“Yeryüzünü donmuş su üzerine yayan Allah'ı tesbih ederim.” duasındaki, "yeryüzünü donmuş su üzerene yaymak" ne demektir? Coğrafi olarak yeryüzü mağma katmanının üzerinde değil midir?

Tarih: 29.02.2012 - 08:48 | Güncelleme:

Soru Detayı
- Coğrafi olarak yeryüzü magma katmanının üzerinde değil midir?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Yeryüzünü donmuş su üzerine yayan Allah´ı tesbih ederim.” şeklindeki duada işaret edilen konu, bir hakikattir. Donmuş su ile kasdedilen, toprak tabakası altındaki taş tabakasıdır.

Bütün eşyanın aslı, su gibi sıvı ve akışkan bir maddeden yaratılmıştır. Bu gerçek, hem İslam açısından hem de fen açısından böyledir. Güneş sistemi ve bu sisteme bağlı olan gezegenler, başlangıçta basit bir cevherdi, yani maddenin esası ve bileşensiz halindeydi.

Daha sonra bu cevher buhara dönüşmüş, sonra bu buhardan lava benzer akışkan bir ateş yaratılmış ve bu akışkan ateş soğuyarak katı ve maddi bir formata dönüşmüştür. Katılaşan o madde, şiddetli hareketin tesiri ile biribirinden koparak farklı gezegenlerin ve sistemlerin oluşmasını netice vermiştir.

İşte güneş ile dünyanın, başlangıçta hamur gibi imtizaç içinde olması bu manadadır. Zaten fen derslerinde de dünyanın güneşten kopan ve daha sonra soğuyarak gezegen olan bir kitle olduğu anlatılır.

“Sonra da yeri yayıp (düzenleyip) döşedi.” (Nâziât, 79/30)

mealindeki ayeti, göklerin yerden önce yaratıldığını bildirdiği gibi,

"(Gök ile yer) bitişik iken, biz onları birbirinden koparıp ayırdık.” (Enbiyâ, 21/30)

mealindeki ayet de görklerive yerin her ikisinin de bir maddeden beraber yaratıldığını, sonra birbirinden ayırd edilmiş olduklarını gösterir. (bk. İşratatü’l-icaz, Bakara 29. Ayetin tefsiri)

İnsanın yaratılışında gördüğümüz bir çok hakikat, kainatta yaratılan varlıkların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. Bir damla sudan; kan, et, kemik, diş, saç, deri, ciğer, böbrek, dalak, damar,.. gibi binlerce farklı özelliği yaratan Allah, mahiyetini bilemediğimiz bir sudan da farklı özelliklerde olan kâinatı ve içindekileri yaratmıştır.

Ayrıca insanın aslı olan bir damla suyu da Allah yaratmıştır.

Demek ki, insan için geçerli olan bu durum, kâinat ve içindekiler için de geçerlidir.

Buna göre, yer küresinin aslı su gibi bir maddedir. Su gibi olan bu madde Allah’ın izniyle donar, taş olur. Taş da yine Allah’ın izniyle toprak olur.

Diğer taraftan, bu tesbihte geçen “arz” kelimesi toprak demektir. Demek o su, çok yumuşaktır; üstünde durulmaz. Taş çok serttir, ondan istifade edilmez. Onun için sonsuz rahmet sahibi Allah, toprağı taş üstünde serer, insanların, hayvanların ve bitklerin istifadesine sunar. (bk. Nursi, Sözler, Yirminci Söz, Birinci Makam, Üçüncü Nükte)

Duanın geçtiği tesbihat için tıklayınız:

İmam Azama nisbet edilen, subhanel ebediyyil ebed, duasının aslı ve tercümesi nedir?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun