İnsanın en çok zevk aldığı şey cinsellik mi?

Soru Detayı

İmam Gazali ihyau ulumiddin kitabında ne demeye çalışmıştır?
Şehvet ise, insanın onu elde etmesi için gerekli bir vasıtadır. O da şehveti yerine getirmekte öyle bir lezzet vardır ki, eğer devamlı olsaydı onunla hiçbir zevk ve lezzet ölçülmezdi. O lezzet, cennette verilmesi va`dedilen lezzetlere dikkati çekmektedir. Zira hiçbir şekilde tadılmamış lezzete teşvik etmek faydasız ve gereksizdir.
1. Yani burada en yüksek bedensel lezzet cinsellik mi oluyor?
2. Yani bu lezzet devamlı olsa idi hiç bir lezzet buna yetişemez mi?
3. Ve cinsel şehvet cinsel ilişki bir zaman sonra tadı kaçıyor mu?
4. Tek aşk tek zevk sonsuz olan baki olan Yaratanda Allahtan mı aramalıyız?
5. Her şeyin geçici sadece ahirette kalıcı olanı mı sevmeliyiz?
Nasıl anlamalıyız?
6. Ben bir bekar genç olarak bu zevkin geçici olduğunu mu anlamalıyım? Ve nasıl anlamayayım? Bir zaman sonra geçiyor diye mi anlamalıyım?
Tek tek cümle cevaplarsanız sevinirim.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili konunun asıl Arapça metni için bk. İhya, 2/27-28.

1. Evet, İmam Gazali, insanın en çok lezzet aldığı şeyin cinsellik olduğunu söylüyor. Bu lezzet ise, çocuk sahibi olmaya yönelik verilmiştir. Yoksa, kimse, özellikle kadınlar o sıkıntıya gelmezlerdi. Bu tespit pek doğrudur.

2. Evet, her lezzet gibi, cinsel ilişkinin lezzeti de, bir kaç dakikalıktır. Eğer bu lezzet devam etseydi, insan diğer lezzetleri bırakıp  sürekli onunla meşgul olurdu.

3. Devam etmemesinden maksat, ilişki anından sonra devam etmez demektir. Yoksa, yaşla mütenasip olarak bir süre sonra devam etmez demek değildir. Çünkü, en yaşlı insanların da evlenmeleri, bunun göstergesidir. Zaman sıklığı açısından farklılık gösterse de, belli bir yaşta bu şehvetin tamamen yok olacağı anlamına gelmez.

4. Bu mana -aşk-ı hakiki olarak doğru olsa da- İhya’dan anlaşılmaz. Orada söz konusu edilen şudur:

Allah’ın bu dünyada insanlara verdiği lezzetlerin bir hikmeti de bu lezzetlerin uhrevi ücretleriyle beraber ahirette daha ulvi bir şekilde ehl-i imana verileceğini bildirerek salih amele teşvik etmektir.

5. Elbette asıl sevginin hedefi ebedi olan cennet hayatı olmalıdır. Ancak, Allah’ı sevdikten sonra, onun rızasını kazanma yolundaki her sevgi Allah hesabına geçtiğinden dünyadaki fani olan şeyler de olsa ebedilik karesine yazılacaktır.

Bediüzzaman hazretlerinin şu ifadeleri, konumuza ışık tutmaktadır:

“Hem gençliğin letafetini, güzelliğini; Cenab-ı Hakk'ın latif, şirin, güzel bir nimeti nokta-i nazarından istihsan etmek, sevmek, hüsn-ü istimal etmek, şâkirane bir nevi muhabbet-i meşruadır.

Hem baharı; Cenab-ı Hakk'ın nurani esmalarının en latif, güzel nakışlarının sahifesi ve Sâni'-i Hakîm'in antika san'atının en müzeyyen ve şaşaalı bir meşher-i san'atı olduğu cihetiyle mütefekkirane sevmek, Cenab-ı Hakk'ın esmasını sevmektir.” (Sözler, 640)

6. Bunun cevabı 3. maddede vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1.456 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR