Abdullah İbn-i Mesud, Felak-Nas surelerini, Mushaftan saymıyor muydu?

Tarih: 12.10.2015 - 08:15 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İbn-i Mesud (r.a) Hazretlerinin Felak-Nas Surelerini kabul etmeyişi ile ilgili Buharide hadis varsa Fahreddin Razi ve İbn-i Hazm nasıl inkar etmişler?
- Buhari’de şöyle bir hadis var mı?

ثنا علي بن عبد الله حدثنا سفيان حدثنا عبدة بن أبي لبابة عن زر بن حبيش ح وحدثنا عاصم عن زر قال سألت أبي بن كعب قلت يا أبا المنذر إن أخاك ابن مسعود يقول كذا وكذا فقال أبي سألت رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال لي قيل لي فقلت قال فنحن نقول كما قال رسول الله صلى الله عليه وسلم
Bana Ali b. Abdullah anlattı, dedi ki: Bana Süfyan anlattı, dedi ki: Ubade b. Ebi Lubabe ve Asım Zirr b. Hubeyş’ten anlattılar, dedi ki: Ubeyy b. Ka’b’a sordum ve dedim ki: “Ya Eba Munzir! Kardeşin Abdullah b. Mes’ud şöyle şöyle sözler söylüyor (muavvizeteyn Kur’an’dan değildir diyor), sen ne dersin?” Ubeyy dedi ki: Bu iki sureyi ben de RasululIah (asm)’a sordum, bana dedi ki: “Bunlar Kur’an’dandır, oku!” Ben de okudum.” Sonra Ubeyy dedi ki: “İşte biz de Rasulullah’ın okuyup söylediği gibi okuyoruz.” (Buhari, “es-Sahih”, 3/335, Tefsir kitabı, bab 114, hadis 4977)
- Ayrıca bu olayı detayıyla kritiğini yaparsanız çok memnun olurum. Bazıları bunun yalan olduğunu, bazıları da bunun doğru olduğunu fakat daha sonra İbn-i Mesud'un Mushafını yaktırdığını söyler.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Soruda işaret edildiği gibi, İbn Mesud’un Felak-Nas surelerini kendi Mushafına yazmamıştır. Bununla beraber, Buhari’de: “Şöyle şöyle söylüyor.” ifadesiyle İbn Mesud’un ne dediği açıkça bildirilmemiştir.

- Ahmed b Hanbel, Bezzar, Taberani gibi bazı alimlerin yaptığı rivayete göre, Abdullah b. Mesud, Felak-Nas surelerini Kur’an’dan saymıyordu. (bk. Suyuti, ed-Dürru’l-Mensur, 6/416)

- Bu rivayeti aktaranlardan biri olan Bezzar, bizzat kendisi “Sahabeden hiçbir kimsenin İbn Mesud’un bu görüşüne katılmamış olduğuna; aksine Hz. Peygamberin bu sureleri namazda okuduğuna dair sahih haberlerin varlığına” dikkat çekmiştir. (Suyuti, a.g.y; İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 8/742-743)

- Sahih hadislerde, Hz. Peygamber (asm)'in, “Felak ve Nas surelerinin kendisine Allah tarafından indirildiğine” dair açık beyanına yer verilmiştir. (bk. Müslim, el-Müsafirin, 264/814; Tirmizi, Sevabu’l-Kur’an 1; Ebu Davud, Salat, 354; Nesai, İstiaze 1)

- Ebubekir el-Bakıllani ve Kadı Iyaz gibi bazı alimlere göre, İbn Mesud Felak-Nas surelerinin Kur’an’dan olmadığını söylememiş, yalnız onların Mushafta yazılmamasını savunmuştur. Çünkü o, bu iki surenin Mushafta yazılması konusundaki Hz. Peygamberin iznini duymamış ve böyle bir izin olmadığı takdirde de yazılmaması gereğini vurgulamıştır. (bk. İbn Hacaer, a.g.y)

- İbn Hazm, Fahreddin Razi ve İmam Nevevi, -kuvvetli ihtimalle söz konusu rivayetlerin farklı ifadelerle aktarılmasını ve konunun önemini de nazara alarak- bu rivayetlerin sahih olmadığını belirtmişlerdir. Fakat İbn Hacer, “Konuyla ilgili ortada sahih rivayetler vardır. Sahih rivayetleri sağlam deliller olmadan eleştirmek doğru değildir.” diyerek bu eleştirileri reddetmiş ve “bunun bir tevilinin olabileceğini” belirtmiştir. (İbn Hacer, a.g.y)

- Razi konuyla ilgili şunları söylemiştir: “Rivayetlere göre, İbn Mesud Fatiha ve Felak-Nas surelerini Kur’an’dan silmiş (Mushafına almamıştır). Ancak (dini risk taşıyan bu konuda) İbn Msud’a hüsnü zan etmemiz lazımdır. Onun bu düşüncelerinden vazgeçtiğini kabul etmemiz gerekir.” (Razi, Tefsir, 1/186)

Diğer bir yerde ise, yine “Tevatürler sabit olan Felak-Nas surelerinin Kur’an olduğunu inkâr etmenin dini riskine” dikkat çeken Razi, -başkaca bir delile dayanmadan- bu rivayetlerin “galib-i zanna göre, yalan ve batıl olduğunu” belirtmiştir. (Razi, 1/190)

- Nevevi de Felak-Nas surelerinin Kur’an’da olduğuna dair Müslim’deki hadise yer verdikten sonra, “İbn Mesud’un buna aykırı sözler söylediğini rivayet edenlerin bu rivayetleri reddedildiğini” belirtmiştir. (Nevevi, Şerhu Müslim,6/96)

- Denilebilir ki, İbn Mesud’un bu iki sureyi Kur’an’dan saymamasının önemli bir sebebi, Peygamber Efendimiz (asm)'in onları sık sık dua yerine okuması, hastalandığında okuyup kendine üflemesi, yatağa girerken yine İhlas suresiyle birlikte bu iki sureyi okuyup  avuçlarına üfleyip  bedenine sürmesi gibi hususlar olabilir. Bütün bu işlemler onların -manasına uygun olarak- birer dua olduğunu düşünmüş olabilir.

Fakat sahih hadisler, sahabenin icmaı ve ümmetin ittifakı dururken, bu görüşe elbette itibar edilmez ve hiçbir zaman edilmemiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun