Kıyamet olursa diye korkuyorum, ne yapmam lazım?

Tarih: 13.08.2022 - 09:43 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kıyamet olursa diye korkuyorum ve ben takıntılı bir insan olduğum için bunun içinden çıkamıyorum, zaman hızlı geçtiği için böyle bir korkum var ne yapmam lazım?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Aslında kaygılanmak normal bir durumdur. Çünkü yüce yaratıcımız bize kaygı vererek hayatımızı daha ciddiye almamızı ve daha huzurlu ve başarılı olmamızı sağlar. Nitekim kaygı olmazsa ders çalışmayacak, işe gitmeyecek, kendimizi ve çevremizi korumak için çaba sarf etmeyeceğiz. Tüm bunlar kaygı sayesinde oluyor. Onun için bir miktar kaygı taşımak insani olandır ve istenilen bir durumdur.

Ancak bu kaygının denetim dışına çıkarak çok yoğun ve kişinin huzurunu bozan bir düzeye varması durumunda, kaygı bozukluğu ortaya çıkar. Kişiyi ruhsal açıdan rahatsız eder.  Öfke, gerilim, uyku bozukluğu, dikkat dağılması, çarpıntı, nefes darlığı, nefes sıkışması, terleme gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. 

Bu şikâyetler, belirli bir dönem görünür, daha sonra bazen profesyonel bir tedavi ile bazen de -derecesine göre- ilerleyen zamanda kendiliğinden zayıflar ve kaybolur.

Bu rahatsız edici olan yoğun kaygının temelinde; olumsuz çocukluk yaşantıları, genetik yapı, anne-babanın mükemmeliyetçi ve kaygılı eğitim anlayışı, bir yakının vefatı, anne-babanın boşanma ihtimalinden korkma veya ikisinden birinin uzun süre evden uzak kalması, çocuk yaşta yatılı okula gönderilme veya çeşitli nedenlerle anne-babanın sevgisini kaybetme korkusu gibi etkenler olabilir.

Ayrıca ailenin fazla koruyucu olmasından dolayı, hayatın zorlukları ile karşılaşmamış olmak da onların ölüm ihtimali karşısında kişiyi aşırı derece kaygılandırabilir.

Bu durumdan nasıl kurtulacağınıza gelince:

1) Öncelikle kaygılanmanın insani bir şey olduğunu, az çok her insanın hayatının bir döneminde benzer kaygıları yaşadığını kabul edelim. Bugün herkeste küçük çapta da olsa kaygı var, ayrıca her on kişiden üçünde ise yoğun kaygı bozukluğu görülmektedir. Yani bu durum, size özgü değil, insani bir haldir. 

2) Sizi rahatsız eden şeyin gerçeklerle hiçbir alakası olmadığını kendinize sık sık hatırlatın. Bunun tamamen kafanızda oluşturup, gerçeklik rengini verdiğiniz ve sonra da buna inandığınız bir kuruntu olduğunu kendi kendinize sık sık söyleyin. Bunu kabul etmeniz, ileriye doğru adım atmanızı sağlayacaktır.

3) Aklınızdan geçen her düşünceyi ciddiye almayın, bazen bir düşünce sadece bir düşüncedir. Bu düşünceler elinizde olmadan gelir ve geçerler. Tıpkı otobanda akan arabalar gibi, vızır vızır geçerler. Onları engelleyemezsiniz. Bırakın geçsinler.

4) Düşünceler bazen tuzaktır, kaçmaya da çalışmayın, önem de vermeyin, müdahale de etmeyin. Bu kaygılar “musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer; ehemmiyet vermezsen söner. Ona büyük nazarıyla baksan büyür; küçük görsen küçülür. Korksan ağırlaşır, hasta eder.” (bk. Nursi, Sözler, Yirmi Birinci Söz)

5) Kaygı bozukluğu veya korkunun başta anlatıldığı gibi çok çeşitli nedenleri vardır. Sizin kaygınızın altında yatan nedeni bulmaya çalışın. Çünkü bu tarz kaygının “mahiyetini bilmezsen devam eder, yerleşir, mahiyetini bilsen onu tanısan gider.”

Bunu anladığınızda belki kaygılarınız hemen kaybolmayacak, ancak kıyametin kopmasından neden bu kadar çok kaygılandığınızın altında yatan psikolojik dinamiği anlayacağınız için, hem biraz rahatlayacak hem de kaygınıza daha az önem vereceksiniz.

6) Kıyametin kopması ile ilgili yazı, makale, kitap okumayın veya video izlemeyin.

7) Ayrıca Kuran-ı Kerim ve hadis-i şerifler bu konuda müminlere rahatlamaları için müjde veriyorlar.

Buna göre, kıyametin kopacağı anında, kıyametin dehşetlerini görmemek için, bir eser-i rahmet olarak, müminlerin ruhları daha evvel kabzedilecek, kıyamet kafirlerin başına kopacaktır.

“Kıyamet müminlerin başına kopmaz. Cenab-ı Allah kıyametin kopacağına yakın bir zamanda, bir rüzgar gönderir. O rüzgârın dalgalanmasıyla, imanı olan hiçbir mümin kalmayacak, ruhunu teslim edecektir. Allah onlara rahmet eylesin."  (el-Metalibül Aliye, no: 4582)

8) Kaygınız hafiflemez ve sizi rahatsız etmeye devam ederse inançlı bir ruh sağlığı uzmanından yardım almanızı da tavsiye ederiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun