Mîkat sınırları içinde ikamet edenler, neden temettü ve kırân haccı yapamazlar?

Soru Detayı

- Harem ve Hil bölgelerinde, mîkat sınırları içinde ikamet edenlerin temettu‘ ve kırân haccı yapmaları câiz olmamasının sebebi nedir?
- ​Diyanet İşleri Başkanlığı İlmihali sayfa 549 da şöyle bir tabir yer almaktadır:
"Harem ve Hil bölgelerinde, mîkat sınırları içinde ikamet edenlerin temettu‘ ve kırân haccı yapmaları caiz değildir. Hac aylarından önce Mekke'ye gidip hac günlerine kadar orada kalan Afakiler de bu konuda aynı hükme tabidir. Bunlardan haccedecek olanların, o yıl hac ayları girdikten sonra umre yapmamaları gerekir. Yaptıkları takdirde, isâet etmiş olurlar; şükür kurbanı değil, ceza kurbanı keserler."

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bakara Suresi 196. ayette şöyle buyurulmuştur:

“Haccı da umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.”

Bu ayetten anlaşıldığına göre, kıran ve temettü haccını, ailesi Mescid-i Haram'da (Mekke ve Mikat dahilinde) bulunmayanlar yani afakîler yapabilir.

Bir kimsenin hac veya umre için mikatleri ihramsız geçmesi caiz değildir. Aksi halde bir kurban cezası verilir veya mikat yerine geri dönülür.

Mikat halkı ve onlardan beridekiler, Mekke'ye ihramsız girebildikleri için Mekke halkı hükmündedirler. Mekke'den çıkanlar da mikatı geçmedikçe, Mekke'ye yine ihramsız dönebilirler. Bundan dolayı Mescid-i Haram civarında oturanların gerçekten ve hükmen dışında bulunanlar, mikatın gerisinde bulunan afakiler demek olur.

Kısaca kıran ve temettu' haccı, mikat dışında oturan halktan bulunan ve Mekke'ye ihramsız girmeleri caiz olmayan afakiler hakkındadır. Afaki olmayan Harem ve Hıll halkı ancak ifrad haccı yapmalıdırlar.

Ebu Hanife'ye göre Mescid-i Haram'ın sakinleri için ne hacc-ı temettü yapmaları, ne de hacc-ı kıran yapmaları uygun değildir. Kim hacc-ı temettü veya hacc-ı kıran yaparsa, ona bir kurban kesmek vacip olur. Bu kurban, cinayet yani kurbanıdır. Dolayısıyla o kimse ondan yiyemez.

Cahiliye devrinde Araplar hac mevsiminde umre yapmayı en kötü bir amel olarak görürlerdi. Hz. Peygamber (asm) hem onların bu tatbikatına muhalefet etmek hem de Mekke dışından hacca gelenlere kolaylık ve ruhsat olmak üzere temettü haccı tatbikatını bize böylece öğretmiştir.

Hükmü itibariyle haccın çeşitleri

Şerî hüküm açısından hac farz, vacip ve nafile olmak üzere üç çeşittir. Belirli şartları taşıyan yükümlünün ömründe bir defa haccetmesi farzdır. Yükümlü olmadığı halde, haccetmeyi adayan kişinin bu adağını yerine getirmesi vaciptir.

Diğer nafile ibadetlerde olduğu gibi, başlandıktan sonra bozulan nafile haccın kazası da vacip olur. Farz ve vacip dışında yapılan hac ise nafiledir. Hacla yükümlü olmayan çocukların yaptıkları hac ile bir kimsenin birinciden sonra adama (nezir) dışında yapacağı her hac nafiledir.

Yapılış şekli bakımından hac çeşitleri

Yapılış biçimi (edâ) açısından ise hac, İfrad Haccı, Temettü Haccı ve Kırân Haccı olmak üzere üç çeşittir.

Hac ve umre, her biri tek başına yapılabildiği gibi, aynı yılın hac ayları içinde, ikisi birbirine bağlı olarak da yapılabilir. Hac ayları içinde, hacdan önce umre yapıp yapmamaya, yapıldığı takdirde umre ve haccın ayrı veya aynı ihramla yapılma durumuna göre hac, İfrad Haccı, Temettu Haccı ve Kırân Haccı olmak üzere üç şekilde eda edilir.

• İfrad Haccı

İfrad haccı umresiz yapılan hacdır. Sadece hac ibadeti yapıldığı için “umresiz hac” anlamında olmak üzere bu ad verilmiştir. Hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmayıp, sadece hac niyetiyle ihrama girerek hac menâsikini eda edenler, İfrad Haccı yapmış olurlar. İster mîkat sınırı dışında ister içinde ikamet etsin, herkes İfrad Haccı yapabilir.

• Temettü Haccı

Temettu “yararlanmak, istifade etmek” anlamına gelir. Aynı yılın hac aylarında umre ayrı ihramla, hac ayrı ihramla yapıldığı zaman iki ihram arasında, ihramsız, yani ihram yasaklarının bulunmadığı yasaksız bir zaman dilimi, umre ile hac arasında hac yasaklarının söz konusu olmadığı serbest bir vakit bulunduğu için bu ad verilmiştir.

Temettu haccı aynı yılın hac ayları içinde, umre ve haccı ayrı ayrı niyet ve ihramla yapmaktır. Hac ayları içinde umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra, aynı yıl hac için yeniden ihrama girip hac menâsikini de eda eden uzak bölgelerden gelmiş hacılar Temettu Haccı yapmış olurlar.

• Kırân Haccı

Kırân haccı, her ikisine birlikte niyet edilerek aynı yılın hac ayları içinde umre ve haccı bir ihramda birleştirmektir. Hac ve umre tek ihramla yapıldığı için “birleştirmeli hac” anlamında bu adı almıştır. Umre ve hacca, ikisine birden niyet edip umreyi yaptıktan sonra ihramdan çıkmadan, aynı ihramla hac menâsikini de tamamlayan Afakîler “Kırân Haccı” yapmış olurlar.

Temettu ve Kırân Haccı’nın Şartları

- Hacceden kişi Afakî olmalıdır

Harem ve Hil bölgelerinde, mîkat sınırları içinde ikamet edenlerin temettu ve kırân haccı yapmaları caiz değildir. Hac aylarından önce Mekke’ye gidip hac günlerine kadar orada kalan Afakîler de bu konuda aynı hükme tâbidir. Bunlardan haccedecek olanların, o yıl hac ayları girdikten sonra umre yapmamaları gerekir.

Yaptıkları takdirde, isabet etmiş olurlar; şükür kurbanı değil, ceza kurbanı keserler.

- Umre ve hac, her ikisi aynı yılın hac aylarında yapılmalıdır

Şayet umre hac aylarından önce yapılmışsa veya umre tavafının en az dört şavtı, hac ayları henüz girmeden tamamlanmışsa yapılan hac temettu veya kıran değil, ifrad haccı olur.

- Hac aylarında yapılan umreden sonra “sahih ilmâm” olmamalıdır

Hanefîlere göre, umre ile hac arasında herhangi bir sebeple memlekete dönen kimsenin, Şâfiîlere göre ise, umre yaptıktan sonra herhangi bir sebeple mîkat sınırları dışına çıkmakla gerçekleşir. Umre ile hac arasında, Hanefîlere göre memleketine giden; Şâfiîlere göre ise mîkat sınırları dışına çıkan kimse, dönüşte tekrar umre yapmazsa, yaptığı hac temettu değil, ifrad olur. Kıran haccında umreden sonra ihramdan çıkılmadığı için umre ile hac arasında ister mîkat dışına çıkılsın, ister memlekete veya başka bir yere gidilsin, kıran haccı ifrada dönüşmez.

Bu üç nevi hacdan hangisi yapılırsa yapılsın, hac farizası eda edilmiş olur.

En faziletli hac hangisidir?

Hangi haccın daha faziletli olduğu konusunda farklı rivayetler nedeniyle mezhep imamları ihtilaf etmişlerdir. Şafî ve Malikî mezheplerine göre İfrad haccı, Hanefi mezhebine göre Kıran hacı, Hanbelî mezhebine göre ise Temettü haccı daha faziletlidir. (Hattabî)

Hac ibadetinde gerçek fazileti haccın çeşidinden daha ziyade edasında gösterilen gayret, samimiyet, huzur, huşu ve ihlâsa göre değerlendirmek gerekir. (bk. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hac İlmihali)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1.800 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun