Allah rızası için seven, kibirli ve kırıcı olmayan, güler yüz gösteren kimseler günümüzde saf olarak görülmektedir. Bunlara karşı nasıl sabretmeliyiz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu husus inançla ilgili bir meseledir. Dünyayı ahiretine tercih eden bir insan küçük bir menfaati için yalan söylemeyi, insanları kandırmayı, ticaretine hile katmayı başarı ve iftihar vesilesi olarak nitelerken, dünyası için ahiretine feda etmeyen bir mümin bunları kendisi için bir zillet olarak kabul etmektedir. Çünkü o şu ilahi ve nebevi ikazlara kulak vermiştir.

“Rahman’ın (has) kulları o kimselerdir ki, onlar yeryüzünde tevazu ile yürürler. Cahiller kendilerine sataştıklarında 'Selametle kalın.' deyip geçerler.” (Furkan, 25/63)

“Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme, çünkü toprağı yaramazsın, boyca da dağlara eremezsin.” (İsrâ, 17/37) ve

“İnsanlara karşı böbürlenme, yeryüzünde çalımla yürüme! Çünkü Allah övünen, gururlanan hiç kimseyi sevmez.” (Lokman 31/18).

 "Kendini büyük gören yahut kibirli kibirli yürüyen kimse, Allah'ın huzuruna, Allah kendisine gazablanmış olarak çıkar." (Ahmed b. Hanbel, II, 118).

(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır." (Tirmizî, Birr, 36.)

"Muhakkak Allah Teâlâ, bana, sizin mütevazi olmanızı vahyetti." (Rizazu's-Salihin, II, 37).

"Her kim Allah için alçakgönüllülük yaparsa, Allah muhakkak onun derecesini yükseltir." (Müslim Bir ve's Sıla, 69; Tirmizî, Birr, 82).

Bu ikaz ve müjdeler sabır kaynağı olmalıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun