Sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeyi ve sizi bilemeyeceğiniz bir biçimde yaratmayı dilersek, Bize mani olacak hiçbir güç yoktur.”(Vakıa, 56/60-61) mealindeki ayetler reenkarnasyona delil olarak gösteriliyor. Bu ayetleri nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin meali şöyledir:

“Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeyi ve sizi bilemeyeceğiniz bir biçimde ve vasıfta yaratmayı dilersek, Bize mani olacak hiçbir güç yoktur.”(Vakıa, 56/60-61).

Ayetlerin açıklaması:

Bu ayetlerin hedefi, ölümden sonraki hayatın ispatıdır. Ayetlerde yer alan ifadeler farklı şekilde ölüm ötesi hayatın varlığına delil olarak kullanılmıştır.

Aranızda ölümü biz takdir ettik. Sonsuz hikmetleri ihtivâ eden irademize göre, her birinize bir vakit tayin ve taksim ettik. Ve biz önüne geçilenlerden değiliz, yani hiç kimse herhangi bir konuda önümüze geçemez, bize üstün gelemez, irademizi alıkoyamaz, bizi engelleyemez.

Bu iki ayetin farklı bağlantı noktalarına göre farklı üç manaya gelmektedir

1. "Aranızda ölümü takdir ettik ki neslinizi kesmeyip benzerlerinizi getirelim."

2. "Aranızda ölümü takdir ettiğimiz gibi sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmek suretiyle değiştirmeye de kadiriz." Bu mana "Allah dilerse sizi yok eder ve yerinize yeni bir mahluk getirir." (Fâtır, 35/16) mealindeki âyetin mânâsına uygundur.

3.
Ayette geçen “Emsal” meselin çoğulu olarak, sıfat ve şekil mânâlarıyla maddi ve manevî benzeyişi ifade eden huy, kılık ve kıyafet demek olduğundan, şu mana daha tercihe şayan görülmüştür:

"Gerek fikir ve ahlâk yönünden gerek şekil ve suret yönünden bulunduğunuz ve bildiğiniz kılıklarınızı değiştirmeğe ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışta var etmeğe kadiriz. Bunun önüne hiç kimse geçemez."

Bu mânâ, hem dünyevî değişmeyi hem uhrevi yaratma olan dirilmeyi ifade eder. Ayrıca hem tehdit hem müjdeyi içerir. Hasan-ı Basri de tehdid cihetini düşünerek, "Sizi maymunlara, domuzlara çevirir." tarzında bir mânâya geldiğini söyler ki, bu da Nisâ Sûresi'nde geçen

"Ey ehl-i kitab! Biz bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lanetlemeden önce, size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimiz kitaba iman edin..."(Nisâ, 4/47)

âyetinin mânâsına benzemektedir. Sözün başı ve sonu yaratmak, ceza ve yeniden dirilmekle alakadar olduğundan, tebdil (değiştirme) sözü dünyevi değişime, inşa (yaratma) sözü de, ondan sonra gerçekleşecek olan öldükten sonra dirilmeye işaret sayılabilir.”(bk. Taberî, Razî, İbn Aşur, Elmalı, ilgili ayetlerin tefsiri).

Özetle; bu ayetlerin reenkarnasyonla bir ilgisi yoktur. Ayette meal olarak yer alan “Sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeyi” ifade eden cümlesi, reenkarnasyona değil, Allah’ın bir nesli yok edip başka bir nesli getirmeye kadir olduğuna işaret etmektedir.

Yukarıda açıklanan üç manadan hangisi olursa olsun, mesele Allah’ın mevcut hayatı yarattığı ve bu hayattan sonra ölümü yarattığı gibi, ölümden sonra da yeniden bir hayatı var etmeye ve insanları bilmedikleri daha güzel bir hayata uygun bir kılıkta yaratmaya da kadir olduğunun ders verilmesidir.

İlave bilgiler için tıklayınız:

Kur'an-ı Kerim'de Reenkarnasyonun olduğu iddia ediliyor. Bu konuda nasıl cevap vermeliyiz? Kuran ayetleriyle açıklar mısınız?

Reenkarnasyon hakkında bilgi verir misiniz? Bu inancın din, akıl, mantık ve hukuk açısından yanlış olduğunu nasıl ispat edebiliriz?

Kur'an-ı Kerim ayetlerine göre, Reenkarnasyonun olmadığını nasıl isbat edersiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR