Talak Suresi, 4. ayetin "Henüz âdet görmeyenlerin iddet süreleri de üç aydır." ifadesi, âdet görmemiş kız çocuklarının da evlendirilebileceğini mi gösterir?

Tarih: 29.04.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Öncelikle şunu ifade etmek gerekir: Büluğ yaşına girdiği halde âdet görmeyen kadınlar olduğu gibi, çok geç yaşlarda âdet görenler, hatta hiç âdet görmeyen kadınlar da olabiliyor. Bu nedenle ayet, öncelikle âdet gören ve görmeyen kadınların iddet bekleme süresine açıklık getirmektedir.

- Ayette sözü edilen “nisa”dır. 4. sureye de isim verilen “nisa” kız çocuğu değil, “kadın” için kullanılır.

- Yine mesela çocuklar yükümlülük dışındadır, kişinin müşrik sayılması ancak ergenlik çağına erişmesiyle mümkün olur, çocuk yaştakiler müşrik kabul edilmez, “müşrik çocuğu” diye isimlendirilir. Burada sözü geçen üç adet (temizlenme) süresi kadınlık halidir.

- Yine “muhsana” evli, iffetli ve özgür kadın için kullanılır. “Henüz adet görmemiş” ifadesiyle, şu veya bu hastalık, bedensel bir illet dolayısıyla adet görmediği, ancak bölgenin iklim şartlarına göre buluğ çağına ermiş ve bu çerçevede evlenmiş kadını anlamak gerekir.

- Kur’an’ın açık ifadesinden sonra, bunda tereddüt etmek mümkün değildir. Müspet ilimler, belli tecrübelere dayanarak bir sonuca ulaşıyorlar. Tarih boyunca ve bugün de olarca kızın on-on iki yaşlarında evlenmeleri bir realite olarak ortada dururken, müspet bilim adamlarının bunun aksini iddia etmeleri, her şeyden önce kendilerinin dayandıkları deneysel metotla çelişir.

- Eskiden beri çok değişik yaşta evlilikler ve zifafa girmeler söz konusudur. İslam’da bu iş, insanlara bırakılmıştır. Çünkü, altı-yedi yaş grubuyla zifafa girmenin insanlığa yakışmayan bir tutum olduğu vicdanlarda hissedilen bir gerçektir. Kaynaklarda bildirildiğine göre, kadınlar dokuz yaşında da erginlik çağına girmiş olabilir. Zifafa girmek için kadının yapısı da önemlidir. Belki de asgarî sınırı on iki yaş olarak görülebilir; on beş-on sekiz yaşı gerekli değildir. Fakat  bölgelerin örf ve âdetlerinin de bunda rolü vardır. Ancak çağımızda tıbbî açıdan, sağlığa en uygun zamanın tespit edilmesi en uygun olanıdır.

- İslam alimlerinin kabul ettiği görüşe göre, erginlik çağının tespiti, kadınlar için âdet görmek, erkekler için de ihtilamdır. Kadın için âdetin başlangıcı dokuz yaş, erkekler için on iki yaş civarıdır.  Âdet gören kadın ve ihtilam olan erkek, ergin ve mükellef kabul edilir. Bu haller görülmediği takdirde, erginlik çağı on beş yaş olarak kabul edilir.(bk. Reddu’l-muhtar, 1/306-307; Cezerî, el-Fıkhu ala’l-mezahibi’l-arbaa, 1/123-127; Zuhaylî, a.g.e, 1/456).

- Yaş itibariyle erginlik çağını kadınlar için on yedi, erkekler için on sekiz-on dokuz yaşları kabul eden alimler de vardır.(bk. Mebsut, 7/260-Şamile).

- Sıcak bölgelerde erginlik çağı ve evlenme yaşı, diğer bölgelere göre daha önceden başlar.

- Âdet görmek, artık ceninin / çocuğun barınabileceği bir ortamın hazırlandığı anlamına gelir. Bu tekvinî / biyolojik hazırlık, aynı zamanda âdet gören kadının evlenmeye müsait olduğunu gösteren ontolojik bir belgedir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Kız çocukları dokuz yaşında evlendirilebilir mi?

Küçüklerin zorla evlendirilmesi caiz midir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun