Sabah namazı kılarken güneş doğması durumunda namaz neden bozulsun?

Soru Detayı

- Hanefiler;

"İkindinin bir rekatına yetişirse, namazını tamamlasın, kim sabahın ilk rekatına yetişirse tamamlasın."

hadisi olmasına rağmen; neden sabah namazında güneş doğarsa bozulur diyor. Aynı hadiste ikindi ve sabah geçiyor. Sabah güneş doğarsa bozulur diyorsa, akşam güneş battığında da bozulur, demesi gerekmez miydi? Hanefiler bunu neye dayanarak söylüyorlar?..

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadis rivayeti şöyledir:

"Kim güneş batmadan önce ikindiden bir rekata yetişirse, (ikindi namazına) yetişmiş olur. Kim de güneş doğmadan önce sabah (namazından bir rekata yetişirse (sabaha) yetişmiş sayılır." (Buhârî, Mevâkît, 28; Müslim, Mesâcid, 165)

Bu hadis-i şerif, bazı farklı kelimelerle Kütüb-ü Sitte'nin tamamında bulunmaktadır.

Buhârî ve Müslim'in bir rivayetinde "kim bir rekâta yetişirse" lafzı yerine "kim bir secdesine yetişirse” şeklindedir. Buhârî'nin rivayetinde ayrıca "yetişmiş sayılır" ifâdesinin yerine "namazını tamamlasın" ifâdesi yer almıştır.

Bu hadis-i şerif güneş batmadan önce ikindinin veya güneş doğmadan sabahın birer rekatine yetişen bir kimsenin, bu vakitlerini idrâk etmiş olacağına işaret etmektedir.

Bununla beraber ikindi konusunda bütün alimler aynı fikirdedir. Yani bir kimse ikindi namazının bir rekatini kıldıktan sonra güneş batıverse, namazı bozulmaz, o namazın tamamlanması gerekir.

Sabah namazı ile ilgili yönü ise ihtilaflıdır.

İmam Şafiî, İmam Mâlik ve Ahmed b. Hanbel'e göre, hüküm aynen ikindi gibidir. Yani sabah namazının bir rekatini kıldıktan sonra güneş doğarsa, namaza devam etmek gerekir.

İmam Âzam ise, sabah namazı kılınırken güneşin doğması hâlinde namazın bozulacağı görüşündedir.

Diğer üç imam, bu hadis-i şerifi İmam Azam aleyhine delil göstermişlerdir. Buharî’yi şerh eden Aynî, bu şekildeki bir itirazı reddederek İmam Azam'ın haklı olduğunu isbat için aklî ve naklî bir takım deliller getirdikten sonra bu hadis hakkında şöyle der:

"Üzerinde durduğumuz hadise gelince, Tahâvî'nin dediği gibi, buradaki yetişmeden maksat, güneş doğmadan önce bir rekat kılabilecek kadar bir vakit varken, bir çocuk bülûğa ererse, kâfir Müslüman olursa, hayızlı kadın temizlenirse veya mecnun kendine gelirse, sabah namazına yetişmiş sayılır. Nitekim hadiste namazdan bahsedilmemekte "yetişmek" tâbiri kullanılmaktadır. O halde bu saydığımız kimseler sabah namazının bir rekatini edâ edebilecek kadar bir zamana yetişirlerse, o namazı kaza etmeleri kendilerine farz olur." (bk. Ayni, Umdetü’l-Kari, ilgili hadisin şerhi)

Yine Buhari’de geçen,

"Sizden biriniz, güneş batmadan önce ikindinin bir rekatine yetişirse, namazını tamamlasın. Güneş doğmadan önce de sabah namazının bir rekatine yetişirse, namazını tamamlasın." (Buhârî, Mevâkîtu's-Salât 17, 28)

mealindeki hadis, açıkça güneş doğduktan sonra sabah namazına devam edileceğini göstermektedir.

Görüldüğü gibi bu rivayet ilk bakışta İmam Azam'ın aleyhine açık bir delildir. Bu itiraza Hanefilerin verdiği cevap şöyledir:

Güneş doğarken namaz kılmanın haram olduğunu bildiren hadisler mütevâtir derecesindedir. Bu esnada namazın mubah olduğuna delâlet eden hadisler ise, bu tevatür derecesinde değildir.

"Bir şeyi haram kılan delillerle, mubah kılan deliller bir araya gelince, haram kılan delil tercih edilir."

kaidesince, güneş doğarken namaz kılmayı mubah gören hadislerin neshedilmiş olduğunu kabul etmek gerekir.

Hanefiler, ikindi vaktinin güneş batıncaya kadar devam ettiğine bu hadisi delil kabul ederler. Çünkü bir veya iki rekata yetişen kimse o namaza yetişmiş sayılacağına göre o vakit ikindinin vakti olmuş olur.

Nitekim, güneş batmazdan hemen evvel bir çocuk baliğ olsa, kâfir Müslüman olsa, hayızlı temizlense veya mecnun kendisine gelse, kendilerine ikindi farz olur. Şayet bu esnada ikindi vakti çıkmış olsaydı, bunlara namazın farz olmaması gerekirdi. İmam Züfer'e göre ise, bu özellikte olanlar, ikindi namazını kılacak kadar bir vakit bulamazlarsa, bu namazın kazası lâzım gelmez.

Aynı şekilde, bu kimseler, güneş doğmadan önce namaza, bir rekat kılabilecek zamandan daha az, meselâ bir iftitah tekbiri, alacak kadar bir müddette yetişseler, Hanefilerde hüküm aynıdır. Yani sabah namazını kaza etmeleri gerekir...

İmam Züfer'e göre ise, bu durumdaki kişilere namaz farz olmaz. İmam Şafiî'den iki görüş rivayet edilmiştir. En sahih olan görüşe göre bu durumdaki kimsenin namazı kaza etmesi lâzımdır.

Cuma namazına yetişme konusu da ihtilâlflıdır. İmam Mâlik, Sevrî, Evzaî, Leys, İmam Şafiî, İmam Ahmed, İmam Züfer ve Muhammed'e göre, cuma namazının bir rekatine yetişen kimse, diğer rekati de kılarak namazı tamamlamalıdır.

İbrahim en-Nehaî, Hakem, Hammâd, Ebü Hanîfe ve Ebû Yûsuf'a göre ise, cuma namazına imam selam vermeden yetişen kimse imam selâm verdikten sonra kalkıp o iki rekati kılar. (bk. Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları, 2/15-152)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR