı sevmek, neden acı veriyor fikirlerinizi alabilir miyim?

Tarih: 10.02.2013 - 10:03 | Güncelleme:

Soru Detayı

- "Aşık oldum, sonra ayrıldık, beni terketti, çok acı çekiyorum." derler güya, hep merak etmişimdir; neden bu kadar çok acınacak duruma düşeriz?

- Biz ki Rabbimize bu kadar bağlıyken, o acıyı çekmezken, kulunda dolayı perperişan olmak nedendir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bizim bildiğimiz kadarıyla, İslam’da, Allah’ın dışında bütün sevmelerin acı verdiğine dair bir hüküm yoktur. Çünkü Allah hesabına sevilen şeylerin sevgisi de Allah’ı sevmek anlamına gelir.

Mesela:

a. İnsanların anne-babalarına karşı gösterdiği samimi saygı ve sevgi de Allah hesabına olur. Çünkü, anne-babyı şefkat ile teçhiz eden ve onların merhametli elleriyle evlatları terbiye ettiren ilahî hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenab-ı Hakk'ın muhabbetine aittir. 

b. İnsanların  kendi evlatlarını, Rahim ve Kerim olan Allah’ın hediyeleri olduğu için büyük bir  şefkat ve merhamet ile onları sevmeleri ve onları himaye etmeleri, yine Hakk'a ait sevgiler listesindedir. 

c. Allah için peygamberler, evliayalar gibi bazı insanları dost ve ahbap edinmek, onlara içten saygı ve sevgi beslemek de netice itibariyle Allah’a aittir. Peygamberlere gösterilen saygı ve sevginin Allah’a ait sevgi ve saygıyı temsil ettiği açıktır. Diğer insanlara karşı gösterilen sevgi de -başka bir gayelarle değil- sadece sevdiği kimselerdeki iman ve salih amel cihetiyle ortaya çıkmış olduğu takdirde, bu gibi evliya ve salih kimseler Cenab-ı Hakk'ın dostları olduğu için; "El-hubbu fillah” (Allah için sevmek)" kaidesi gereğince o sevgi, o muhabbet dahi, Hakk'a aittir.

d. Keza, eşlerin birbirlerini sayıp sevmeleri, sadece dünyada değil, ebedi âlemde de hayat arkadaşları olduklarını düşünüp, onları Allah’ın bir ikramı ve hediyesi olarak görüp sevmeleri de sonuçta Allah’a olan sevgi listelerinde yerini alacaktır. (Bu konuda geniş malumat için bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, s.638-640).

Demek ki, dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sevmek gerekir. Mana-yı ismiyle sevmek yanlıştır. "Ne kadar güzel yapılmış." demek gerekir. "Ne kadar güzeldir." demek yanlıştır. Bir de kalbin bâtınına, başka muhabbetlerin girmesine meydan vermemek lazımdır.

“Çünki bâtın-ı kalb, âyine-i Samed'dir ve ona mahsustur. İşte bütün ta'dad ettiğimiz muhabbetler, eğer bu suretle olsa, hem elemsiz bir lezzet verir, hem bir cihette zevalsiz bir visaldir. Hem muhabbet-i İlahiyeyi ziyadeleştirir. Hem meşru bir muhabbettir. Hem ayn-ı lezzet bir şükürdür. Hem ayn-ı muhabbet bir fikirdir.”(bk. Sözler, s. 640-).

Allah’ın hatırını saymayan, onu hesaba katmayan her sevgi Allah’ı dışlayan bir sevgidir. Böyle bir sevgi ise, lezzetten çok elem ve acı verir, mutluluk yerine sıkıntı verir. Çünkü, Kalbin batını, Allah’ı sevmek için yaratılmış, kalbin süveydası Allah’a sevdalı olmak için var edilmiştir. Allah için yaratılan bir cihazı ondan başkası için kullanmak, emanete hıyanet, gayr-ı meşru bir tavır ve bir yolsuzluk olduğu için arzu edilen lezzet ve mutluluk yerine, elem ve keder akıtan bir musluk hükmüne geçer. Baki-i hakiki olan Allah’ın sevgisini taşımak, onun aşkını yansıtmak, onun cemal ve celalinin sevdalısı olmak için yaratılan ve bu yönüyle bir Samed aynası olan Kalbin içindeki sevda mahallini, fani, geçici, değersiz, kıymetsiz şeylere açmak, onu onlarla meşgul etmek, acı ve kederlere davetiye çıkarmak anlamına gelir.

Çünki “zeval-i lezzet, elem olduğu gibi; zeval-i lezzetin tasavvuru dahi bir elemdir. Bütün mecazî âşıkların divanları, yani aşk-nameleri olan manzum kitabları, şu tasavvur-u zevalden gelen elemden birer feryaddır. Her birinin, bütün divan-ı eş'arının ruhunu eğer sıksan, elemkârane birer feryad damlar.”(bk. Sözler, s. 215)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun