Kur’an-ı Kerim bütün ayetleri ahirete kadar her zaman her an kullanılır mı? Şu an günümüzde kullanılmayan bir ayet var mı?

Tarih: 13.10.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Prensip olarak Kur’an-ı Kerim'in evrensel, zaman mekân üstü, cihanşümul bir kitap olduğunu söylediğimizde, bununla Kur’an’ın genel hükümleri, ahlakî prensipleri, sosyal ve hukukî düsturlarını kastediyoruz. Belli bir olayı, özellikli ve spesifik olarak ortaya çıkan konularla ilgili bir reçete sunan bazı ayetlerin de buna paralel olarak hususî bir özellik arz etmesi kaçınılmazdır.

Örneğin; Peygamberimiz (asv)2in evlilikleriyle ilgili hususlar, Ebu Leheb ile ilgili Tebbet suresi, Bedir, Uhud, Hendek savaşları, Hudeybiye anlaşması, Mekke fethi, Huneyn savaşıyla ilgili (Ali İmran, Enfal, Ahzab, Fetih surelerindeki ilgili) ayetler, bir hususîlik arz etmektedir.

Mücadele suresindeki kadının kocasını şikâyet etmesi bir hususîlik arz etmektedir.

Bununla beraber şunu unutmamak gerekir ki, nüzul sebebi hususî olan ayetlerin de ders verdiği çok geniş kapsamlı hususlar vardır. "Ayetlerin iniş sebeplerinin hususî olması manalarının umumî olmasına engel değildir.” kuralı bu gerçeğe işaret etmektedir.

Mesela;

“Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden tam sabırlı yirmi kişi olursa, iki yüz kişiye galip gelir ve eğer siz müminlerden yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiyi mağlup eder; çünkü o kâfirler gerçeği ve âkıbeti anlamayan bir güruhtur.”(Enfal,8/65)

mealindeki ayet ile bu ayetin hükmünü sınırlandıran,

“Ama şimdi Allah yükünüzü hafifletti, çünkü sizde savaşma konusunda bir zayıflık olduğunu müşahede etti. O halde sizden sabırlı yüz kişi, Allah’ın izniyle onlardan iki yüz kâfire üstün gelir ve eğer sizden bin kişi olursa, onlardan iki bin kişiye galip gelir. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”(Enfal, 8/66)

mealindeki ayetin hükümleri, sahabe için hususî bir özellik arz etmektedir.(Bu ikinci ayetin, birinci ayetin hükmünü neshettiğine dair bk. Zemahşerî, ilgili ayetin tefsiri).

Fakat bu hükümler diğer zamanlar için de geçerlidir. Yani Müslümanlar güçlü olduğu zaman bir azimet olarak yirmi kişi sabır gösterip iki yüz kişilik düşmana karşı durabilir. Zayıf oldukları zaman ise, ruhsata tabi olarak sabırlı olup yüz kişilik bir grup iki yüz kişilik bir düşman birliğine karşı savaşabilir. Bununla beraber, bu son ayetteki “bire iki” oranı kıyamete kadar bakidir.

Aynı şekilde, Tebbet suresi bir şahıs olarak Ebu Lehep ve eşinin cehenneme gideceğini haber vermiştir. Bu surenin bu gaybî ihbarı elbette bu iki şahısla sınırlıdır. Ancak verdiği ders bunun ötesinde çok geniş hakikatleri kapsamaktadır.

Mesela; verilen gaybî haberin olduğu gibi çıkmış olması, kıyamete kadar aklı başında olan insanların imanını kuvvetlendirecektir. Hz. Peygamber (asv)'in en yakın akrabası olan amcasını hedef alması, Kur’an’ın Allah’ın kelamı olduğunu gösteren bir belgedir. Çünkü, kabileciliğin çok fazla revaçta olduğu bir devirde Kur’an’da Ebu Cehil’in değil de Ebu Leheb’in şerefini rencide edecek bir mesajın varlığı, Hz. Muhammed (asv)’in bunda asla dahlinin olmadığını göstermektedir.

Yine, yukarıda  ilmî kural gereğince, Ebu Leheb’in şahsının yanında şehsiyetinin, zihniyetinin de hedef alındığı bir gerçektir. Onun şahsı ölmüş olsa, şahsiyetinin timsalleri, karakterinin mümessilleri, zihniyetinin versiyonları her zaman yaşamaktadır. Ve bu sure bu açıdan kıyamete kadar dersini vermeye devam edecektir.

Diğer taraftan, kocasından şikayet eden kadının durumu ona özel ise de, aynı hüküm kıyamete kadar gelecek kadınların kocalarından görecekleri her türlü olumsuz davranışa da ışık tutmaktadır.

Aynı dersi bütün tarihî kıssalardan da almak mümkündür. Çünkü, Kur’an’ın bu kıssaları zikretmesi sadece ibretâmiz bir tarih dersini vermek değil, aynı zamanda kıyamete kadar tekerrür edecek olan tarihî olayların olumlu olumsuz yönlerini ders vermektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun