"Rabbim beni arşın üzerine oturtacaktır." anlamındaki hadis sahih midir?

Soru Detayı

- Musannıf bunu (s. 74-75)’de İbn Mes’ud’tan merfu olarak rivayet etmiştir. Bu hadis sahih midir; hakkında neler söylenmiştir?

- Taberi, Makam-ı Mahmud hakkında, Hz. Peygamber (asm)'in kıyamet günü insanlara şefaatte bulunacağı konum, bazılarının ise Resûl-i Ekrem'in arş'a Allah'ın sağ yanında oturacağı makam olarak yorumladığını ve bu iki görüşten ilkinin tercih edilebileceğini belirtir.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Sorudaki şekliyle -merfu olarak- herhangi bir hadis rivayetine rastlayamadık.

Değişik tefsirlerde yer verildiği gibi, İbn Hacer’de Abd b. Humeyd’in yaptığı bir rivayete yer vermiş ve bu rivayette: “Makam-ı Mahmud’un arşın üzerinde oturmak olduğu”, Mucahid’in görüşü olarak aktarılmıştır. (İbn Hacer, 8/400)

İbn Hacer, Makam-ı Mahmud’dan maksatın şefaat olduğuna dair görüşün cumhurun görüşü olduğunu, hatta Vahidi’nin bunun icma ile sabit olduğunu belirttiğini ifade etmiştir. (bk. İbn Hacer, 11/ 426)

Sizin de işaret ettiğiniz gibi, Taberi, Makam-ı mahmud’un şefaat hakkı olduğunu gösteren sahih hadis rivayetlerine yer vermiş ve bu sebeple de bu görüşü tercih etmiştir. Arş konusunda herhangi bir rivayete yer vermemesi, onun da böyle bir rivayete rastlamadığını gösterir.

Maverdi’nin bildirdiğine göre, “makam-ı mahmud” (İsra,17/79) dört şekilde yorumlanmıştır:
- Şefaat hakkının verilmesi,
- Livau’l-hamdin verilmesi,
- Arşa oturması,
- ve ümmeti için şahitlik yapması. (Maverdi, ilgili ayetin tefsiri)

Fahruddin Razî, el-Vahidi’den aktararak, İbn Mesud’un ve Mucahid’in, makam-ı Mahmudu, “Allah’ın kendisini arş üzerinde oturtması” olarak yorumladığını ve bunun kabul edilemez olduğunu şu gerekçelerle ortaya koymaya çalışır:

a) Ayette. Hz. Peygamber (asm)'in makam-ı mahmuda “ba’s” olacağı ifade edilmiştir. Bu kelime hiçbir zaman “oturmak” anlamına gelmez.

b) Ayette “makam” kelimesi kullanılmıştır. Bu kelime “oturulacak yer” değil, “ayakta durulacak yer” anlamına gelir.

c) Allah’ın kulunu arşın üzerinde -kendi yanında- oturtması, Allah için sınırlı bir yer tespiti anlamına gelir. Sınırlı yer, yaratılan varlıkların özelliğidir, ezeli olan Allah için kullanılamaz. (kaldı ki, böyle bir yorum Allah’a cismaniyeti isnat eder ki kabul edilemez).

d) Ayette “...Böylece Rabbinin seni makam-ı mahmuda göndermesini umabilirsin.” denilmektedir. “Sultan filanca adamı gönderdi...” denildiğinde, bu ifadeden (sultanın gönderdiği o kimseyi yanında oturtacağı değil), gönderilen kimsenin çok önemli bir iş yapacağı / gönderildiği yerdeki insanlar için önem arz eden işlerini düzelteceği, akla gelir.

Bu sebeple, bu yorum birçok yönden sakıncalıdır. (Razi, ilgili ayetin tefsiri)

Buhari ve Müslim’de  “makam-ı Mahmud”un şefaat olduğu konusu açıkça ifade edilmiştir. (Buhari, Tefsiru sureti 17, Tevhid,26;  Müslim, İman,237)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR