Su âleminde hayat nasıldır?
Değerli kardeşimiz,
DENİZLERİN EKMEĞİ: DİYATOMELER
Denizlerin, göllerin ve nehirlerin görünmeyen dünyalarında acaba hayat nasıldır? Görünüşte kum ve sudan ibaret engin denizlerde yaşayan hayvanlar ne ile beslenir? Bu gibi soruları merak eden ilim adamları, denizden bir damla suyu mikroskop altında inceleyince hayretler içerisinde kalmışlardır. Çeşit çeşit, renk renk, desen desen mikroskobik canlıların ayrı ayır hareketleriyle ve damladaki harikadünyalarıyla karşılaşmışlardır.
Büyük su kitlelerinde serbest olarak yüzen mikroskobik canlılara plankton adı verilir. Planktonların fotosentetik olanına (fotosentez yapanlarına) fitoplankton (Şekil,1), hayvanlardan oluşan kısmına ise zooplankton denir. Sularda besin zincirinin ilk halkasını Algae denen su yosunları teşkil eder. Fitoplanktonlar bu su yosunlarının mikroskobik kısmından meydana gelmiş küçücük fotosentetik canlılardır. Denizlerin çayırı olarak bilinen fitoplanktonlar 30-40 tonluk balinaların gıdası olduğu gibi zooplankton denen mikroskobik hayvanların da esas besinidir.1,2
Denizlerdeki fotosentetik biyokütle (canlı kütle), biyosferdeki toplam bitki kütlesinin sadece % 0,2 sini oluşturur. Ancak, denizlerdeki birincil üretim (~40-50 milyar ton C yıl -1), küresel birincil üretimin yarısını karşılar. Bu kadar az biyokütle ile bu kadar fazla birincil üretim yapma sebebi, fitoplanktonun karbon dönüşüm etkinliğinin çok fazla olmasıdır. Küresel fitoplankton kütlesi yaklaşık olarak her bir haftada yenilenir, karasal bitkilerin kütlesinde ise her 10 yıl veya 100 yılda bir yenilenme olmaktadır. Dolayısıyla tabiattaki değişimler denizleri daha kısa zamanda etkilemektedir. Aynı zamanda fitoplankton yeryüzündeki oksijenin de yarısının üretilmesinden sorumludur3,4.
Fitoplanktonun büyük bir kısmı dinoflagellatlar ve diyatomelerden oluşmaktadır.5
DİYATOMELER (Silisli Su Yosunları)
Fitoplankton’nun büyük bir kısmını teşkil eden diyatomeler (silisli su yosunları), ilkbaharda bir mevsim önceki miktarının 10.000 katına çıkabilir. İlim adamlarının “hayatın ekmeği veya denizlerin ekmeği” olarak adlandırdıkları diyatomeleri biraz daha yakından tanıyalım.
a b
Şekil l. a) Fitoplanktonlar b) Diyatomeler
Diyatomelerin, denizdeki hayvanlara besin olabilmeleri ve hayatlarını devam ettirebilmeleri için su içerisinde kalıp dibe çökmemeleri gerekir. Bilhassa fotosentez yapabilmeleri için Güneş ışığının su içerisinde iyi nüfuz ettiği yer olan fotik zonda yaşamalıdırlar. Bunun için okyanuslarda ince hesaplarla hassas mizanlarla (ölçülerle) tasarruf eden kudret, diyatomeleri su içerisinde yaşayabilecek yapıda yaratmıştır. Bir canlı su içerisinde kalabilmek için ya aktif hareket etmeli veya özgül ağırlığı suyunkine eşit veya yakın olmalıdır. Diyatomeler pasiftirler ve aktif hareket edemezler. Yüce Yaratıcı, diyatomelere yağ biriktirme hususiyeti vererek, özgül ağırlıklarını suyunkine yakın duruma getirmiştir.
Ayrıca, yüzeyleri çeşit çeşit süslerle bezetilmiş ve nispi yüzeyleri artırılmıştır.
|
Nispi yüzeyin artışı ise çökme direncini arttırır böylece su içerisinde yüzebilirler. Bu süslerin taksonomide (sınıflandırma ilmi) de önemi büyüktür.
Bunlar tek tek hücreler hâlinde veya bazen salgıladıkları yapışkan bir sıvı ile (müsilajla) birbirine bağlanarak koloni hâlinde denizlerde ve tatlı sularda yaşarlar. Hücre çeper yapıları %95 oranında silis ihtiva ettiği için bunlara silisli su yosunları denir. Hücre çeperi iç içe geçmiş kutu şeklinde kapanan bir yapıdadır. Canlı hücre bu silis kutu içerisindedir.
Sanatkârane işlenmiş harika bir mücevher kutusunun milimetrenin %1’i kadar küçültebilirseniz diyatome hücre çeperine benzer bir yapı elde edebilirsiniz. Ortalama 10-60 mikron büyüklüğündeki bu mikroskobik canlıların hücre çeperlerinin üzeri girintili çıkıntılı, desen desen çizgilerle, noktalarla ve harika süslerle işlenmiştir. Bunlara denizlerin mücevherleri de denmektedir.
Bediüzzaman kuvvetli bir delil getirerek sanatkârane nakşedilmiş bu süslerin bir Nakkaşının olduğunu ne güzel ifade ediyor:
“Nasılki bir kitab, bâhusus öyle bir kitab ki her kelimesi içinde küçük kalemle bir kitap yazılmış, her harfi içinde ince kalem ile muntazam bir kaside yazılmış. Kâtipsiz olmak, son derece muhaldir. Öyle de şu kâinat nakkaşsız olmak, son derece muhal ender muhaldir. Zira bu kâinat öyle bir kitapdır ki her sahifesi çok kitapları tazammun eder(içinde barındırır). Hattâ her kelimesi içinde bir kitap vardır. Her bir harfi içinde bir kaside vardır. Yeryüzü bir sahifedir, ne kadar kitap içinde var. Bir ağaç bir kelimedir, ne kadar sahifesi vardır. Bir meyve bir harf; bir çekirdek, bir noktadır. O noktada koca bir ağacın programı, fihristesi var.
İşte böyle bir kitap, evsaf-ı celal ve cemale, nihayetsiz kudret ve hikmete mâlik bir Zât-ı Zülcelal’in nakş-ı kalem-i kudreti olabilir”6.
Bu canlılar şekil bakımından da nihayetsiz zenginliğe sahiptirler; Küre, mekik, çomak, yarım ay, küp, testi, tabak vesair aklımıza gelmedik daha nice şekiller ve süslerle bezenmiştir. Hem bu süsler rastgele ve gayesiz işlenmemiş olup, her türün kendisine hastır. Onun için diyatomelerin teşhis ve tanımlanmasında önemli bir kriter olarak alınır. (Şekil,2.)
Şekil 2. Diyatome kabuklarındaki süsler onların tanımlanmasında önemli bir kriterdir.
Süsler genel olarak radyal, simetrik ve asimetriktir. Radyal süslü diyatomelere sentrik diyatomeler (Şekil,3) adı verilir. Bunlar ekseriya daire şeklinde bir yapıya sahip olup, açık sularda bolca bulunurlar ve fitoplanktonun büyük kısmını teşkil ederler. Şekilleri simetrik ve asimetrik olan diyatomelere pennat diyatomeler (Şekil,4) denir ve daha çok kıyı bölgesinde bulunurlar.3,7
Şekil 3. Sentrik diyatomeler
Şekil 4. Pennat Diyatomeler
SUYOSUNLARI’NIN ÖNEMİ
Suyosunları’nın (alglerin) ve aynı zamanda fitoplanktonların önemli bir grubunu oluşturan diyatomeler (Bacillariophyta); biyolojik, ekolojik ve ekonomik yönden büyük öneme sahip, her türlü akuatik sistemde, hatta nemli topraklarda bile yaşayabilen fotosentetik protistlerdir. Diyatomelerin dünya üzerinde yayılış gösteren yaklaşık 200 000 türü olduğu tahmin edilmektedir. Literatürde 20.000 ‘den fazla isimlendirilmiş kayıtlı türü vardır. Diyatomeler en yaygın ve en çok türe sahip alglerdir. Çok hızlı çoğalırlar. Dört saatte bir bölünen türleri vardır.
|
. Diyatome popülasyonlarının diğer canlı gruplarına göre çok daha büyük olması okyanuslar için büyük önem taşıyor. Çünkü bu canlılar, suların birincil üreticileri olarak yaklaşık %40’ından sorumludur. Ayrıca atmosferdeki %21 oranındaki oksijenin %70-80’nini algler karşılamaktadır. Diyatomelerin bu orandaki payı %40’dan fazladır. Birçok kullanım alanı olan (özellikle filitrasyonda) ve “Diyatomit” adı verilen diyatome toprağının da ekonomik önemi çok büyüktür.3,8,9
|
Bütün canlılar hayatlarının devamı ve büyüyüp gelişmeleri için, enerji ve organik yapı moleküllerine ihtiyaç duyarlar. Canlıların enerji ihtiyaçları Güneş’ten gelen enerjiyle karşılanır. Bu enerji, klorofil molekülü ihtiva eden canlılar (bitkiler, algler ve bakteriler) tarafından kimyevi enerjiye dönüştürülür ve bu esnada inorganik maddelerden organik maddeler yaratılır. Bu hadise fotosentez olarak bilinmektedir. Diğer canlılar ise besin ve enerji ihtiyaçlarını fotosentetetik canlıları yiyerek karşılar. Fitoplanktonlar da fotosentez yapacak şekilde klorofil pigmentlerine sahip yaratılmışlardır. Onlar da karalardaki bitkiler gibi fotosentez yapar ve böylece deniz ve okyanuslardaki canlıların rızıkları sağlanır.
Rezzak İsminin Tecellisi
Kâinatta Allah’ın birçok isminin tecellisi görüldüğü gibi, Rezzak isminin tecellisi de görülmektedir.
“Evet her şeyi kanun ve nizamına itaat ettiren hikmet-i âmme (umumi fayda) ve her şeyi süslendirip yüzünü güldüren inayet-i şamile (umumi yardım) ve her şeyi sevindirip memnun eden rahmet-i vasia (geniş rahmet) ve zîhayat (canlı) her şeyi beslendirip lezzetlendiren rızk-ı umumî-i iaşe (verilen umumi rızk) ve her şeyi umum eşyaya münasebettar ve müstefid ve bir derece mâlik eden hayat ve ihya gibi kâinatın yüzünü güldüren, ışıklandıran bedihî hakikatlar ve vahdanî fiiller; ziya Güneş’i gösterdiği gibi, bir tek Zât-ı Hakîm, Kerim, Rahîm, Rezzak, Hayy ve Muhyî’yi bilbedahe (açık şekilde) gösteriyorlar.10
Fitoplanktonlar ve çevre arasında karşılıklı münasebet vardır. Tabiî dengenin sağlanması için fitoplanktonlar çevreye, çevre de fitoplanktonlara tesir edecek şekilde yaratılmıştır. Bu fotosentetik canlıların popülasyonu, çevrelerindeki değişikliklere bağlı olarak artmakta veya azalmaktadır. Bilim adamları, fitoplankton popülasyonunun bir günde ikiye katlanabildiğini tespit etmişlerdir. Belli bir fitoplankton popülasyonunun yoğunluğu, bölgesel dağılımı, popülasyonun artma veya azalma nispeti gibi verilerdeki değişme, bölgede çevre şartlarının değişikliğine etki ettiği konusunda fikir vermektedir. Çünkü fitoplanktonlar, çevrelerindeki değişikliklere çok çabuk cevap verebilecek kabiliyette yaratılmışlardır.
Kuddüs İsminin Tecellisi
Fitoplanktonlar (Diyatomeler en yaygın fitoplanktonlardır) atmosferden karbondioksiti alıp (fotosentezle) organik karbona çevirirler. Bu canlılar tabiattaki karbon dengesinin korunmasında iş gördüğü gibi, aynı zamanda zararlı gaz olan karbondioksitin temizlenerek canlıların solunumunda önemli olan oksijen üretimi ve karbondioksit- oksijen dengesinin korunmasında da başroldedirler. Bu olayda da Allah’ın birçok isminin tecellisi olduğu gibi, “Kuddüs, Kâinattaki temizleme fiilini yapan” isminin tezahürü de görülür.
“Meselâ: Onlardan değil hikmet, inayet, rahmet, iaşe, ihya gibi bedihî hakikatlar ve vahdanî deliller, belki yalnız tanzif (temizleme) fiili kâinat Hâlık’ına verilmezse, o vakit ehl-i dalaletin o meslek-i küfrîsinde lâzım gelir ki: Ya tanzif ile alâkadar zerreden, sinekten tut tâ unsurlara, yıldızlara kadar bütün mahlukatın her biri koca kâinatın tezyinini ve tevzinini ve tanzimini ve tanzifini bilecek, düşünecek ve ona göre davranacak bir kabiliyette olacak.. veyahud Hâlık-ı Âlem’in sıfât-ı kudsiyesi kendisinde bulunacak.. veyahud bu kâinatın tezyinat ve tanzifatı (temizlenmesini) ve vâridat (geliri) ve masarıfının müvazenelerini (dengelerini) tanzim etmek (düzenlemek) için, kâinat büyüklüğünde bir meclis-i meşveret (danışma meclisi) bulundurulacak ve hadsiz zerreler, sinekler, yıldızlar o meclisin âzaları olacak ve hâkeza.. Bunlar gibi hurafeli, safsatalı yüzer muhaller bulunacak. Tâ ki her tarafta görünen ve müşahede olunan umumî ve ihatalı ulvî tezyin (çok yüksek süsleme) ve tathir (paklık) ve tanzif (temizleme) vücud bulabilsin. Bu ise bir muhal değil, belki yüzbin muhal ortaya girer.
Evet kâinat sarayını tertemiz tutan bu ulvî, umumî tanzif; elbette İsm-i Kuddüs’ün cilvesi ve muktezasıdır. Evet nasılki bütün mahlukatın tesbihatları İsm-i Kuddüs’e bakar; öyle de bütün nezafetlerini de Kuddüs ismi ister.(10)
Küresel Isınmayı Dengeleme
Okyanus’larda yaygın olarak görülen bazı fitoplankton gruplarından (Coccolithophores) çıkan dimetilsülfat gazı, atmosferde sülfat aerosollerine yükseltgenerek bulut yoğunlaşma çekirdeği olarak görev yaptığı, bu bulut oluşumu Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasını engelleyeceği için bu gazın küresel ısınmayı bir bakıma dengeleyeceği belirtilmiştir.
Biyosferdeki bitki kütlesinin sadece %0,2’sine karşılık gelen fakat tüm deniz canlılarının direk veya dolaylı olarak besin kaynağı olan fitoplanktonun çağın en büyük problemlerinden biri olan küresel ısınmayı etkileyebildiği düşünüldüğünde bu organizmaların ekosistemdeki yeri ve önemi daha iyi anlaşılmaktadır.4
SONUÇ
Özetle söylemek gerekirse, fitoplanktolar, özellikle diyatome ve dinoflagellatlar, kâinatta suda yaşayan canlıların besinidir. Ayrıca, atmosferde heterotrof canlılar için zehirli ve zararlı bir gaz olan karbondioksiti (CO2) ayrıştırarak canlılar için faydalı bir gaz olan oksijeni (O2) üreterek karbon-oksijen dengesinin devamına büyük katkı sağlamaktadırlar.
Bazı fitoplanktonların (Coccolithophores) çıkarttığı dimetilsülfat gazı ile atmosferde bulut oluşumuna vesile olarak sera etkisiyle küresel ısınmanın dengelenmesinde ve dolayısıyla iklim düzenlemelerinde de büyük rolünün olduğu anlaşılmaktadır.
İşte bütün bunlar sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi bir Yaratıcı’nın tasarrufu ile olabilir, başka türlü olamaz.
KAYNAKLAR
4 Agar,R.,2017 Why Is Phytoplankton Important? https://sciencing.com.
1 Altuner,Z.,Zafer dergisi,1991.
2 Tatlı, A.1993.Merak Ettiklerimiz I.Cihan Yayınları. İstanbul.
3 Eker-Develi,E., 2009. Denizel Fitoplanktonun Ekolojik Önemi ve Küresel İklim Değişikliğindeki Rolü, dergipark.gov.tr.
5 Altuner, Z., 2009.Tohumsuz Bitkiler Sistematiği-I.,Aktif Yayınevi, İstanbul.
6 Nursi,S.B.2016, Sözler. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları-600. Üçüncü baskı, Ankara.
7 Round, F. E, Crawford, R.M., Mann, D.G. (1992), “Diatoms: biology and morphology of the genera”,Cambridge.
8 Altuner, Z. (2018), Diyatomelerin (Bacillariophyta) Üremesi ve Önemi. Uluslararası Su ve Çevre Kongresi, SUCEV2018 Bildiriler Kitabı 22-24 Mart 2018, Bursa.
9 Guiry M.D. (2012), “How many species of algae are there?”, Journal of Phycology, 48, pp.1057–1063.
10 Nursi,S.B.2013,Lemalar. RNK Neşriyat
Prof. Dr. Zekeriya ALTUNER
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü, Tokat/TÜRKİYE, [email protected]
Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Derneği
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- HAYAT BİR MÜCADELE MİDİR?
- İslam düşmanı firmaların hizmetlerini kullanmanın hükmü nedir?
- EVRİMİN DELİLİ OLARAK İLERİYE SÜRÜLEN ARA (GEÇİŞ) FORMLAR
- Yaprakların dilinden yaratıcı nasıl anlaşılır?
- Hayat bir mücadele mi?
- Algler evriliyor mu?
- YARATILIŞTA TIBBİ MUCİZELER
- Aminoasit, Protein Güneş ile Bitkiler ve DNA Arasında ki Münasebet Teadüfü Reddediyor(Bilim Yaratılış Diyor- 38)
- CANLILARDA RENK TEŞEKKÜLÜ VE MUTASYONLARIN ETKİLERİ
- PROTEİN VE ENZİMLER TESADÜFÜ REDDEDİYOR