Algıda seçicilik, kötü mü?

Tarih: 10.06.2024 - 14:44 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Algıda seçicilik, İslam açısından kötü müdür? Eğer kötü ise bundan nasıl kaçınırız?
- İnsanoğlu neden görmek istediklerini görüp, duymak istediklerini duymak ister? Bu şekilde diğer faktörleri görmezden gelmek İslam dini açısından kötü değil midir?
- Algıda Seçicilik, İslam ile çelişmez mi? Eğer çelişiyorsa Müslümanları bu konuda nasıl bilinçlendirebiliriz?
- Algıda Seçicilik, bireyin kendi önyargılarının farkına varmasını engeller mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Algıda seçicilik, insanların, çevrelerinden gelen bilgileri işlerken bazı bilgileri diğerlerine tercih etme eğilimlerini ifade etmek için kullanılan bir kavramdır.

Algıda seçicilik eğiliminin, insanın fıtratına koyulmasındaki temel amaçlardan birisi, insanı maruz kaldığı bilgi bombardımanı içinde korumaktır. Çünkü insanlar her an çevrelerinden gelen binlerce bilgiye maruz kalırlar. Bunlar içinde boğulmayıp sadece ilgi alanlarına ve ihtiyaçlarına uygun olanlarına odaklanmaları ancak algıda seçicilik sayesinde olmaktadır. Yoksa yığınlarca bilgi içinde kafaları karışacak ve hiçbirisine odaklanamayacaklardı.

Oysaki algıda seçicilik sayesinde ihtiyaç duyduğu bilgiye daha hızlı ulaşabilir.

Mesela, dışarıdaki aç bir insanın dikkatini öncelikle elbise vitrinleri değil, lokantalar ve manavlar çeker veya elbise almak istiyorsa lokantaları görmez bile, sadece vitrinlere odaklanır. Bu da onun işini kolaylaştırır. Veya sağlık sorunları olan bir kişi, çevresinde öncelikle sağlıkla ilgili duydukları ve gördükleri dikkatini çeker. Bu da ona sağlığını koruma konusunda yardımcı olur.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Bu çerçevede algıda seçicilik, insanın değerlerini, inançlarını, dünya görüşünü, kimliğini ve bilgisini koruma ve güçlendirme görevi de görür. Çünkü dünyaya inançları doğrultusunda bakar, inancı ile örtüşen veya örtüşmeyen şeyler dikkatini çeker.

Mesela, inançlı bir insan yolda yürürken sarhoş olmuş etrafa küfreden birisini görse, hemen fark eder ve içkinin haram olmasının nedenlerini bir kez daha anlar ve Allah’a hamt eder. Ama dini hassasiyeti yoksa, evinde içki içiliyorsa, o kişi sarhoş birisini görünce pek de umursamaz, belki de bunca bilgi ve uyaran içinde onu görmez bile.

Görüldüğü gibi temelde algıda seçicilik; duygu ve düşüncelerine âdeta sınır konulmayan insanın hayatını kolaylaştırmak için Allah’ın yarattığı bir özelliktir.

Ancak algıda seçiciliğin kişinin dünya ve ahiret saadetine yardımcı olması fıtrata uygun düşünüp bilinçli yaşamasıyla mümkündür. Çünkü algıda seçicilik özelliği istisnasız herkeste vardır. Dolayısıyla insan olma özelliğinden dolayı herkes çevreye ihtiyaçları, inançları, değerleri penceresinden bakar. Yani bir miktar objektif değil de taraflı bakar.

Ancak ön yargıları çok güçlü olan ve yeni bilgi ve deneyimlere açık olmayan ve mantığını kullanmayan insanlar algıda seçiciliğin olumsuz etkilerinin daha fazla etkisi altında kalırlar ve zarar ederler. Bunlar büyük çoğunlukla bu ön yargılarını pekiştiren şeylere odaklanır ve bazen de istismarcıların kurbanı olabilirler. 

Mesela, bir insanla ilgili ön yargısı varsa, onunla karşılaştığında ön yargısını tasdik eden olumsuz özellikler daha çok dikkatini çeker. Çünkü inançlarını ve ön yargılarını doğrulayan veya destekleyen bilgilere daha açıktırlar. Bu özelliğinden dolayı kişi bazen yanılabilir, yanlış değerlendirme yapabilir, gerçeği algılamakta zaman zaman sorun yaşayabilir.

Mesela, reklam şirketleri ve pazarlamacılar insanın bu zafiyetini en fazla kullanan kişilerdir.

Kişinin duygusal durumu da algıda seçiciliği etkiler. Örneğin, kişi stres altındayken veya üzgünken, daha olumsuz bilgilere odaklanma eğiliminde olabilir.

Burada önemli olan kişinin algıda seçicilik konusundaki farkındalığının yüksek olup olmamasıdır. Bunun için de yüce yaratıcı insana aynı zamanda mantık ve muhakeme etme yeteneği vermiştir. Allah, Kuran-ı Kerim’de insanın aklına gelen, duyduğu, okuduğu ve gördüğü her şeyi mantık süzgecinden geçirmesini talep etmektedir.

Görüldüğü gibi algıda seçicilik temelde insanın hayatını kolaylaştıran bir yetenektir. Allah insanın duygu ve düşüncelerine bir sınır koymadığı için algıda seçicilikte de bir sınır yoktur. Ancak Yüce Yaratıcı insanların bu yeteneklerini iki dünyalarının saadeti için dengede kullanmalarını sağlamaya yönelik mantık ve muhakeme kabiliyeti vermiştir.

İnsan aklını kullanarak algılarına bir istikamet verebilir, faydalı tarafa kanalize edebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 5
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun