İbadette şuur ve önemi nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Şuur, Arapça’da hissetmek, kendinin ve etrafındaki şeylerin farkında olmak, kendi hareketlerini objektif olarak gözlemleyebilmek, irade sahibi olmak gibi manalarda kullanılır.

Şuurlu insan bir bardak suyu içerken, bir lokma ekmek yerken, bunları ruhu yani maneviyatı adına yapar ve böylece sevap kazanır. Şuurlu insan en basit dünyevi işleri bile Allah’ın gözetimi altında huzur halinde yapar, edebince iş görür.

Yüce Allah, insanı kendisine kulluk yapması için yaratmıştır. Nitekim,

"Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız."(Bakara, 2/21)

mealindeki, ayette, insanlara Allah'a ibadet etmeleri emredilmiş; ayrıca insanın yaratılış gayesinin kulluk olduğu bildirilmiştir.(Zâriyât, 51/56)

"De ki: (Ey insanlar!) Kulluğunuz ve niyazınız olmasa Allah size ne diye değer versin!"(Furkân, 25/77)

ayet-i kerimesinde de Allah'ın ancak kendisine ibadet ve itaatte bulunanlara değer verdiği belirtilmiştir.

İbadet denilince sadece namaz, oruç, zekât ve hac gibi belli zamanlarda yapılan hususi ibadetler anlaşılmamalıdır.

İbadet en geniş anlamıyla; Allah'ın sevgisini ve rızasını kazanmak niyetiyle O'nun sevdiği güzel davranışlarda bulunmak ve Allah'ın yasakladığı, sevmediği, hoşnut olmadığı düşünce, söz ve davranışlardan sakınmaktır.

İbadet; kulun hayatını Allah'a adaması, bütün varlığıyla O'na bağlanması ve her işinde O'nun hoşnutluğunu aramasıdır. Bunun için niyet çok önemlidir. Zira Hz. Peygamber (asm) "Ameller niyetlere göre değer kazanır..." buyurmuştur. (bk. Buharî, İman, 42; Müslim, İmâret, 155)

Müslüman, her işini, her söz ve davranışını halisane bir niyetle yaparsa bütün ömrü ibadet kıvamına ulaşır. Onun, ailesinin geçimini helalinden sağlamak için çalışması, sağlığını korumak ve ibadetlere dayanıklı olmak için yemesi, içmesi, uyuması ve dinlenmesi bile ibadet olarak değer kazanır. Çünkü onun bütün hayatı ibadettir.

Dinimizde ibadet kapsamı oldukça geniş tutulmuş ve sevap kazanma yolları son derece kolaylaştırılmıştır. Mesela:

Başkalarına zarar vermesin diye yoldaki bir taşı kaldırıp atmak bile ibadet sayılmıştır. (Buharî, Cihad, 128)

"(Mümin) kardeşine tebessüm etmen bir sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Gözü sakat kimse için görüvermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman sadakadır. Kovandan kardeşinin kovasına su boşaltman sadakadır." (Tirmizî, Birr, 36)

“Bir Müslümanın diktiği ağaçtan, insanlar ve hayvanların yedikleri şey onun için sadakadır.” (Müslim, Müsâkât, 7)

Ayrıca, susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe kuyudan su çıkararak içiren birinin günahlarının bağışlandığı bildirilmiştir. (bk. Buharî, Müsâkât, 9)

Müslüman, gecesiyle gündüzüyle, kışıyla baharıyla bütün vaktini; gençliğini, yaşlılığını kısaca ömrünün tamamını kulluk bilinci ve ibadet neşesiyle geçirmek zorundadır.

Zira ölüm ne zaman, nerede, kaç yaşında, ne yaparken gelecek bilemiyoruz. O halde dünya hayatı son bulana kadar ibadet şuurunda olmak gerekir. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır:

 "Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!" (Hicr, 15/99)

Allah'a kulluk borcu ve verdiği sayısız nimetlerin şükür nişanesi olan ibadetlerin belli bir zamana has olmadığı, aksine hiç ara verilmeden devamlı olarak yerine getirilmesi ve hayatın her anının ibadete dönüştürülmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz de "Amellerin Allah Teâlâ'ya en sevimli olanı, az da olsa devamlı yapılanıdır." (Müslim, Müsâfirîn, 218) buyurarak, ibadetlerde sürekliliğin önemine işaret etmiştir.

O halde; hayatımızın her anını ibadetlerle güzelleştirmeli, her an ölecekmiş gibi hazırlıklı olmalı, "Kendinize azık edinin." (Bakara, 2/197) emri gereği salih ameller işleyerek ebedî yolculuk için azık hazırlamalıyız.

İlave bilgi için tıklayınız:

İbadet niçin yapılır? Cennet vaad edilmeseydi ve cehennemle korkutulmasaydık ibadet eder miydik?

Gâibane ve huzurane ibadet ne demektir? Fatiha suresi buna örnek olabilir mi?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
373 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun