Kuran’da geçen Rakim Ashabı, üç genç midir?

Kuran’da geçen Rakim Ashabı, üç genç midir?
Tarih: 18.09.2020 - 12:04 | Güncelleme:

Soru Detayı

Kehf Suresinde, kehf ashabı denilen yedi uyurlar ile bir de rakim ashabından bahsedilir. Burada geçen rakım ashabı, kimlerdir? Bir hadiste anlatılan üç genç olduğu söyleniyor, doğru mu?
Bu üç genç olayı nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetin meali şöyledir:

“Yoksa sen, bizim ayetlerimizden kehf ve rakım sahiplerinin durumlarını şaşırtıcı mı buldun?”

Yüce Allah, kıyametin kopacağını ve ahirette ölülerin diriltileceğini insanların daha kolay kavrayabilmeleri için Kehf Suresinin 9-26. ayetlerinde ibret verici bir olaya, “Ashab-ı Kehf” kıssasına yer vermektedir.

Kehf "dağda bulunan büyük ve geniş mağara"; Ashab-ı Kehf ise, "mağara arkadaşları" demek olup bir mağarada yıllarca uyutulduktan sonra tekrar uyandırıldıkaarı haber verilen kişiler" hakkında kullanılmıştır.

Kuran-ı Kerim’de Ashab-ı Kehf ile birlikte anılan rakīm hakkında kaynaklarda birbirinden farklı görüşler yer almaktadır.

Bunun Ashab-ı Kehf’in içinde bulunduğu vadinin veya dağın yahut memleketlerinin, hatta köpeklerinin adı olduğunu söyleyenlerin yanında, onların adlarının veya maceralarının yazıldığı bir kitabe, bakır veya kurşun bir levha olduğunu ifade edenler de vardır.

İmam Buhari de rakīmin kitabe olduğunu söyler. (bk. Buhari, Enbiya, 52)

Bazı tarihçilere ve el-Müsned’deki bir rivayete (4/274) göre Ashabü’r-rakīm, Ashab-ı Kehf’ten başka kimselerdir.

Nakledildiğine göre bunlar yağmurlu bir günde bir mağaraya sığınmak zorunda kalan üç kişiydiler. Dağdan yuvarlanan bir kaya mağaranın ağzını kapayınca, hayatları boyunca yaptıkları en değerli birer iyiliği anarak bu sıkıntıdan kurtulmaları için Allah’a dua ettiler. Allah da dualarını kabul ederek onları kurtardı.

Arap coğrafyacılarına göre ise rakīm bir yer adıdır.

Demek ki, ayette geçen “Ashab-ı Rakîm”in kim veya ne olduğu konusunda farklı bilgiler söz konusudur. Bu bilgilerden biri de Rakîm ashabının hadiste anlatılan üç genç olduğudur.

Rakîm ashabı ifadesiyle, bunların hepsinin ve daha başka bilgilerin ve yorumların da kastedilmiş olması mümkündür,

Üç genç ile ilgili hadis rivayeti şöyledir:

“Sizden önceki yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar, geceyi geçirmek için bir mağaraya sığındılar, dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı, bunun üzerine birbirlerine şöyle dediler:

“İyi amellerinizle dua etmekten başka sizi bu kaya parçasından hiçbir şey kurtaramaz.”

İçlerinden birisi şöyle dedi:

“Allah’ım benim çok yaşlı annem ve babam vardı; onlardan önce ne çocuklarıma ne de hizmetçilerime akşam sütünü içirmezdim. Bir gün uzak bir yere odun toplamaya gitmiştim, onlar uyuyuncaya kadar dönemedim, akşam sütlerini sağıp yanlarına gelince onları uyur halde buldum, onları uyandırmayı ve onlardan önce ev halkının bir şey yiyip içmesini uygun görmedim, süt kabı elimde olduğu halde onların uyanmalarını bekledim, nihayet şafak söktü, çocuklar açlıktan sızlanıyorlardı, derken annem babam da uyandılar ve akşam sütlerini içtiler. Allah’ım eğer bu işi senin rızanı kazanmak için yapmışsam bu kaya sıkıntısını bizden uzaklaştır.”

Bunun üzerine kaya biraz aralandı, fakat çıkılacak gibi değildi.

İkinci kimse şöyle dedi:

“Allah’ım amcamın bir kızı vardı, onu herkesten çok seviyordum (başka bir rivayete göre bir erkek bir kadını ne kadar severse ben de onu o kadar seviyordum.) Ona sahip olmak istedim, o kabul etmedi, bir kıtlık yılı amcamın kızı çıkıp geldi, kendisini bana teslim etmek şartıyla ona yüz yirmi altın verdim, kabul etti ona sahip olacağım zaman (diğer bir rivayete göre cinsi muameleye başlamak üzereyken) dedi ki: “Allah’tan kork, haksız olarak bekarlık mührümü bozma” ben de Allah’tan korkarak bu çok sevdiğim kadından uzaklaştım. Verdiğim altınları da ona bıraktım. Allah’ım eğer ben bu işi senin rızanı kazanmak için yapmışsam, bu belayı üzerimizden gider.” diye yalvardı.

Kaya biraz daha açıldı fakat çıkılacak gibi değildi.

Üçüncüleri de şöyle dedi:

“Allah’ım vaktiyle birçok işçi tuttum, ücretini almadan giden biri dışında hepsinin ücretini verdim, ücretini almadan giden işçinin ücretini çalıştırdım, bu ücretten pek çok mal çoğaldı, bir gün bu adam çıkageldi ve bana “Ey Allah’ın kulu ücretimi ver” dedi. Ben de ona: “Şu gördüğün develer, koyunlar ve köleler senin ücretinden meydana gelmiştir” dedim. “Ey Allah’ın kulu benimle alay etme” deyince, “Seninle alay etmiyorum diye cevap verdim. Bunun üzerine o; malların hepsini sürüp götürdü, hiçbir şey bırakmadı. “Rabbim eğer bu işi sırf senin rızanı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar.” diye yalvardı.

Bunun üzerine mağaranın ağzını kapatan kaya iyice açıldı onlar da çıkıp gittiler. (bk. Buhârî, Edeb 5, Enbiya 53, Büyûʻ 98, İcâre 12, Hars 13; Müslim, Zikir, 100; Ahmed, 4/274)

Bizler de bu gençler gibi öyle güzel salih ameller işlemeliyiz ki hayatta karşımıza çıkan sıkıntı, musibet ve imtihan anlarında onlara sığınabilelim! Bu amellerimizle tevessül ederek Cenab-ı Hak’tan yardım istemeye yüzümüz olsun!

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun