Ruhsal çöküntü içindeyim, nasıl düzeltebilirim?

Tarih: 08.02.2026 - 12:07 | Güncelleme:

Soru Detayı

Ruhsal çöküntü içindeyim. Hiç gücüm yok. Nasıl düzeltebilirim?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Şu anda çok yoğun bir duygusal yük taşıdığınız ve sizi ayakta tutan manevi kaynaklarınızın tükenmeye başladığı anlaşılıyor.

Böyle zamanlarda insan kendini tükenmiş, yalnız ve çaresiz hissedebilir. Muhtemelen buna depresyon da eşlik ediyordur.

Bu süreçte insanlar karamsar olur, kendini tükenmiş hisseder ve sanki bu durumun hiç değişmeyeceğini düşünür.

Ayrıca bu tür ruhsal çöküntü anlarında kişi kendisini, yalnız bırakılmış, görülmemiş ya da yeterince desteklenmemiş hisseder. Hatta daha eski, belki çocukluk yılları belki de gençlik yıllarında yaşadığı bazı acı tecrübeler de tetiklenmiş olabilir.

Hatırlatmak isteriz ki, sadece yazışma ile bu süreci derinlemesine ele almak yeterli olmayabilir, en doğrusu yakınınızdaki inançlı bir ruh hekiminden yardım istemektir. Bir terapistle yaşayacağınız terapötik ilişki, tam da bu tür anlarda duygularınızla yalnız kalmamanızı sağlayacaktır.

Öncelikle şunu bilmenizi isteriz ki, dünya hayatında hiçbir şey kalıcı değil. Hayatın akışı da zaten düz bir çizgi üzerinde devam etmiyor. Nitekim insanların çoğunun bir günü diğerine uymuyor. Hüzün, sevinç, elem, mutluluk, soğuk, sıcak, doğum, ölüm hep iç içe yaşanıyor. Sizin de sıkıntılarınızın kalıcı olmayacağına inanmanız ve bunun için de Allah’tan yardım dilemeniz inşallah size iyi gelecektir.

Allah, insanı aciz ve zayıf yaratmış, bin bir hassas duygu ile donatmış. Böyle bir insanın duygulanması, üzülmesi, zaman zaman kendisini tükenmiş hissetmesi mümkündür. Ama diğer taraftan da imtihan dünyasında teklif-i mâ lâ yutak yoktur, yani güç yetirilemeyen şey insana yüklenmemiştir.

Nitekim Kuran-ı Kerimde "Allah bir kimseye ancak gücü yettiği kadar teklif eder" (Bakara, 2/286) denilmektedir. Yani insan zayıf olmasına rağmen, kendisine verilen sıkıntıları aşabilecek bir donanımda yaratılmıştır. Yeter ki, olaylara, yaşananlara uhrevi bir perspektiften bakabilelim ve bu iç kaynaklarımızı kullanabilelim.

Bundan dolayı siz de yaşadığınız her ne ise, ona karşı bakış açınızı değiştirdiğinizde sıkıntılarınızın da hafifleyeceğini göreceksiniz. Mesela:

Hastalık mı sizi güçsüz yaptı?

Ebedi bir gençliğiniz ve huzurunuzun olduğunu düşünün. Yaşadığınız sıkıntıların sizin imtihanınız olduğunu düşünün, sabır ve tevekkül etmek şartıyla mükafatını kat kat alacağınızı düşünün. Yani uhrevi bir açıdan ve pencereden bakmaya çalışın.

Sahip olmadıklarınıza mı üzülüyorsunuz?

Neyin sizin için hayırlı olacağını bilemezsiniz. Belki sizin için böylesi daha hayırlıdır. Dünyanız için olmasa da ebedi hayatınız için daha hayırlıdır. Böyle zamanlarda insan daha fazla yaratanına yaklaşır ve tüm ruhu ile onunla bağlantı kurar. Bu iç zenginliği kazanmanız bile büyük bir hazinedir.

Burada sizden beklentimiz öncelikle kendinizi zorlamak yerine bedeninizin ve duygularınızın verdiği sinyalleri fark etmeye çalışmanız ve temel ihtiyaçlarınıza (dinlenme, beslenme, yavaşlama) mümkün olduğunca alan açmanızdır.

Sosyal ilişkilerinizi koparmamanız, mutlaka iletişimde kalmanız, sık sık doğada tefekkür eteneniz ve kendinizi meşgul edecek bir uğraş içine girmenizdir.

Ayrıca günahlardan sakınma ve ibadetleri zamanında güzelce yerine getirme konusunda hassas olmanız da çok önemlidir. Günahlardan sakınmak, manevi bir korunma olduğu gibi, ibadetleri yerine getirmek de manevi bir hava, su ve gıda gibidir.

Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun