Zulm ile abad olanın ahiri berbat olur mu?

Tarih: 12.02.2026 - 14:50 | Güncelleme:

Soru Detayı

Allah dünya hükümranlığını hile yapan zulmeden baskı kuran insanlara ve gruplara vermiş. "Zulm ile abad olanın ahiri berbat olur"u hiç görmedim. Allah’ın zalimlere fitnecilere mafyalara zorbalara olan bu sınırsız mühlet vermesi nedendir? İmtihan denilen şey kişinin ahiret inancını yitirince hayatı boyunca dilediği gibi at koşturmasını mı gerektirir? Allah kendisine inanan ve inkar edenler net ayrılsın diye günlük hayata hiç müdahale etmez mi? Bosna' da insanlar katledilirken, Cengiz hanın zulmünden diyar diyar kaçarken yahut Doğu Türkistan’da hayatlar biterken Allah sadece meleklerine ahiret için not mu aldırır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Zulm ile abad olanın ahiri berbat olur” sözü, doğrudan ayet değil, Kuran ce sünnet mantığının bir sonucu: Dünyada zulmedenler geçici güç kazanabilir, ama Allah’ın kaydı ve ahiret adaleti her zaman geçerlidir. Zulüm, kendi kendini mahveder ve hesap mutlaka sorulur.

Ahir yani sonu ifadesi, bazen dünyada olursa da ahirette kesindir.

Zulm ile abad olanın ahiri berbat olur mu?

Kuran’da bu kesin bir kural olarak verilmez; yani her zengin veya güçlü zalimin hemen helak olacağına dair bir ayet yoktur.

Ama vurgulanan temel mantık şudur: Zulüm yapanlar, dünyada güç kazanabilir, kısa süreli başarı elde edebilir. Ancak dünyada olmasa bile, ahirette zulmün hesabı kesinlikle sorulur.

Demek ki, “dünya imtihanı” ile “ahiret adaleti” ayrıdır: Dünyada zulmedenler kısa süreli zaferler elde edebilir, ama bu kesin olarak ahiret için bir güvence değildir.

Allah zalimlere neden mühlet verir?

Kuran’da birkaç sebep öne çıkar:

İmtihan: İnsanların kalbi ve niyeti sınanır. Zalimler, inananlara karşı birer sınavdır. Ahiret bilinci olmayanlar dilediği gibi hareket edebilir; bu “imkân tanınması” demektir, cezasızlık değil.

Zalimin kendi zulmünün sonuçlarını tatması: "Biz onlardan (o zalim inkârcılardan), her birini günahı sebebiyle yakaladık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik. Kimini korkunç bir çığlık yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Aslında Allah’ın muradı, onlara haksızlık etmek değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Ankebut, 40) mealindeki ayette de görüldüğü gibi, zulmedenler çoğu zaman kendi yaptıklarının bedelini görür. Bazen Allah hemen müdahale etmez; zulüm, kendi kendine bir çöküş ve fitne üretir.

Dünya ve ahiret dengesi: Kuran’da dünyada adalet her zaman tam sağlanmaz. Ancak Allah, zulmü kayda alır ve ahirette mutlaka hesap sorar. Bu, insanların özgür iradesi ve sınavının bir parçasıdır.

Allah günlük hayata neden müdahale etmez?

Allah müdahale eder ama genellikle doğrudan mucizeler veya peygamberler aracılığıyla olur. İnsanların özgür iradesi vardır; zulüm ve haksızlık, bir sınav ve imtihan alanıdır.

Bu, zulmedenlerin kontrolsüz kalması anlamına gelmez; ahiret kaydı ve hesap kesindir. Örnek:

Firavun, Nuh’un kavmi, eski kavimler: Zulüm, kısa süreli zafer getirmiş, ama Allah sonunda cezalarını vermiştir.

Bugün yaşanan zulümlerde de Kuran perspektifine göre Allah, “mühlet” verir, ama kayıt altındadır.

Özetle:

Dünya ve ahiret ayrı denklemlerdir. Dünya, imtihan, sınav, mühlet yeridir. Ahiret ise kesin adaletin tecelli ettiği yerdir.

Zulmün geçici zaferi, kalıcı bir güvence değil. Zalimler kısa süreli güç kazanabilir, ama ahirette mutlaka hesap sorulur.

İnsan iradesi ve sınavın geçerliliği için hemen doğrudan müdahale yok. Bazen olmuştur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun