Allah onlara hiçbir delil indirmedi, ne demektir?

Tarih: 19.07.2016 - 00:52 | Güncelleme:

Soru Detayı

1- Necm suresi 23. ayet: Onlar (bu isimler) ancak sizin ve babalarınızın onları isimlendirdiğiniz isimlerdir. Allah onlara hiçbir sultan (delil) indirmedi. Onlar sadece zanna ve nefslerinin arzuladığı şeylere tâbî oluyorlar. Ve andolsun ki, onlara Rab'lerinden hidayet geldi.
- Allah onlara hiçbir delil indirmedi diyor fakat onların tanrı olmadığına karşı bir şey söylemiyor sadece onlara hiçbir delil indirmedi diyor, onların ismini de siz uydurdunuz diyor ama onların tanrı olduğunu ifade eden bir kelime yok gibi. Bu ayette onların Tanrı olmadığı söylenmiyor sadece onlara delil indirmedi deniyor.
- Bu durumda onların da haşa tanrı olduğu anlamı çıkmaz mı?
2- Al-i İmran112. ayet: “Onlara, nerede olurlarsa olsunlar bir aşağılanma damgası vurulmuştur. Ancak Allah'tan bir ahitle veya insanlardan ahitle bundan kurtulabilirler. Onlar Allah'ın gazabına uğramış ve sefalete mahkûm olmuşlardır. Bunun sebebi de Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleridir. Zira isyan etmişler ve haddi aşmışlardır.”
- Bu ayette Allah gazabına uğradıklarını ve sefalete mahkum olduklarını söylüyor bunun sebebinin ise ALLAH ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberlerini haksız yere öldürmeleri olduğunu bildiriyor. fakat niye ALLAH ayetleri inkar etmelerini sebep yapmış ?
- ayetleri inkar eden hristiyanlar da vardı başka dinden kişilerde vardı ve hala var buna rağmen neden yahudiler ALLAH ın gazabına uğruyor sefalete mahkum oluyorda başka kişiler uğramıyor ?
- yoksa başka kişilerinde uğradığı hakkında ayet var mı ? varsa paylaşır mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

İlgili ayetin meali:

“Aslında bu putlar sizin ve atalarınızın uydurduğu, kuru isimlerden, boş lafızlardan başka bir şey değildir. Allah onların tanrı olduklarına delil olabilecek hiçbir şey indirmemiştir. Onlar sadece zanlarına ve nefislerinin heva ve heveslerine uyarlar. Halbuki onlara Rableri tarafından uyacakları mükemmel Rehber çoktan gelmiş bulunuyor!” (Necm, 53/23)

“Allah onların tanrı olduklarına delil olabilecek hiçbir şey indirmemiştir.” mealindeki ayetin bu ifadesiyle “Mantıki istidlal" yoluyla “tevhid inancı” nazara veriliyor. Çünkü müşrikler de bu kâinatın bir tek yaratıcısı olduğuna inanıyorlardı. Bu inançları değişik ayetlerde vurgulanmıştır. Onlar putları sadece Allah katında birer şefaatçi olarak düşünüyorlardı.

İşte bu ayette deniliyor ki:

“Madem kâinatın yaratıcısı olan Allah birdir. O halde gaybi bir konunun tespiti, ancak Onun verdiği bilgiyle mümkündür. Varlıkların şehadetiyle sonsuz ilim ve kudrete sahip olduğu bilinen Allah’ın bilgisi dışında varlık aleminde hiç bir şey cereyan etmez. Öyleyse putların ona ortak olup olmadığı da ancak onun bildirmesiyle öğrenilebilir. Halbuki insanlık tarihi boyunca gönderilen hiçbir vahiyde bunların ‘Allah’ın ortağı’ olduğuna dair hiçbir bilgi yoktur. İlimden bir kırıntının bile bulunmadığı bu putların ortaklığı konusundaki spekülasyonlar, delilsiz bir tahminin, evhamdan kaynaklanan bir zannın ve bir uydurmanın ürünüdür...”

Kısaca belirttiğimiz bu konunun önemine binaendir ki, “Allah onların tanrı olduklarına delil olabilecek hiçbir şey indirmemiştir.” mealindeki ayetin ifadesi, Kur'an’da adeta bir klişe olarak kullanılmıştır.

Meallerini vereceğimiz ayetlerde de bu klişenin kullandığını görüyoruz:

“Sizin Allah’tan başka ibadet ettiğiniz tanrılar, sizin ve atalarınızın uydurduğu birtakım boş isimlerden ibarettir. Allah onların tanrı olduklarına dair hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm yetkisi yalnız Allah’ındır. O ise, başkasına değil, yalnız Kendisine ibadet etmemizi emir buyurmuştur. İşte dosdoğru din! Fakat insanların çoğu bunu bilmezler." (Yusuf, 12/40)

“Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.” (Hac, 22/71)

- Kur’an’ın onlarca yerinde “Allah’ın ortağı olmadığına” dair bilgiler verilmiştir. Kur'an’ın bir ayetinin diğer ilgili ayetlere bakan ve onları tasdik eden bire yüzü birer gözü vardır. Farklı ifadelerin kullanılması, farklı incelikleri olan ve belagat ilminin güzel gördüğü bir “tefennün” (aynı konuyu değişik ifadelerle anlatma) sanatıdır.

Cevap 2:

Kur'an’da Yahudilerle ilgili kıssaların tekrar edilmesi, onların önemli bir kısmının Medine’de ikamet etmeleridir. Müşrik Araplar, kitapları olduğu için Yahudilerin kendilerinden daha çok bilgili olduklarını düşünüyor ve bunların farklı olduklarını kabul ediyorlardı.

Bundan ötürü Yahudilerin müşrik Araplar üzerinde, özellikle din konusunda büyük etkisi vardı.

Yahudiler ise, İslam’a en büyük düşman olduklarından her fırsatta müşrikleri onlara karşı gösterdikleri bu hüsnü zanlarını da istismar ederek onların İslam’a girmelerin engelliyorlardı.

Yahudilerin genellikle peygamberlere karşı gelmeyi bir huy haline getirdikleri ve asırlar boyu bunlara verilen zillet, yoksulluk gibi nişanelerle/açıkça cezalı olduklarını gösteren sosyolojik belgelerle cezalandırıldıkları bildirilmiştir. Bu huylarını İslam’a karşı da etkin olarak kullanan Yahudilerin bu durumu Kur'an’da değişik ayetlerde vurgulanmıştır.

İşte bu ve benzeri sebeplerden ötürü, Kur'an’da Hz. Musa ve Yahudiler hakkında önemli açıklamalara yer verilmiştir. Peygamberleri yalanlamak onların eskiden beri huyları olduğu, Arapların bunu dikkate alarak onların İslam karşıtı tavırlarına kanmamalarına tavsiyede bulunulmuştur.

- Yoksa tarih içerisinde, Hz. Nuh kavmi, Hz. Salih kavmi, Hz. Lut kavmi ve benzeri birçok isyankâr kavimlerin helak olduğu bilinmektedir.

“Biz Firavun hanedanı düşünüp ibret alsınlar diye, senelerce onları kuraklık, kıtlık ve ürün azlığı ile cezalandırdık.” (A'raf, 7/130)

mealindeki ayette Hz. Musa’ya karşı çıkan Firavun’un kavmi olan Kıptilerin de açlık zilletiyle cezalandırıldığı ifade edilmektedir.

Çağımızda da pek çok ülkede değişik musibet ve afetler oluyor. Fakat gafil insanlar bunları tesadüfe veriyorlar...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun