Kuran bülbülü sahabi, nasıl dinden çıktı?

Tarih: 22.03.2026 - 20:34 | Güncelleme:

Soru Detayı

er-Reccâl bin Unfuve’nin kıssası sahih mi?
Şöyle bir kıssa anlatılıyor kıssayı kısaltarak yazıyorum:
‎İbni Kesir’in "el-Bidaye ve’n-Nihaye" adlı eserinde nakletti ‎bir gün, Allah Resulü (s.a.v), aralarında Ebu Hureyre’nin de bulunduğu bir grup sahabenin yanında otururken,‎ ‎"Aranızda öyle bir adam var ki, onun cehennemdeki azı dişi Uhud Dağı’ndan daha büyük olacaktır!" ‎ ‎Aradan zaman geçti geriye sadece iki kişi kaldı: Ebu Hureyre ve Ben-i Hanife kabilesinden gelen er-Reccâl bin Unfuve. ‎Zühdün Gölgesinde Bir Münafık Tohumu ‎Er-Reccâl, Peygamber Efendimize bağlılığı, Kur’an’a olan derin vukufiyeti ve bitmek bilmeyen ibadetleriyle tanınırdı. Öyle ki, büyük sahabi Rafi bin Hadic onun için: "Reccâl’in huşusu, Kur’an tilavetindeki aşkı ve hayra düşkünlüğü hayret vericiydi," derdi. İbn Ömer bile onu, heyetlerin en faziletlisi sayardı. ‎ ‎ ‎(Sonra) ‎Müseylimetü'l-Kezzâb) Hz. Ebubekir bu azgın fitneyi bastırmak ve halkı irşad etmek için Reccâl bin Unfuve’yi görevlendirdi. Reccâl, bir "Ben bizzat işittim, Muhammed dedi ki: Müseylime benim peygamberlikteki ortağımdır!" ‎Halk, onun Peygamber sahabi olduğunu bildiği için bu yalana kandı. Onun bu ihaneti, Müseylime’nin ordusunu kırk bin kişiye ulaştırdı. Reccâl, fitnenin baş mimarı olmuştur. ‎‎Öldürüldü ‎o kargaşa içinde, bir zamanlar Kur’an bülbülü olan, geceyi kıyamda geçiren er-Reccâl bin Unfuve de kılıç darbeleriyle küfür üzere can verdi. ‎Mürted olarak öldüğü haberi Medine’ye ulaştığında, Ebu Hureyre hıçkırıklara boğularak şükür secdesine kapandı. Kıssanın sıhhati nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, bir insan sahabi de olsa, teorik olarak iradesiyle dinden çıkabilir.

Ancak bu, sahabenin genel durumu değildir; aksine sahabe nesli iman ve sadakatte en seçkin nesildir.

Soruda geçen hikayeye gelince:

Hikaye bu şekliyle tarih kaynaklarında geçmektedir. (bk. İbn Kesir, el-Bidaye ve’n-nihaye, 5/51; Taberi, Tarih, 3/287-289)

Bu eserler hadis kitabı değil, tarih kitabıdır, içlerinde zayıf rivayetler de bulunabilir.

Çok farklı fakat benzer ifadelerle rivayet edilen bu kıssanın sıhhatine dair bilgiler yanında alimlerin çoğuna göre, bu kıssanın bazı parçaları sahih olmakla beraber, tamamı yanlıştır. Çünkü senedinde zayıf raviler vardır.

Abdurrahman Haşim Beyumi’in tahkikine göre, söz konusu ravilerden Seyf b. Ömer et-Teymi ve Vakidi, zayıftır. (bk. İbn Hacer, et-Takrib, 262)

Keza, senedindeki İbrahim b. Zibya’nın zayıf bir ravi ve Ebu Hüreyre’den rivayet eden ravinin meçhul olmasından dolayı rivayet zayıftır. (bk. Busayri, İthafu’l-Hıyere, 3/140)

Buna göre, detaylı açıklamalarla ilgili rivayetlerin senedinde zayıf ve meçhul ravilerin olması, rivayetin güvenilirliğini daha da zayıflatır.

Bu kıssada geçen “Aranızda öyle biri var ki azı dişi Uhud Dağı kadar olacak” şeklindeki ifade, orada bulunan bir münafığa işaret ve bunun ileride anlaşılacağına yani gelecekten haber vermeye bir alamet olabilir.

Nitekim o mecliste bulunanlardan zamanla sadece iki kişi kalmış; bunlardan er-Reccâl bin Unfuve, sonradan peygamberlik iddiasında bulunan Müseylimetü'l-Kezzab’ın tarafına geçerek inkârını açıkça ortaya koymuş ve bu hâl üzere ölmüştür.

Bu durum, onun aslında baştan beri samimi bir iman üzere olmadığını, ileride gerçek yüzünün ortaya çıkacağını ve Allah’ın bildirmesiyle Peygamber Efendimizin bunu önceden haber verdiği anlaşılır. Bu yönüyle de olay gelecekten haber veren bir mucize olarak değerlendirilir.

Buna göre, “sahabi olup dinden çıktı” veya “Kuran bülbülü sahabi mürted oldu” şeklindeki anlatım yerine, “zahirde Müslüman görünüp sonradan sapmış biri” demek daha ihtiyatlıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun