Önderin hayali Hakk'ın zikrinden daha faydalıdır, sözünü nasıl anlamalıyız?

Soru Detayı

İmam Rabbani, Mektubat adı eserinde " Önderin hayali Hakk'ın zikrinden daha faidelidir" diyor. Bunu nasıl anlamalıyız? Bazıları bu söz şirktir diyor. Lakin ben müşrik bir İmam Rabbani hayal edemiyorum. Bu sözü nasıl anlamalıyız?
YÜZ SEKSEN YEDİNCİ MEKTÛB
Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Kavuşduran yolların en kısası, râbıta yapmak olduğu bildirilmektedir:
Sevdiklerinize yazdığınız mektûbu okuduk. İçinde bildirilen hâlleriniz anlaşıldı. Kendini zorlamadan, uğraşmadan, üstâdın râbıtasının kendiliğinden hâsıl olması, üstâd ile talebesi arasında tâm bir yakınlık olduğunu açıkça gösterir. Bu yakınlık, fâide vermeğe ve istifâde etmeğe yarar. Kavuşdurucu yollar içinde râbıtadan dahâ çabuk kavuşturanı yoktur. Hangi talihli kimseye bu nimeti ihsan ederler? Hâce-i Ahrâr “kaddesallahü teâlâ sirreh” hazretleri (Fıkarât) risâlesinde buyuruyor ki: Fârisî mısra’ tercemesi:
Önderin görüntüsü, Hakkın zikrinden daha faydalıdır!
Yani rehberin hayali, talebesine [kalbin tasfiyesinde] zikr etmesinden daha çok fayda verir. Çünkü başlangıçta, talibin Hak teâlâ ile tam yakınlığı yoktur. Bunun için zikr etmekle, çok faydalanamaz. Önceniz, sonranız selâmette olsun!

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Biz İmam Rabbani’yi asrının müceddidi olarak biliyoruz ve öyledir. Böyle bir zatın şirke sokacak sözler söylemesi düşünülemez.

Özellikle ehl-i tasavvufun bazı sözleri bizim dünyamızın dışında ve aklımızın ötesinde olabilir. Bütün ümmetçe büyük olarak kabul edilen insanları rastgele eleştirmek doğru olmadığı gibi, manevi yönden zararları da olabilir.

- Burada yazılan şeyler de bizim çok iyi bilmediğimiz bir alanla ilgilidir.

Ancak, İmam Rabbani’nin bizzat kendisinin açıklamalarından hareketle konu hakkında şunları söyleyebiliriz:

- Zikrin lügat anlamı hatırlamaktır. Bildiğimiz şekliyle (Allah’ın isim ve sıfatlarını dil ile) zikretmek Allah’ın hatırlamaya yöneliktir.

Allah’ı hatırlamak, Onun büyüklüğünü, kudretini, sonsuz ilmini, sonsuz rahmetini hatırlamaya vesile olur.  

Tarikatlarda Allah’ı zikretmenin/hatırlamanın bir yolu daha vardır ki, ona rabıta diyorlar. Bu rabıta kâmil bir mürşittir. Mürşid-i kamil sözleriyle olduğu gibi, lisan-ı haliyle de her zaman -kulluk kisvesine büründüğü için- Allah’ı hatırlatır.

O halde, bilinen zikirle Allah’ı hatırlayıp onun huzurunda olduğunu düşünüp sürekli bir iman şuuru kazanıldığı gibi, yine Allah’ı hatırlatan bir rabıta vasıtasıyla da tefekküri, hissi bir zikir yapılabilir.

Bununla beraber, asıl olan zikir, bildiğimiz zikirdir. Bu rabıta vasıtasıyla hissi, hayali, fikri zikir ise bu konuda acemi olan daha işin başında olan müritler için geçici bir eğitim yöntemidir. Mektubat’taki şu ifadelerden bunu anlamak mümkündür:

Yani rehberin hayali, talebesine [kalbin tasfiyesinde] zikr etmesinden daha çok fayda verir. Çünkü başlangıçta, talibin Hak teâlâ ile tam yakınlığı yoktur. Bunun için zikr etmekle, çok faydalanamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
226 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun