Peygamberin tüm hadisleri günümüze kadar ulaştı mı?

Tarih: 26.02.2022 - 09:25 | Güncelleme:

Soru Detayı

1. Peygamber Efendimizin (SAV) tüm söylediği sözler hadisler günümüze kadar hepsi ulaştı mı?
2. Bildiğimiz hadisler ne kadar sahih yani hepsi sahih midir, bundan nasıl emin olabiliriz?
3. Günümüzde bilinen tüm hadislere nasıl ulaşabilirim yani toplu şekilde tamamını nerede bulabilirim?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soru 1:
Peygamber Efendimizin (SAV) tüm söylediği sözler hadisler günümüze kadar hepsi ulaştı mı?

Cevap 1:

Hz. Peygamber’in (asm) hadislerinin tümü günümüze ulaşmıştır. Bunun delillerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Birincisi: Sahabi ve sonraki nesilleri, hadisleri öğrenme ve öğretmeye teşvik eden pek çok unsur bulunmaktadır. Başta Kur'an-ı Kerim, İslam dininin tebliğ edilmesini emretmektedir. Müslümanlar, Kur'an’ı ve onun uygulaması ve açıklamaları olan hadisleri sonraki nesillere aktarma konusunda âdeta yarış içinde olmuşlardır. Her biri farklı alanlarda bu görevi ifa etmişlerdir.

Bununla birlikte Hz. Peygamber (asm) ashabından, hadislerinin diğer insanlara aktarılmasını talep etmiştir:

“Burada bulunanlar, duyduklarını bulunmayanlara anlatsınlar. Olabilir ki, burada bulunan, sözümü daha iyi anlayan birine aktarmış olur. Allah, benim sözümü iyice öğrendikten sonra başkalarına aynen nakledenin yüzünü ak etsin.” (Tirmizi İlim, 5; İbn Mâce, Mukaddime, 1, 18)

Sahabi’den biri olan Ebu Zer radiyallahü anh: “Resulullah, gökyüzünde kanat çırpan kuş hakkında bile bize ilim vermeden aramızdan ayrılmadı.” demiştir. (Taberani, Kebîr, 11/155; Bezzâr, 9/341; Heysemî, Mevarid, 1/168) Sahabenin öğrendikleri bu ilmi, sonraki nesillere aktarma konusunda da ne kadar istekli olduklarını yine onun şu sözünden anlamaktayız:

“Allah'a and olsun ki eğer kılıcı benim boğazıma dayasalar, ben Resulullah'tan (asm) duyduğum hadisi, boynum kesilmeden önce söyleyebilirsem, söylerim." (Buhari, İlim 10; Darimi, Mukaddime 46)

En çok hadis rivayet etmekle bilinen Ebu Hüreyre (r.a), Hz. Peygamber’in (asm) şunu söylediğini aktarmıştır:

“Bir ilim öğrenip de onu anlatmayanın misali, Allah’ın kendisine mal verdiği kişi gibidir ki, o bu malı stoklar ama ondan başkalarına hiç infak etmez.” (el-Camiu li Ahlaki’r-Ravi, s. 71)

Yine ondan şu rivayet gelmiştir:

“İnsanlar, Ebu Hüreyre’nin çok hadis rivayet ettiğini dillerine dolayıp duruyorlar. Allah’ın kitabındaki şu iki ayet olmasaydı, bir tek hadis bile rivayet etmezdim:

'İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayet yolunu -kitapta onu insanlara apaçık göstermemizden sonra- gizleyenler yok mu, işte onlara hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder. Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar müstesnadır; zira ben onların tövbelerini kabul ederim. Tövbeleri en çok kabul edici ve günahları en çok bağışlayıcı benim.'" (Bakara, 159-160. bk. Buhari, Hars 21; Müslim, Fedailü's-sahabe 159)

Sahabe döneminde başlayıp, sonraki dönemlerde hız kazanan hadis öğrenmek için yapılan rıhleler yani yolculuklar hep bu çaba içindir.

İkincisi: Kur'an-ı Kerim’de bir ayette Allah Teala: “Zikri biz indirdik, onu muhafaza edecek olan da biziz.” (Hicr, 15/9) buyurmaktadır.

Buradaki geçen “zikr” kelimesinden sadece Kuran’ın kastedildiğini söyleyenler olsa da bu ifadenin sünneti de kapsadığını söyleyebiliriz. Çünkü sünnet, Kur'an’ın açıklamasıdır. Kur'an’ın açıklamasının da korunmuş olması gerekir. Yoksa yanlış anlaşılmalara sebep olabilir. İsteyen istediği gibi yorumlayarak yanlış yola sapabilir. Böylece Kur’an da korunmamış olurdu.

Üçüncüsü: Kur'an-ı Kerim’de bir ayette Allah Teala bu dini kemale erdirip tamamladığını ifade buyurmuştur:

"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslama razı oldum." (Maide, 5/3)

Bu ayet her zaman için geçerlidir. Dinin tamamlanmış olması için sadece Kuran’ın değil, onun doğru açıklaması olan hadislerin de tam olarak günümüze gelmiş olması gerekir.

Dördüncüsü: Ümmet, Hz. Peygamber’in (asm) vefatından sonra günümüze kadar pek çok yeni hadise, değişik vaka ve olaylarla karşılaşmıştır. İslam alimleri hiçbir yeni olay ve hadise karşısında hüküm vermekten aciz kalmamışlardır. 

Öte yandan Sahihayn (Buhârî ve Müslim’in Sahîhleri) gibi Cami türü eserlerin zaten bu maksatla yazıldığını da bilmekteyiz:

“Hadis ilminde, dinle ilgili meselelerin tamamını, dolayısıyla hadisin bütün kısımlarını içine alan sekiz ana konuyu bir araya getiren eserlere câmi adı verilmektedir. Bu konular şunlardır:

1. İman ve akaid;
2. İbadet ve muâmelât (ahkâm);
3. Ahlak ve nefis terbiyesi (rikak);
4. Yeme, içme ve sefer âdâbı;
5. Tefsir, tarih ve siyer;
6. Oturup kalkma âdâbı (şemâil);
7. Fiten ve melâhim;
8. Peygamberlerin ve ashabın menâkıbı. 

Neticede bize dünya ve ahiret saadeti kazandıracak yeterli düsturların bulunduğu bir hazine olan hadislerin günümüze kadar gelmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Şimdiki nesillere düşen onları öğrenip gereği ile amel etmektir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Hadislerin birçok raviden geçtiğini dikkate alırsak, hadislere neden ...

Soru 2:
Bildiğimiz hadisler ne kadar sahih yani hepsi sahih midir, bundan nasıl emin olabiliriz?

Cevap 2:

Hadislerin hepsi sahih değildir, bunu zaten iddia eden hiçbir kimse olmamıştır. İçlerinde zayıf ve mevzu hadisler de bulunmaktadır.

Ancak âlimler üstün gayretleriyle bunları birbirinden ayırmışlardır. Hadislerin sahîh olup olmadığını ortaya çıkaran kriterler belirlemişlerdir. Rivayetleri aktaran kimseleri hem dini açıdan hem de hafıza ve diğer yönleriyle araştırarak rivayetinin sahih olup olmadığını kontrol etmişlerdir. Hatta bu rivayetleri aktaran ravileri araştırmada o kadar ileri gitmişler ki “Yahu sen bu adamla evlenecek misin de bu kadar çok soru soruyorsun?” gibi suallere muhatap olmuşlardır.

Cerh ve Ta’dil eserlerinde yani hadisleri rivayet eden kişilerin durumunu araştıran kitaplarda, on bini aşkın şahıs hakkında bilgi mevcuttur. Rivayet ettikleri hadislerin sahih olup olmadığı bu bilgiler ışığında değerlendirilmektedir.

Ravilerin cerhine sebep olan haller on tanedir. Bunlara “metâin-i aşere” denmektedir. Beşi adaletiyle, beşi de zabtıyla ilgilidir.

Bu on kusurdan kurtulan raviler sika yani güvenilir raviler olarak kabul edilmektedir.

Bir hadis terimi olarak adalet, rivayetlerinin kabul edilebilmesi için ravide bulunması gereken Müslüman ve akıl baliğ olma gibi şartlar yanında, onu küçük düşüren bütün davranışlardan uzak olmasını sağlayan manevi ve ahlaki özelliklerini de içine alır. (bk. Aydınlı, Adalet, DİA, 1/344)

Zabt ise ravinin hafızasının güçlü olması anlamına gelir. Başka bir deyişle ravinin ezberlediği bir hadisi, başkasına rivayet edinceye kadar hiç değiştirmeden hafızasında tutmasıdır. Bu özellik ravide adaletten sonra bulunması gereken ikinci önemli şarttır.

Bir hadîsin sahih olabilmesi için bazı şartlar vardır. Sahîh hadisin ne olduğuna dair sitemizdeki şu makaleye bakılabilir: - SAHİH HADİS.

Soru 3:
Günümüzde bilinen tüm hadislere nasıl ulaşabilirim, yani toplu şekilde tamamını nerede bulabilirim?

Cevap 3:

Türkçe olanlar için Kütüb-i Sitte’nin tercümeleri yeterli bir kaynak olmakla birlikte şu kitaplara de bakılabilir:

- Kenzu'l-ummâl fî süneni'l-akvâl vel-ef'âl Tercümesi

Celâledin es-Suyûtî'nin hadis-i şeriflerin kaynakları açısından en hacimli ve önemli eserleri, Cem'ul-cevâmi, el-Câmi'us-sağîr ve onun ilavesi olan Ziyâdâtu'l-Câmi adlı hadis koleksiyonlarıdır.

Hintli bir alim olan Ali el-Muttakî'nin, bu üç eseri daha kullanışlı hale getirmek amacıyla konularına göre tertip etmiş ve bu kitaba "Kenzu'l-ummâl fî süneni'l-akvâl vel-ef'âl" ismini vermiştir. İslâm tarihinde oluşturulan ve 46.624 hadis-i şerif içeren en hacimli hadis koleksiyonudur.

- Cemu’l-fevaid min Camii’l-usul ve Mecmai’z-zevaid Tercümesi

Rudani, İbnü’l-Esir’in Camiu’l-usul’ü ile Heysemî’nin Mecmau’z-zevid’ine İbn Mâce ve Dârimî’nin es-Sünenlerini ilâve etmek suretiyle, on dört temel hadis kitabını tekrarları önemli ölçüde ayıklayıp ve hadislerin isnadını hazfederek bir araya getirdiği eseridir.

- Mecmau’z-zevâid ve menbau’l-fevâid Tercümesi

Zevaid türü hadis kitaplarının en büyüğüdür. Eserde yirmi bine yakın hadis bulunmaktadır. Konularına göre tertip edilmiştir. Kütüb-u Sitte’de olmayan, hadis-i şerifleri ihtiva etmektedir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Sayıca en büyük (en çok hadis ihtiva eden) hadis kitapları ...

Cemu'l-Fevaid ve yazarı hakkında bilgi verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun