Yahudiler, Uzeyir Allah'ın oğludur, demişler mi?

Tarih: 22.07.2016 - 01:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bir sitede şöyle bir iddia var:
- ALLAH madem bir grup Yahudi’yi kastediyordu neden Yahudilerden bir kısmı demedi?
- Oysa içlerinden bir takımı, Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi. (Sure 2: 75) örneğin bu ayetteki gibi içlerinden bir takımı kastedilince ALLAH söylüyor fakat burada içlerinden bir takımı olduğu nerden çıktı?
- Bu ayette, Yahudiler ve Hıristiyanlar, farklı kişiler için AYNI tanımlamayı ve öğretiyi kullanan iki ümmet olarak sunulmuştur. Yahudi ve Hıristiyan inançlarının bu şekilde bir çift halinde verilmesi ise bizi iki sonuca ulaştırır:
a) Mesih'in Tanrı'nın Oğlu olması, Hıristiyanlığın temel inançlarından biridir; bu sebeple Üzeyr'in Tanrı'nın Oğlu olması, Yahudiliğin temel inançlarından biridir. Oysa Yahudi inanç ve gelenekleri bu paralelliği ve çıkarımı yalanlamaktadır.
b) Mesih'in Tanrı'nın Oğlu olduğuna azınlıktaki Hıristiyan grupları değil, Hıristiyanların büyük bir çoğunluğu inanmaktadır. Hatta Hıristiyanlık dışına çıkmış sapkın gruplar bile Mesih'i "Tanrı'nın Oğlu" olarak görürler. Ayetteki paralellik bize Yahudilerin büyük bir çoğunluğunun "Üzeyr'in Tanrı'nın Oğlu olduğuna" inandığını ima etmektedir. Oysa bu iddia hem hatalıdır hem de İslam ilahiyatçılarının hazırladıkları savunma ile çelişkilidir. Bu iddialara nasıl cevap verilebilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evet, Yahudiler Uzeyir Allah'ın oğludur.” demişler. Çünkü bu bilgi, kırk yönden mucize olan ve bütün muarızlarına meydan okuyan, verdiği kevni / ontolojik ve gaybi haberlerin, zamanı geldiğinde olduğu gibi çıktığı görülen Kur'an gibi semavi / ilahi kimliği ispat edilen bir kitapta söz konusu edilmiştir.

Kur'an’ın Allah’ın kelamı olduğuna iman eden herkesin bu bilginin doğruluğuna da inanması, imanının gereğidir. Kendi kitapları olan Tevrat’ı bile tahrif etmekten ve peygamberlerini öldürmekten çekinmeyen Yahudilerin bunu inkâr etmelerinin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur.

- İşte Allah’ın verdiği bilgi:

“Yahudiler, 'Uzeyir Allah'ın oğlu.' dediler, Hristiyanlar da 'Mesih Allah'ın oğlu.', dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. (bu iftiralarını)Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!" (Tevbe, 9/30).

- Bu ayetin nüzul sebebi şudur:

Rivayet olunduğu üzere, Resulullah'ın huzuruna Yahudi hahamlarından Sellam b. Mişkem, Numan b. Evfa, Şas b. Kays ve Malik b. Sayf gelmişlerdi ve “Biz / Yahudiler sana nasıl tabi olabiliriz ki; sen bizim kıblemizi terk ettin, Uzeyir’in Allah’ın oğlu olduğunu da kabul etmiyorsun.” demişlerdi. Daha eski devirlerde de buna benzer şeyler söyleyenler olmuştu. Bazı rivayetlere göre, bu sözü söyleyen Fenhas b. Azura adındaki hahamdır. Bu aynı zamanda "Allah fakirdir, biz zenginiz." diyen kimsedir. (bk. Taberi, Beğavi, Razi, Kurtubi, ilgili ayetin tefsiri)

- Bunun sebebi de Yahudiler, Tevrat ile amel etmeyi bırakmışlar, peygamberlerini de öldürmeye başlamışlardı. Tevrat'ı bilen kalmamış, kimi ölmüş, kimi öldürülmüş, kimi de unutmuş gitmişti. Allah Teâlâ onu onların kalplerinden silmişti. Nihayet Tevrat ve Tabut (kutsal emanetlerin bulunduğu sandık) ortadan kaldırılmıştı.

Sonra  Hz. Uzeyr  Allah'a tazarru ve niyaz etmiş, Tevrat'ın hıfzı kendisine ihsan olunarak, genç yaşında İsrailoğullarına gelmiş ve ezberden Tevrat'ı yeniden yazmış. Ve işte o vakit "Bu başka türlü olmaz, muhakkak bu Allah'ın oğludur." demişler ve daha sonra Hristiyanların "İsa Allah'ın oğlu." sözüne bir kapı açmışlardır. (krş. Taberi, Maverdi, Beğavi, ilgili yer)

- Bu sözün doğruluğunun en büyük bir delili, bu ayet nazil olduğu zaman Kur'an’a karşı düşmanlıklarında en ufak bir bahaneyi kaçırmayan Medine Yahudilerinin "Biz böyle bir şey söylemeyiz, bunun aslı yoktur."diye hiçbir itiraz ve inkârda bulunmamış olmalarıdır. (bk. Beydavi, Şaravi, ilgili yer)

- Bu sözü söyleyen bütün Yahudiler mi, yoksa onlardan bazıları mı?

İslam kaynaklarında, bu konuda üç ayrı yoruma yer verilmiştir.

a) Eskiden Yahudiler “Uzeyr Allah’ın oğludur.” demişler, ancak zaman içinde bu yaygın düşünce kaybolmuştur. Kur'an’da bu tarihi düşünce seslendirilmiştir.

b) “Uzeyir Allah’ın oğludur.” diyen yalnız bir kişidir, o da  Fenhas b. Azura adındaki hahamdır.

c) Yukarıda ifade edildiği üzere, bu sözü söyleyenler: Sellam b. Mişkem, Numan b. Evfa, Şas b. Kays, ve Malik b. Sayf  adındaki Yahudi hahamlarıdır. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri)

- Yahudilerin bir kısmı bunu söylediği halde, Kur'an’da mutlak olarak “Yahudiler” kelimesinin kullanılması şöyle açıklanabilir:

- Arapların geleneksel kültürlerinden biri de “bir topluluğu ifade eden bir lafzı, tek bir fert  için” kullanmalarıdır. Örneğin; “Filan adam atlara biniyor.” ifadesi, bütün hayatında sadece bir tek ata binmiş kimse için de kullanılabilir. (bk. Razi, ilgili yer)

- Keza, Arap edebiyatında, umumu ifade eden bir lafzın kullanılıp onunla hususi  şeylerin kastedilmesi, makbul olan bir kuraldır. Nitekim,

“Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: ‘Düşmanlarınız olan insanlar size karşı ordu hazırladılar, aman onlardan kendinizi koruyun.’ dediklerinde, bu tehdit onların imanlarını artırmış ve 'Hasbünallah ve ni’me’l-vekil" (Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!)' demişlerdir.” (Al-i İmran, 3/173)

mealindeki ayette “Düşmanlarınız olan insanlar size karşı ordu hazırladılar.” diyenler birkaç kişi olduğu halde, insanların umumunu ifade eden (NAS) kelimesi kullanılmıştır. (Kurtubi, ilgili yer)

- Keza, Yahudilerden bir kısmı bu sözü söylemiş, diğerleri ise buna karşı çıkmamakla, bir nevi “sükutla ikrar” etmiş ve bu suça ortak olmuşlardır. Bu sebeple Kur'an’da “Yahudiler” sözcüğünün kullanılması tercih edilmiştir. (bk. İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun