Peygamberimiz birisine "Yaptığın iyililerin hayrına Müslüman olmuşsun.", başka birisine de "İyiliklerinin ona bir faydası olmayacak." demiştir. Bu hadisler çelişkili değil midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Birinci Hadis: Hakîm b. Hizam anlatıyor:

'Ey Allah'ın Rasulü, cahiliye devrinde sadaka vermek, köle azat etmek, sıla-i rahim yapmak gibi -kulluk adına yaptığım hayırlar var; bana bunlardan bir sevap gelecek mi?’ dedim."  

‘Sen zaten, daha önce yaptığın bu iyiliklerin hayrına Müslüman olmuşsun.' dedi." (Buhari, Zekat 24, Edeb 16; Müslim, İman 194-196).

Bu hadisin manasına dair farklı görüşler vardır. Tercihe şayan gördüğümüz görüşün özeti şudur:

“Dünya kâfirin cennetidir.” ve

“Kâfiler yaptıkları güzel işleri sebebiyle dünyada güzel rızık nimetiyle mükâfatlandırılır.”

manasındaki hadis rivayetinden de anlaşıldığı üzere, kâfir olanların yaptıkları güzel işlerin mükâfatı dünyada verilir. Bu güzel işler bazen o kişiyi iman edecek bir kıvama getirebilir, mümin olma liyakatını kendisine bahşedebilir (bk. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi). Hakîm b. Hizam ise, bu mükâfatını -Müslüman olmak gibi- çok daha güzel bir karşılık olarak alan bahtiyarlardan olmuştur.

İkinci Hadis:

Hz. Aişe anlatıyor:

“Dedim ki, ‘Ey Allah'ın Resulü, İbn Cud’an cahiliye devrinde sıla-i rahimde bulunur, fakirlere yemek yedirirdi. O (ahirette) bundan fayda görecek mi?’

Resulullah (sav) şu cevabı verdi:

‘Hayır! İyiliklerin ona bir faydası olmayacaktır. Çünkü o bir gün bile ‘Ya Rabbi kıyamet günü günahlarımı bağışla.’ dememiştir."( Müslim, İman, 365-214.)

Bu hadisin manası şudur:

Küfür üzere ölen bir kimsenin, dünyada yaptığı hiçbir iyiliği ona fayda vermez, onun cehennemden kurtulmasına ve cennete girmesine vesile teşkil etmez. Hadiste yer alan “Ya Rabbi, kıyamet günü günahlarımı bağışla dememiştir." ifadesi, İbn Cud'an’ın ahirete iman etmediğini, küfür üzere öldüğünü göstermektedir. (bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi).

Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, bu iki hadisten ilki, kâfirlerin yaptıkları bazı iyiliklerin karşılığını bu dünyada alabilecekleri, hatta o güzel huyları Allah’ın hoşuna gitmişse, şansı yaver giden bu gibi insanların imanla mükâfatlandırılmaları bile söz konusu olabilir. Fakat ikinci hadiste geçtiği üzere kâfir olanların küfür üzere ölmeleri durumunda, ahirette o iyiliklerinden faydalanamayacaktır. Ancak, inkârcılıkta aynı ortak paydayı paylaşmalarına rağmen, küfrün dışındaki hususlarda farklı çizgiler takip edenlerin cehennemdeki azapları da farklı olur. Zulüm yapan bir kâfirin durumu ile fakirleri doyuran bir kafirin cezası aynı olmaz. Kadı Iyaz' İmam Beyhakî gibi alimlere göre bu husus alimlerin cumhuruna aittir. (bk. Nevevî, a.g.e)

Demek ki, biri kâfirin ahiretteki durumuna, diğeri ise dünyadaki durumuna işaret ettiği için, bu iki hadis arasında herhangi bir çelişki yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR