Mut'a âyeti nâzil oldu biz de Resûlullâh ile birlikte amel ettik, sonra birisi (Ömer) çıkıp bu hususta kendi görüşüne göre istediğini söyledi, hadisine göre muta nikahı helal mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İmran b. Husayn anlatıyor: “Biz Resulullah (a.s.m) devrinde temettu yaptık. Bu konuda Kur’an'da (bunun caiz olduğunu belirten ayet de) indi. Sonra adamın biri (Ömer) kendi görüşüne göre istediğini söyledi.(Buharî, Hac, 36; İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi)

Buharî ve Müslim’deki “mut’a” ifadesi aslında “temattu’” haccı için kullanılan bir sözcüktür. Şianın mut’asıyla bir ilgisi yoktur. Nitekim, Buharî bu konuyu “TEMETTU’” başlığıyla vermiştir.

Bununla beraber, Müslim’in rivayetinde bilinen mut’adan da söz edilmiştir. Bu rivayete göre, Ebu Katade şöyle demiştir: Ben Ebû Nadra’dan şunları duydum: İbni Abbâs, müt'ayı emir; İbni'z-Zübeyir ise onu nehyederdi. Ben, bunu Câbir b. Abdillâh'a anlattım da Câbir: “Bu konuşma, benim yanımda cereyan etti. Biz, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile birlikte müt'a yaptık. Ömer hilâfete geçince: “Şüphesiz ki Allah, Resulüne dilediğini helâl kılardı. Ve şüphesiz ki Kur'ân yerli yerince nazil olmuştur. Siz, Allah için hac ve umreyi Allah'ın emrettiği vecihle tamamlayın! Bu kadınlarla müt'a yapmayı kesin. Şayet bana bir müddet için bir kadını nikâh eden bir adam getirirlerse, onu mutlaka taşlarla recmederim! dedi.”(Müslim, Hac, 145).

“Mut’a ayeti” dedikleri ayetin meali şöyledir:

“Haccı da, umreyi de Allah rızası için tamamlayın. Eğer engellenecek olursanız, o durumda kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurbanlık, yerine varıncaya kadar başınızı tıraş etmeyin. Aranızda hasta, yahut başından rahatsız olan varsa, ona fidye olarak; oruç tutmak, sadaka vermek, yahut kurban kesmek gerekir. Hastalık veya yol emniyeti olmaması gibi sebeplerle haccınızın engellenmesinden emin olduğunuz zaman ise,  her kim hacca kadar umre (Temettu) yaparak sevap kazanmak isterse, onun da kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. Kurbanlık temin edemeyen kimse, üç gün hacda yedi gün de döndüğünüz zaman memleketinde olmak üzere tam on gün oruç tutar. Bu (temettu’ ve kurban), Harem bölgesinde (Mekke’de) ikamet etmeyenler içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu iyi bilin.”
(Bakara, 2/196)

Bilindiği gibi Hac farizası üç şekilde yerine getirilebilir, kıran, temettu’ ve ifrad şeklinde.

Nevevî'ye göre;  Hz. Ömer (ra) ile Hz. Osman (ra)'in ve sâir ashâbın müt'ayı (yani temettu haccını) yasaklamaları öncelik ve fazilet noktasındandır. Onlar hacc-ı ifrâdı daha faziletli gördükleri için ona teşvik olmak üzere müt'ayı yasak etmişlerdir. Bununla beraber, daha sonra hacc-ı ifrâd, temettü' ve kıranın kerahetsiz olarak cevazına icmâ hasıl olmuştur. Bu zevat ancak hangisinin daha faziletli olduğu hususunda ihtilâf etmişlerdir.

İbni Abdilberr de hac âyetindeki "temettü"dan önce umre, sonra hac kastedildiği hususunda ulemâ arasında ihtilâf olmadığını söylemiştir.(bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi).

Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bu hadislerdeki asıl maksat temettu’ haccı ile ifrad ve kıran haccını eda etme şeklidir. Mut’a nikahı değildir. Temettu’ haccında Umreden sonra –başka yasakların serbest kalmaları yanında- karı-koca ilişkilerine cevaz verildiği için buna temettu denilmiştir. Ve Mut’a da bu manada kullanılmıştır.

Fakat Muslim’in rivayetinde bu haccın şeklinden bahsedilirken, -bize göre hiç yeri olmadığı halde- ayrıca bilinen mut’a da -anti parantez- söz konusu edilmiştir.

Bununla beraber, o konuya da dikkat çeken Nevevî şu ifadelere yer vermiştir:

“Mut’a nikahı önce bir süreliğine mubah idi, sonra  Hayber’de yasaklandı. Daha sonra Mekke fethi esnasında –kısa bir süreliğine- mubah kılındı, ardından kıyamete kadar süresiz olarak yasaklandı. Ancak, bu konu ilk asırda medar-ı ihtilaf olmuş ve -haram olup olmadığı hususunda- farklı görüşler söz konusu idi. Daha sonra bu ihtilaflar ortadan kalktı ve bunun haram olduğu husus ümmetin icmaıyla kabul edildi.(Nevevî, a.g.e). 

İlave bilgi için tıklayınız:

Muta Nikahı kıyamete kadar haram mıdır? İbn-i Abbas’dan gelen bir rivayete göre zaruret halinde cevaz olduğu söyleniyor, doğru mudur?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR