Yatalak hasta olan eşine bakan ve bu durumdan şikayetçi olmayan bir hanımın durumunu açıklayan ayet veya hadis var mıdır?

Soru Detayı
- Yatalak hasta olan eşine bakan, onun her türlü ihtiyaçlarını karşılayan, bu durumdan şikayetçi olmayan bir hanımın durumunu açıklayan ayet veya hadis var mıdır ve bu hanımın kazancı nedir?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, hastalık istenilmez, ancak hastalık verilirse, tedavisine bakmakla beraber hem hastanın hem de hastaya bakanların buna razı olmaları gerekir. Çünkü hastalığa müptela olan da bu hastaya bakan da büyük mükafatlar alacaklardır. (bk. Nursi, Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a)

"... Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur."(Mâide, 5/32)

mealindeki ayet, bir insanı yaşatmaya vesile olmanın, bütün insanları yaşatmak gibi kıymetli ve değerli bir görev olduğunu bildirmektedir. Elbette bu hayata hizmet edenlerin de ona göre sevabı olacaktır.

Evet, hastalara bakmanın müminler için büyük sevabı vardır. Hatta hastaların keyfini sormak, fakat hastayı sıkmamak şartıyla ziyaret etmek, sünnet olduğu gibi, günahlara da kefaret olur, onları siler. (bk. Riyazü's salihin, s.368-370, no: 895-902)

Ayrıca hastaların duasını almak da son derece önemlidir. Çünkü,

 “Hastaların duasını alınız; onların duası makbuldür.” (İbni Mace, Cenâiz 1; Müsnedü'l-Firdevs, 1/1280; Feyzü'l Kadir, 1/341)

anlamında hadisler vardır. 

Hasta, akrabadan olursa, özellikle de soruda geçtiği gibi eşiyse veya annesi babasıysa, onlara hizmet önemli bir ibadet olur. Hatta sadece ahiret açısından değil, dünya nimetleri açısından da büyük faydaları vardır.

Nitekim Hz. Osman, eşi ve Rasûlullah (asm)'ın kızı Rukiyye'nin hasta bakıcılığını yaptığı için Bedir savaşına katılamadığında Peygamberimiz ona:

“Senin için, Bedir’e katılan bir kişinin aldığı ecir ve pay vardır.” demiştir. (bk. Buhârî, Fezâilu’s-sahâbe 7; Müsned, 2/101; Tirmizî, Menâkıb 19)

Bu nedenle -farzları yerien getirmek ve haramlardan da sakınmak şartıyla- hastaya baktığı için, farz olmayan ibadetleri yerine getiremeyen bir kişinin, bunların sevabından mahrum kalmayacağını söyleyebiliriz.

Demek ki, hasta çocuklara, çocuklaşmış ihtiyarlara veya bakıma muhtaç diğer hastalara hizmet eden hasta bakıcıların eline çok önemli bir ahiret ticareti geçmiştir. Hasta bakıcılar şevk ve gayretle o ticareti kazanma fırsatını iyi değerlendirmelidirler.

Onların dualarını almak, kalblerini hoşnut etmek ve vefâkârâne hizmet etmek, insanı dünya ve ahiret saadetine kavuşturur.

Bu iyilik ve şefkati, müminler sadece kendi çocuklarına, yaşlılarına ve bakıma muhtaç olanlara değil, başkalarının çocuklarına ve bakıma muhtaç olanlara da göstermekle görevlidirler. Çünkü müminler birbirinin din kardeşidir. Kardeş, kardeşini çaresizliğe terk etmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun